DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kânî/Mâ’il olma câme-i câha gönül sikletlidür
Gazel · 18. yüzyıl

Mâ’il olma câme-i câha gönül sikletlidür

Makam kaftanının ağırlığını fakr hırkasının hafifliğine karşı koyan gazel, tevekkül, sır saklama ve dost meclisinden uzak durma öğütleri verir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Mâ’il olma câme-i câha gönül sikletlidür

    Hırka-i fakrı libâs it işte ol hıffetlidür

    1Ey gönül, makam kaftanına yönelme; o ağırdır.

    2Fakr hırkasını giy; işte o hafiftir.

    Gönül makam kaftanının ağırlığına yönelmemeli, fakr hırkasının hafifliğini giymelidir. Giysi toplumsal mevki ile manevi yük arasındaki farkı bedende hissettirir. Tarihsel fakr söylemi yoksulluğu dayatmaz; ikbal hırsının taşıdığı külfeti eleştirir.

  2. 2

    Râzı ol ‘’ takdîrine

    Eyleyen Hakka tevekkül rütbesi rif‘atlidür

    1‘Aralarında biz paylaştırdık’ takdirine razı ol.

    2Hakk'a güvenenin rütbesi yüksektir.

    İlahi paylaştırmaya razı olan ve Hakk’a güvenen kişinin rütbesi yücelir. Kur’an göndermesi rızkın dağılımını tarihsel inanç çerçevesinde açıklar. Yükseklik makam kaftanından değil tevekkülden gelir; ilk beyitte reddedilen rütbe arzusu manevi ölçüyle yeniden tanımlanır.

  3. 3

    ol söyleme hâlüm şudur

    Sırrını setr eyleyüp ‘arz itmeyen ‘izzetlidür

    1Yarım ekmekle hoşnut ol; ‘Hâlim şöyledir’ diye yakınma.

    2Sırrını örtüp ortaya sermeyen kişi izzetlidir.

    Yarım ekmekle yetinmek, hâli sürekli anlatmamak ve sırrı örtmek izzet işaretidir. Kanaat, ihtiyacı inkâr etmekten çok onu gösteriş ve yakınma nesnesine çevirmemeyi öğütler. Şiirin sert uzlet sesi güncel yoksulluk karşısında yardım istemeyi yasaklayan evrensel reçete değildir.

  4. 4

    Ağlar iseñ gûşe-i vahdetde kimse bilmesün

    Dimesünler var ise bir kimseden hâcetlidür

    1Vahdet köşesinde ağlarsan kimse bilmesin;

    2‘Birinden bir isteği var’ demesinler.

    Vahdet köşesinde ağlanırsa kimse bilmemeli; başkaları bunu birinden isteği var diye yorumlamamalıdır. Gözyaşı mahrem ibadet alanında tutulur. Bu tarihsel öz yeterlik ideali, acıyı görünmez kılma zorunluluğu değil şairin minnet ilişkisine girmeme arzusudur.

  5. 5

    Kâniyâ yârân ile ülfetden eyle ihtirâz

    Muntazır olma selâma ol dahi minnetlidür

    1Ey Kânî, dostlarla yakınlıktan sakın.

    2Selam bekleme; o da minnet yüklüdür.

    Kânî dostlarla yakınlıktan sakınmalı, selam beklentisine bile girmemelidir; çünkü selam da minnet yükü doğurur. Makta uzleti en uç toplumsal ayrıntıya taşır. Bu keskin tavır güncel bir ilişki önerisi değil, bağımsızlık arzusunun tarihsel şiir mübalağasıdır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g39-pdf222-printed215. Elbir neşrinde G39, basılı s. 215/PDF 222; 10 dize, basılı ölçü adı, incipit–Kânî mahlası–sonraki gazel başlığı ile tam sınır görselden sabittir. İkinci beyitteki Kur’an iktibası kaynakta açıklanır; gazel beş beyit ve G40 başlığıyla kapanır. G39'un Nîm-nân hursendesi / Ağlar iseñ / Dimesünler kritik okumaları İlyas Yazar'ın Kânî Divanı tam transkripsiyonuyla düzeltilip açıklandı. Kaynak image-only olduğu için Unicode aktarım pinned PNG SHA'larıyla denetlenmiştir. Profildeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNigâh-ı Yâre Karşu Karşu Varmak Kahramânlıkdur
Nigâh-ı yâre karşu karşu varmak kahramânlıkdur
Kânî · Kıt‘a

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

câme-i câh

Makam ve mevki kaftanı

hırka-i fakr

Maddî ve manevî yoksunluk hırkası

Nahnu Kasemnâ Beynehüm

‘Aralarında biz paylaştırdık’ anlamındaki Kur'an göndermesi

nîm nân

Yarım ekmek

setr eylemek

Örtmek, gizlemek

gûşe-i vahdet

Yalnızlık/birlik köşesi

nîm-nân hursendesi

Yarım ekmekle yetinen, kanaatkâr kişi

hâcet

İhtiyaç, istek