DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Mektepte kaçan nâz ile cânân okudukça
Şiir · 17. yüzyıl

Mektepte kaçan nâz ile cânân okudukça

Sevgili mektepte Kur’an okurken yüzü nura, dudağı mercana ve gonca güle dönüşür; hoca sorusu, gizli gönül mektubu ve Ömer’in söz ehli oluşu okuma sahnesini aşkın sırrına bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Mektepte kaçan ile cânân okudukça

    Terler dökülür lepleri mercân okudukça

    1Sevgili okulda nazla ne zaman okumaya başlasa,

    2mercan dudaklarından terler dökülür.

    Okuma sahnesi sevgilinin nazını bedensel bir heyecana dönüştürür: dudakların mercana benzetilmesi renk ve parlaklığı, terin dökülmesi ise sesli okumanın canlılığını öne çıkarır. “Kaçan” zaman bağını korur; sebep sonuç ilişkisi kaynağın verdiği sırayla bırakılır.

  2. 2

    Hâzır mı ola ol serv-i revânın

    verir rûyini Kur’ân okudukça

    1O salınan servi boylunun hocası acaba orada mıdır?

    2Kur’an okudukça yüzünü nurlara çevirir.

    Şair önce hocanın hazır bulunup bulunmadığını sorar, sonra sevgilinin Kur’an okuyuşunu nura yönelen yüzle anlatır. Servi benzetmesi boy ve yürüyüşü taşırken “envâr” çoğul ışık değerini korur; öğretmenin varlığı hakkında kaynakta kesin hüküm kurulmaz.

  3. 3

    Bülbül gibi tahkik lebi gülşende açarken

    Gül faslını ol okudukça

    1Dudağı bülbül gibi gül bahçesinde sözü açıkça söylerken,

    2o gülen gonca gül faslını okur.

    Dudak, hem konuşan bülbül hem açılan gonca çevresinde kurulur; okunan “gül faslı” güzellik ile söz arasındaki bağı tamamlar. “Tahkik” burada açık ve sahici söyleyiş yönünde aktarılır, fakat sevgilinin ne okuduğuna kaynakta olmayan özel bir metin adı eklenmez.

  4. 4

    Âhır lebini sırreder duyurmaz

    Ol nâme-i âh-ı dili pinhân okudukça

    1Sonunda dudağını sır eder, yabancılara duyurmaz;

    2gönül ahının o gizli mektubunu okudukça.

    Okuma bu kez kamusal değil saklıdır: gönül ahının mektubu okunurken dudak sırrı korur ve ağyâra ses vermez. “Nâme”, “âh-ı dil” ve “pinhân” birlikte mektup, acı ve gizlilik alanı kurar; kimin yazdığı konusunda yeni bir özne türetilmez.

  5. 5

    Bir âfeti kim şâdoluben sevse acep mi

    Ömer gibi bir ehl-i suhandan okudukça

    1Bir güzel, sevinerek sevse buna şaşılır mı,

    2Ömer gibi söz ehli birinden okudukça?

    Kapanış, söz ustası Ömer’in şiirini okuyan güzelin sevinip sevmesini şaşılmayacak bir sonuç sayar. “Ehl-i suhan” doğrudan söz ve şiir ehli değerindedir; güzelin belirli bir kişiyi sevdiği ya da aşkın karşılık bulduğu ayrıca ileri sürülmez.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.151 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak ergun1936-n151-D5079231B7DA; Ergun 1936 No.151, PDF 177; 5 birim/10 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı; belirsiz yüzeyler ikinci tanık olmadan tekleştirilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMerdümlüğün özler dil-i gam pîşe efendimÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

nâz

Nazlı ve çekingen tavır.

hâcesi

Hocası, öğretmeni.

serv-i revân

Salınarak yürüyen servi; uzun ve zarif sevgili.

Envâra

Nurlara, ışıklara.

gonce-i handân

Gülen, açılmakta olan gonca.

ağyâre

Yabancılara veya rakiplere.

ehl-i suhan

Söz ve şiir ehli kişi.