DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şah İsmail Hatâyî/Men dahi nesne bilmezem
Nefes · 16. yüzyıl

Men dahi nesne bilmezem

Bir bilmezlik itirafıyla açılıp aynı üç adı her bendin sonunda tekrar eden bir nefes. Şair tek tek bilgileri saymak yerine, bildiği tek cümleyi altı kez söyler; aradaki bentler bu cümleyi doğadan, ayinden ve bilmeceden alınmış imgelerle sınar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    dahi nesne bilmezem

    Allah bir Muhammed Ali

    Özüm gurbete salmazam

    Allah bir Muhammed Ali

    1Ben hiçbir şey bilmem;

    2Allah bir, Muhammed Ali.

    3Kendimi gurbete salmam;

    4Allah bir, Muhammed Ali.

    Açılış bir bilgi reddiyle başlıyor, ama hemen ardından tek bir bilgi geliyor — nakaratın kendisi. Bu, tasavvufta sık kurulan bir denge: çok bilmek yerine bir bilmek. Üçüncü dize aynı tutumu mekâna taşır; bir tek şeyi bilen kişinin yer değiştirmeye, arayıp dolaşmaya ihtiyacı kalmaz.

  2. 2

    Anlar pirdür bir

    Balığına nur olubdür

    Dört köşede sırr olubdür

    Allah bir Muhammed Ali

    1Onlar pirdir, bir olmuştur;

    2balığına nur olmuştur;

    3dört köşede sır olmuştur.

    4Allah bir, Muhammed Ali.

    Bent nakaratın “bir” iddiasını açıyor: üç ad ayrı ayrı değil, tek bir pir olarak anılıyor. İkinci dize kaynakta karanlık kalıyor — “Balığına” kelimesi okunmuyor, düzeltilmedi. Üçüncü dize sırrı bir yere kapatmaz, dört köşeye yani her yöne yayar; gizli olan saklı değil, dağılmış olandır.

  3. 3

    Mümin müslim etek tutar

    Bir gönülde mekân tutar

    diyicek gelür yeter

    Allah bir Muhammed Ali

    1Mümin ve müslim eteğine yapışır;

    2bir gönülde mekân tutar.

    3“Hû” denince gelir, yetişir.

    4Allah bir, Muhammed Ali.

    Üç dize üç ayrı fiili aynı yöne çevirir: tutmak, tutmak, gelmek. İlk ikisindeki tekrar kasıtlı — insan eteği tutar, o da gönülde yer tutar; bağlanma karşılıklıdır. Üçüncü dize aradaki mesafeyi kaldırır: “Hû” nidası tekkede zikrin tek heceye inmiş hâlidir ve çağrı ile cevap arasına zaman bırakmaz.

  4. 4

    İki yavru var yuvada

    döner havada

    Dağda deryâda ovada

    Allah bir Muhammed Ali

    1Yuvada iki yavru var;

    2boşlukta asılı döner.

    3Dağda, denizde, ovada —

    4Allah bir, Muhammed Ali.

    Nefesin tek bilmece bendi. Yuvadaki iki yavru Hasan ile Hüseyin okunur; “muallâk” asılı demektir, yani hiçbir dayanağa oturmayan bir dönüş. Üçüncü dize üç ayrı coğrafyayı tek dizeye sıkıştırarak bu dönüşün bir yere bağlı olmadığını söyler; nakarat da onu tekliğe bağlar.

  5. 5

    Bindikleri Burakdürür

    Yaktıkları çırakdürür

    Yerden göğe direkdürür

    Allah bir Muhammed Ali

    1Bindikleri Burak'tır,

    2yaktıkları çerağdır,

    3yerden göğe direktir.

    4Allah bir, Muhammed Ali.

    Üç dize de aynı ekle biter ve bir yükselme düzeneği kurar: binek, ışık, direk. Burak miracın bineği, çerağ cem ayininde yakılan kandil, direk de yeri göğe bağlayan gövde. Sıralama ibadeti bir yolculuk aygıtı gibi resmeder — önce taşınmak, sonra görmek, sonunda ayakta durmak.

  6. 6

    Hatâyî bu yolda serdür

    Serin verenler de erdür

    Ayda sırdur günde nurdur

    Allah bir Muhammed Ali

    1Hatâyî bu yolda baştır;

    2başını verenler ise erdir.

    3Ayda sır, güneşte nurdur.

    4Allah bir, Muhammed Ali.

    Mahlas bendi “ser” kelimesini iki anlamıyla çeviriyor: önce baş, yani önde giden; sonra verilen baş, yani can. Bu çevirme şairin kendi konumunu bir üstünlükten bir bedele taşır. Son dize aynı sırrı iki gök cismine dağıtarak nakaratın tekliğini görünür kılar: gizli olan ay, açık olan güneştir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143986 numaralı sürüm (Bektaşî Şairleri ve Nefesleri / Hatayi) esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Şiirin başındaki sıra işareti (“—16—”) metne alınmadı, geriye yirmi dört dize kaldı. Kaynakta aynı ek bir dizede “olubtür”, ötekilerde “olubdür” dizilmiş ve ikinci bendin ikinci dizesi “Balığına nur olubdür” diye okunuşu karanlık kalan bir kelimeyle basılmış; bent ve şiir eksiksiz olduğu için metin atlanmadı, dize aynen bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMenem ki cân ü dilden Hayderî’yemŞah İsmail Hatâyî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

men

ben

olubtür

olmuştur

“O”, Allah; tekkede zikir nidası

muallâk

asılı, boşlukta duran

Burak

Peygamber'i miraca taşıdığına inanılan binek

çırak

çerağ, kandil; cem ayininde yakılan ışık

ser

baş; hem önder hem can anlamında kullanılır

er

yola girmiş, olgunlaşmış kişi; eren