DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ahmet Hâşim/Mehtabta Leylekler
Manzume · 19.–20. yüzyıl

Mehtabta Leylekler

Dört beyitte gökyüzü bir göle, yıldızlar o gölün böceklerine dönüşüyor. Kıyıdaki leylekler avlanmıyor; şiir de sorusunu cevaplamadan ilk beytinin dizesini tekrar ederek kapanıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kenâr-ı âba dizilmiş, sükûn ile bekler

    Füsûn-ı mâha dalan leylekler...

    1Su kıyısına dizilmiş, sessizce bekler

    2ayın büyüsüne dalan hayal dolu leylekler...

    İki dize bir tablo kuruyor: kıyı, sessizlik, bekleyiş. “Füsûn-ı mâh” ayın büyüsü demek ve leylekler ona “dalmış” — bakmakla kalmıyor, içine giriyor. “Pür-hayâl” hem hayal dolu hem dalgın anlamında; kuşları düşünen varlıklar hâline getiriyor.

  2. 2

    Havâda bir gölü tanzir eder semâ bu gece

    Onun böcekleri gûyâ nücûmdur ...

    1Gökyüzü bu gece havada bir göle benziyor;

    2onun böcekleri de sanki baştan sona yıldızlar...

    Beyit gökyüzünü suya çeviriyor: “tanzîr” benzetme, örnekseme demek. Göl bir kez kurulunca yıldızlar zorunlu olarak su böceği oluyor — benzetmenin kendi mantığı ikinci dizeyi getiriyor. “Yekser” baştan sona demek; yani gökten geriye benzetmeye katılmayan bir parça kalmıyor.

  3. 3

    Neden bu âb-ı semâvîde avlananlar yok

    Bu haşr-ı nûr-ı hüveynâtı hangi kuşlar yer?

    1Neden bu göksel suda avlanan kimse yok,

    2bu ışıktan böcek kalabalığını hangi kuşlar yer?

    Gökyüzü göksel bir suya dönüştürüldükten sonra bu suda neden avlanan bulunmadığı sorulur. Yıldızlar ‘ışıktan küçük canlıların kalabalığı’ diye bir araya getirilir; ikinci soru onları hangi kuşların yiyeceğini açık bırakır.

  4. 4

    Eder bu hikmete gûyâ ki

    Füsûn-ı mâha dalan leylekler.

    1Bu hikmete sanki ruhunu ve bakışını adamış

    2ayın büyüsüne dalan hayal dolu leylekler.

    Son beyit soruyu cevaplamaz, ilk beytin ikinci dizesini geri getirir. ‘Vakf-ı rûh u nazar’ leyleklerin ruhlarını ve bakışlarını bu hikmete adadığını söyler. Hikmetin ne olduğu tek bir bilmeceye indirgenmez; kuşlar seyre dalmışken şiir de cevap vermeden biter.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142007 numaralı sürüm esas alındı. Beyitlerle yazılmış ve kafiyesi gazele benziyor ama mahlas yok, son beyit ilk beytin ikinci dizesini tekrar ediyor; bu yüzden manzume sayıldı. Bu neşirde ikinci ve dördüncü dizeler kalıbın gerektirdiğinden bir hece kısa; dizeye ekleme yapılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBaşım
Bî-haber gövdeme gelmiş konmuş,
Ahmet Hâşim · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

kenâr-ı âb

Su kıyısı

füsûn-ı mâh

Ayın büyüsü

pür-hayâl

Hayal dolu, dalgın

tanzîr

Benzetme, örnekseme

nücûm

Yıldızlar

yekser

Baştan sona, tamamen

hüveynât

Gözle görülmeyecek kadar küçük canlılar

vakf-ı rûh u nazar

Ruhun ve bakışın adanması