Leylî-i zülfüñ dil-i Mecnûnı şeydâ eyledi
Sevgilinin Leylâ’ya dönüşen saçı gönlü Mecnûn edip âşığın boynuna aşk zinciri geçirir; yara, ney iniltisi ve bülbül sesiyle büyüyen gazel, gözyaşı denizinde gönül kayığının batışıyla kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
dil-i Mecnûnı şeydâ eyledi
‘Işk zencîrin takup boynuma rüsvâ eyledi
1Saçının Leylâ'sı Mecnûn gönlünü çılgına çevirdi;
2aşk zincirini boynuma takıp beni halka rezil etti.
- 2
göñlümi deldi âh
Giceler tâ subh olınca iñler nây eyledi
1Ah, gam meclisinde gönlümü eziyet okuyla deldi;
2onu geceleri sabaha kadar inleyen bir neye çevirdi.
Cefa oku gönlü delince bu yara, neyin ses çıkaran boşluğuna dönüşür. Gam meclisi ile sabaha dek süren inleme birleşerek acıyı hem bedende açılmış bir delik hem de gece boyunca işitilen kesintisiz bir musiki hâline getirir.
- 3
içre gül gibi cemâlüñ ‘arz idüp
Lâl iken ‘uşşâkı bülbül gibi gûyâ eyledi
1Güzellik bahçesinde yüzünü gül gibi gösterip
2dilsiz âşıkları bülbül gibi konuşturdu.
Sevgilinin yüzü gül olarak açıldığında daha önce lâl olan âşıklar bülbüle dönüşür. Beyit, güzelliğin yalnız seyredilen bir nesne olmadığını; suskunluğu şiire ve sese çeviren doğrudan bir söyleyiş kaynağı olduğunu kurar.
- 4
Gelmeye tâ olınca ‘aklı hergiz başına
Ey perî her kim senüñ rûyuñ temâşâ eyledi
1Ey peri, senin yüzünü seyreden kişinin
2kıyamete kadar aklı bir daha başına gelmez.
Yüzü bir kez görmenin sonucu geçici sarhoşluk değil, haşre kadar süren akıl kaybıdır. Peri hitabı sevgiliyi insan sınırının dışına taşırken, zamanın kıyamete dek uzatılması bakışın geri döndürülemez etkisini abartılı fakat tutarlı biçimde büyütür.
- 5
Ey Muhibbî tañ mıdur gark ola göñlüm
Her tarafdan gözlerüm yaşı deryâ eyledi
1Ey Muhibbî, gönül kayığım batsa şaşılır mı?
2Gözyaşlarım her yanı denize çevirdi.
Maktada gönül bir kayığa, iki gözden ve her yandan akan yaşlar da onu kuşatan denize dönüşür. Şairin sorduğu soru gerçek bir şaşkınlık değil, önceki beyitlerde biriken acının böylesi bir batışı kaçınılmaz kıldığını vurgulayan cevabı içindeki sorudur.
Metnin kaynağı
adile1890:p219:g3 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.
Atıf kanıtını aç ↗adile1890:p219:g3. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı/PDF 219/PDF 223: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Niçe gündür gözlerem ol gözleri âhûları sonraki sınırı 500 dpi görselde exact doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Saçın Leylâ, gönlün Mecnûn olarak kişileştirilmesi daha ilk beyitte anlatıyı ünlü aşk hikâyesine bağlar. Boyna takılan zincir, çılgınlığın yalnız içsel değil, herkesçe görülen ve âşığı rüsva eden bir esaret olduğunu somutlaştırır.