DDizegâhDijital şiir arşivi
Kaynaklı metin
Manzume · 19. yüzyıl

Makber

Şairin genç yaşta ölen eşi Fatma Hanım için yazdığı uzun ağıtın açılışı. Türkçede yas, burada ilk kez bu kadar açıkça Tanrı'ya sorulan bir soruya dönüşür.

Özgün metin
  1. 1

    Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı,

    Gönlüm dolu ah-u zâr kaldı.

    Günümüz Türkçesi +

    1Eyvah! Ne yer kaldı ne sevgili;

    2gönlüm ah ve ağlayışla doldu.

    Beyit yorumu +

    Manzume bir ünlemle başlıyor, hazırlık yapmıyor. İlk dizede iki kayıp birden sayılıyor: hem sevgili hem yer — yani yaşanacak mekân da gitmiş.

  2. 2

    Şimdi buradaydı, gitti elden,

    Gitti ebede gelip ezelden.

    Günümüz Türkçesi +

    1Şimdi buradaydı, elden gitti;

    2ezelden gelip sonsuzluğa gitti.

    Beyit yorumu +

    “Şimdi buradaydı” yasın en tanıdık cümlesi. İkinci dize onu bir anda kozmik ölçeğe taşıyor: aynı kişi hem birkaç dakika önce hem ezelden beri yolda.

  3. 3

    Ben gittim, o haksar kaldı,

    Bir köşede tarumar kaldı,

    Günümüz Türkçesi +

    1Ben gittim, o toprağa karışmış kaldı;

    2bir köşede darmadağın kaldı.

    Beyit yorumu +

    Gitmek fiili tersine dönüyor: giden ölü değil, yaşayan. Şair kendi ayrılışını suçluluk olarak kaydediyor — mezarı bırakıp dönen odur.

  4. 4

    Baki o enis-i dilden, eyvah,

    Beyrut'ta bir mezar kaldı.

    Günümüz Türkçesi +

    1O gönül dostundan geriye, eyvah,

    2Beyrut'ta bir mezar kaldı.

    Beyit yorumu +

    Şehir adı veriliyor: Beyrut. Bir yer adının anılması bütün soyut yası yere indiriyor; okur artık nereye gidilemediğini de biliyor.

  5. 5

    Bildir bana nerde, nerde Yarab,

    Kim attı beni bu derde Yarab?

    Günümüz Türkçesi +

    1Bildir bana nerede, nerede Yarab;

    2beni bu derde kim attı Yarab?

    Beyit yorumu +

    Soru doğrudan Tanrı'ya. İkinci dizedeki “kim” sorusu, cevabı bilinen bir soru: sorulmasının kendisi bir itiraz.

  6. 6

    Nerde arayayım o dil rübayı,

    Kimden sorayım bi-nevayı?

    Günümüz Türkçesi +

    1O gönül alanı nerede arayayım,

    2o çaresizi kimden sorayım?

    Beyit yorumu +

    Aramak fiili şiirin merkezine yerleşiyor. Ölünün nerede olduğunu sormak, ölümü bir yer değiştirme sayan bir kavrayış — yas henüz gerçeği kabul etmiyor.

  7. 7

    Derler ki unut o aşnayı,

    Gitti tutarak reh-i bekâyı,

    Günümüz Türkçesi +

    1Derler ki unut o tanıdığı;

    2sonsuzluk yolunu tutup gitti.

    Beyit yorumu +

    Başkalarının sözü araya giriyor: unut. Teselli cümlesi kalıp hâlinde aktarılıyor ve tam bu yüzden işe yaramıyor.

  8. 8

    Sığsın mı hayale bu hakikat?

    Görsün mü gözüm bu macerayı?

    Günümüz Türkçesi +

    1Bu gerçek hayale sığar mı?

    2Gözüm bu olayı görmeye dayanır mı?

    Beyit yorumu +

    İki soru da imkânsızlığı ölçüyor. Şair olanı yalanlamıyor, ona aklının yetmediğini söylüyor — Makber'in bütün gerilimi bu ayrımda.

  9. 9

    Sür'atle nasıl da değişti halim,

    Almaz bunu havsalam, hayalim.

    Günümüz Türkçesi +

    1Hâlim ne hızla değişti;

    2bunu ne aklım alıyor ne hayalim.

    Beyit yorumu +

    Yasın hız duygusu: bir günden diğerine geçen değişimi zihin takip edemiyor. “Havsala” sözcüğü aklın kapasitesini kastediyor ve o kapasite yetersiz ilan ediliyor.

  10. 10

    Çık Fatıma! Lahdden kıyam et,

    Yadımdaki haline devam et.

    Günümüz Türkçesi +

    1Çık Fatma! Mezardan kalk,

    2anımdaki hâline devam et.

    Beyit yorumu +

    Manzumenin en çok anılan beyti ve en çıplak isteği: ölüye emir. “Yadımdaki haline devam et” cümlesi ise ölümü değil, hatıranın donmasını reddediyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 152697 numaralı sürümün açılış bölümü esas alındı. Makber uzun bir manzumedir; burada baştan on iki beyit yer alıyor.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Abdülhak Hâmid Tarhan şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →