DDizegâhDijital şiir arşivi
Mersiye · 19. yüzyıl

Bir Mersiye

On sekiz yaşında ölmüş bir kız için yazılmış ağıt. Cenab burada teselli aramıyor; Tanrı'ya doğrudan soruyor ve sorusunu geri almıyor. Şiir, yasın en sonunda bir anneyle yalnız kalıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bu perî-i melâhatın ya rab,

    Ne kadar sernüvişti çirkinmiş?

    On sekiz çaglarında

    Ölüvermek, demek bu mümkinmiş!...

    1Bu güzellik perisinin, ya Rab,

    2alın yazısı ne kadar çirkinmiş!

    3On sekiz yaşlarında, dudağında gülümsemeyle

    4ölüvermek, demek bu mümkünmüş!..

    Şiir bir isyanla açılıyor ve isyanın hedefi açıkça belirtiliyor: “ya rab”. Güzellik ile kaderin çirkinliği arasındaki karşıtlık, mersiyenin bütün gerilimini kuruyor.

  2. 2

    Pür zekâ, şûh u şen, asîl ü

    Eser-i çîre-destî-i hakdı,

    Sun'unun hakkı ey ilâh-ı !..

    Bu kadar mı olmaktı?

    1Zeki, neşeli, asil ve güzeldi;

    2Hakk'ın usta elinin eseriydi.

    3Ey cömert ilah, eserinin hakkı

    4bu kadar mı yaşamaktı?

    Argüman bir sanat eseri üzerinden kuruluyor: bu kadar iyi yapılmış bir eser bu kadar kısa mı durmalıydı? Soru saygılı bir dille soruluyor ama içeriği bir itiraz.

  3. 3

    Koşarız emr-i hakkı takdise

    Hikmet-i emri anlasak, bilsek!..

    Bâri toprak biraz güzellense

    Böyle -ı hüsnü bel'ederek.

    1Hakk'ın emrini kutsamaya koşarız,

    2keşke o emrin hikmetini anlayabilsek!

    3Bâri toprak biraz güzelleşse

    4böyle güzellik çiçeklerini yutarak.

    İlk dize teslimiyeti kabul ediyor, ikincisi onu geri alıyor: kutsuyoruz ama anlamıyoruz. Son iki dize acı bir hesap istiyor — madem yuttu, bâri güzelleşsin.

  4. 4

    Söndü hep âb ü tâb-ı hüsn ü teri,

    Derdi kaldı o mihr-i gülbedenin;

    Kızının uçtu taze handeleri,

    Kaldı yalnız bükâsı validenin.

    1Güzelliğinin ve tazeliğinin bütün parıltısı söndü;

    2o gül bedenli güneşten geriye derdi kaldı.

    3Kızının taze gülüşleri uçup gitti;

    4geriye yalnız annenin ağlaması kaldı.

    Mersiye ölçeği daraltarak bitiyor: Tanrı'ya sorulan soru kapanıyor, geriye tek bir ses kalıyor. Son iki dizedeki karşıtlık — uçan gülüş, kalan ağlayış — mersiyeyi teolojiden mutfağa, evin içine indiriyor.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 162651 numaralı sürüm esas alındı. Başlık satırı ve altındaki imza metne dâhil edilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBûseler
Şi'r-i lâ'liyle gül dudaklarının
Cenab Şahabeddin · Manzume

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

mersiye

Ölen biri için yazılan ağıt şiiri

melâhat

Güzellik, hoşluk

sernüvişt

Alın yazısı, kader

handebeleb

Dudağında gülümsemeyle

melîh

Güzel, sevimli

çîre-dest

Usta el, becerikli

semîh

Cömert

muammer

Uzun ömürlü

ezhâr

Çiçekler

bükâ

Ağlama