DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhibbî/Leylî-i zülfüñ dil-i Mecnûnı şeydâ eyledi
Gazel · 16. yüzyıl

Leylî-i zülfüñ dil-i Mecnûnı şeydâ eyledi

Sevgilinin Leylâ’ya dönüşen saçı gönlü Mecnûn edip âşığın boynuna aşk zinciri geçirir; yara, ney iniltisi ve bülbül sesiyle büyüyen gazel, gözyaşı denizinde gönül kayığının batışıyla kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    dil-i Mecnûnı şeydâ eyledi

    ‘Işk zencîrin takup boynuma rüsvâ eyledi

    1Saçının Leylâ'sı Mecnûn gönlünü çılgına çevirdi;

    2aşk zincirini boynuma takıp beni halka rezil etti.

    Saçın Leylâ, gönlün Mecnûn olarak kişileştirilmesi daha ilk beyitte anlatıyı ünlü aşk hikâyesine bağlar. Boyna takılan zincir, çılgınlığın yalnız içsel değil, herkesçe görülen ve âşığı rüsva eden bir esaret olduğunu somutlaştırır.

  2. 2

    göñlümi deldi âh

    Giceler tâ subh olınca iñler nây eyledi

    1Ah, gam meclisinde gönlümü eziyet okuyla deldi;

    2onu geceleri sabaha kadar inleyen bir neye çevirdi.

    Cefa oku gönlü delince bu yara, neyin ses çıkaran boşluğuna dönüşür. Gam meclisi ile sabaha dek süren inleme birleşerek acıyı hem bedende açılmış bir delik hem de gece boyunca işitilen kesintisiz bir musiki hâline getirir.

  3. 3

    içre gül gibi cemâlüñ ‘arz idüp

    Lâl iken ‘uşşâkı bülbül gibi gûyâ eyledi

    1Güzellik bahçesinde yüzünü gül gibi gösterip

    2dilsiz âşıkları bülbül gibi konuşturdu.

    Sevgilinin yüzü gül olarak açıldığında daha önce lâl olan âşıklar bülbüle dönüşür. Beyit, güzelliğin yalnız seyredilen bir nesne olmadığını; suskunluğu şiire ve sese çeviren doğrudan bir söyleyiş kaynağı olduğunu kurar.

  4. 4

    Gelmeye tâ olınca ‘aklı hergiz başına

    Ey perî her kim senüñ rûyuñ temâşâ eyledi

    1Ey peri, senin yüzünü seyreden kişinin

    2kıyamete kadar aklı bir daha başına gelmez.

    Yüzü bir kez görmenin sonucu geçici sarhoşluk değil, haşre kadar süren akıl kaybıdır. Peri hitabı sevgiliyi insan sınırının dışına taşırken, zamanın kıyamete dek uzatılması bakışın geri döndürülemez etkisini abartılı fakat tutarlı biçimde büyütür.

  5. 5

    Ey Muhibbî tañ mıdur gark ola göñlüm

    Her tarafdan gözlerüm yaşı deryâ eyledi

    1Ey Muhibbî, gönül kayığım batsa şaşılır mı?

    2Gözyaşlarım her yanı denize çevirdi.

    Maktada gönül bir kayığa, iki gözden ve her yandan akan yaşlar da onu kuşatan denize dönüşür. Şairin sorduğu soru gerçek bir şaşkınlık değil, önceki beyitlerde biriken acının böylesi bir batışı kaçınılmaz kıldığını vurgulayan cevabı içindeki sorudur.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

adile1890:p219:g3 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.

Atıf kanıtını aç ↗

adile1890:p219:g3. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı/PDF 219/PDF 223: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Niçe gündür gözlerem ol gözleri âhûları sonraki sınırı 500 dpi görselde exact doğrulandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMâl ü câha gırre olma dime yokdur ben gibiMuhibbî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Leylî-i zülfüñ

Sevgilinin Leylâ gibi düşünülen siyah saçı

bezm-i gamda

Keder meclisinde

cefâ tîriyle

Eziyet oku ile

gülşen-i hüsn

Güzellik gül bahçesi

haşr

Kıyamet günü yeniden diriliş

zevrakı

Küçük kayığı