DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şah İsmail Hatâyî/Menem ki cân ü dilden Hayderî’yem
Gazel · 16. yüzyıl

Menem ki cân ü dilden Hayderî’yem

On iki beyit bir bağlılık listesi gibi işler: her beyit bir imamı anar ve şaire yeni bir küçüklük sıfatı bulur. Sonda düzen tersine döner; kendini herkesin kulu sayan ses, hakikat ehlinin defterinde ilk ad olduğunu söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Menem ki cân ü dilden Hayderî’yem

    Habîb-i Zülcelâl’in çâkeriyem

    1Ben o kişiyim ki candan gönülden Haydar'ın yolundayım,

    2Celâl sahibinin sevgilisinin kuluyum.

    Gazel bir kimlik ilanıyla açılıyor ve on iki beyit boyunca o kimliği tek tek sayacak. “Menem” Azerî sahasının biçimidir; Hatâyî'nin dili Osmanlı şiirinden bu tür işaretlerle ayrılır. Beyit iki bağı birden kuruyor: Ali'ye gönül, Peygamber'e hizmet. Redifteki “-îyem” bütün şiiri birinci tekil şahsa kilitliyor.

  2. 2

    -ı hânedân-ı Ahmed’em ben

    Ali’nin Kanberi’nin Kanberi’yem

    1Ben Ahmed'in hanedanının kuluyum,

    2Ali'nin Kanber'inin Kanber'iyim.

    İkinci dize alçalmayı bir derece daha ileri götürüyor: konuşan, Ali'nin kölesi değil, kölesinin kölesidir. Kanber, Hz. Ali'nin azatlısı ve sadakatin timsalidir; adın iki kez yinelenmesi bağlılığı ölçmek için kurulmuş bir merdiven basamağı gibi çalışır. “Ahmed” burada Peygamber'in ikinci adıdır.

  3. 3

    Hasen Hulk-ı Rızâ’dır nûr-ı çeşmim

    Hüseyn-i Kerbelânın kemteriyem

    1Hasan razı olunmuş huyun sahibidir, gözümün nurudur;

    2Kerbelâ'nın Hüseyin'inin en aşağısıyım.

    Düvazimam sayımı burada başlıyor: ikinci ve üçüncü imamlar. Hasan güzel ahlakıyla anılıyor, Hüseyin ise yalnızca bir yer adıyla — Kerbelâ deyince şehadeti anlatmaya gerek kalmıyor. “Kemter” en aşağıda olan demektir; şair her imam için kendine ayrı bir küçüklük sıfatı buluyor.

  4. 4

    Muhibbim âşıkım Zeynel’ibâd’a

    Muhammed Bâkır’ın hâk-i deriyem

    1Zeynelâbidîn'e dostum, âşığım;

    2Muhammed Bâkır'ın kapısının toprağıyım.

    Dördüncü ve beşinci imamlar. İlk dizede iki sevgi derecesi yan yana duruyor: “muhib” bağlı olan, “âşık” kendinden geçendir. İkinci dizede kul olmak yetmiyor, konuşan eşiğin toprağına iniyor. Beyit bir yandan silsileyi yürütüyor, bir yandan alçalma imgelerini çeşitlendiriyor.

  5. 5

    Münezzeh meşrebim men yâr-ı sâdık

    Mevâlî mezhebem hak Ca’ferî’yem

    1Meşrebim her lekeden uzaktır, ben sadık dostum;

    2mezhebim mevâlîdir, gerçek Caferî'yim.

    Altıncı imam Cafer-i Sâdık'a gelindiğinde beyit imam methi olmaktan çıkıp mezhep beyanına dönüşüyor: “hak Ca’ferî’yem” Safevî devletinin resmî inanç kimliğidir. Söyleyenin aynı zamanda o devleti kuran hükümdar olduğu hatırlanınca dize edebî olduğu kadar siyasî bir bildiri olarak da okunur.

  6. 6

    İmam Kâzım Ali Mûsâ Rızâ’nıın

    Muhibbiyem adûsundan berîyem

    1İmam Kâzım'ın, Ali Musa Rıza'nın

    2dostuyum, düşmanından uzağım.

    Yedinci ve sekizinci imamlar tek beyitte toplanıyor ve şiirin yöntemi burada açığa çıkıyor: tevellâ ile teberrâ, yani dostu sevmekle düşmandan uzak durmak hep birlikte söyleniyor. Kaynakta “Rızâ’nıın” fazladan bir “ı” ile dizilmiş; kayıt bu dizgi kazasını olduğu gibi taşıyor.

  7. 7

    Takıy tâcım Nakıy’dir nûr-i aynım

    Fedâ-yi hâk-i pây-i Askerîyem

    1Takî tacımdır, Nakî gözümün nurudur;

    2Askerî'nin ayağının toprağına fedayım.

    Dokuzuncu, onuncu ve on birinci imamlar bir beytin içine sığıyor ve üçü üç ayrı yere yerleştiriliyor: baş (taç), göz (nur-i ayn) ve ayak (hâk-i pây). Şair kendi bedenini bir hiyerarşi levhası gibi kullanıyor; başa konan taç, aynı divandaki nefeslerin altın tacıyla da örtüşür.

  8. 8

    Muhammed Mehdi-i sâhib zamânın

    Mutî’em emrine ferman berîyem

    1Zamanın sahibi Muhammed Mehdî'nin

    2emrine itaatliyim, fermanını taşırım.

    On ikinci imamla sayım tamamlanıyor. “Sâhib-zamân” gaipteki Mehdî'nin unvanıdır; ona itaat, henüz verilmemiş bir emre şimdiden bağlanmak demektir. “Ferman-berî” buyruğu götüren, yani hükmü uygulayandır; hükümdar şairin ağzında bu tabir kendi saltanatını da bir vekâlet sayar.

  9. 9

    Havâric Hânedân’ın düşmenidir

    Zarûretten der ol men Hayderî’yem

    1Hâriciler hanedanın düşmanıdır;

    2o, zorda kalınca “ben Haydar'ın yolundayım” der.

    Şiirin tek olumsuz portresi: düşman, baskı altında kalınca bağlılık ilan eden kişidir. İlk beyitteki “Hayderî’yem” burada aynen yineleniyor, ama bu kez sahte bir ağızda. Aynı cümlenin kimin söylediğine göre değer değiştirmesi, gazelin en ince kurgusu; takıyye tartışmasına da dokunuyor.

  10. 10

    kılmışam ’ya

    Havâric gözlerinin hanceriyem

    1Âl-i abâ'ya tevellâ eyledim;

    2hâricilerin gözlerine saplanan hançerim.

    Tevellâ ile teberrâ artık iki ayrı dizeye bölünmüş: üstte sevgi, altta düşmanlık. İkinci dize şairi bir silaha dönüştürüyor — bakışa saplanan hançer, düşmanın ona bakmaya bile dayanamaması demektir. Âl-i abâ, Peygamber'in abası altına aldığı beş kişidir.

  11. 11

    Hüseynî’yem Yezîd’e lâ’netim var

    Ezelden men düçar-ı Hayberî’yem

    1Hüseynîyim, Yezid'e lanetim var;

    2ezelden beri Hayber'in fatihine tutkunum.

    Lanet burada tarihsel ayin dilinin parçasıdır; metin bağlılığı karşı tarafa yöneltilen beddua ile sınar. Bu dışlayıcı söyleyiş tarihsel-edebî bağlamıyla aktarılır ve güncel bir gruba yöneltilmiş onay değildir. İkinci dizedeki “Hayberî” Ali'yi Hayber Kalesi'nin fatihi olarak anar.

  12. 12

    Hatâyî'yem bugün meydân içinde

    Hakikat ehlinin serdefteriyem

    1Hatâyî'yim, bugün meydanın ortasındayım;

    2hakikat ehlinin baş defteriyim.

    Mahlas beyti sayımı bir iddiaya bağlıyor. “Meydan” hem cem meydanı hem savaş alanıdır; Hatâyî'nin iki hayatı bu tek kelimede üst üste biner. “Serdefter” bir listenin başında yazılı olandır; on bir beyit boyunca kendini herkesin en aşağısı sayan ses, son dizede defterin ilk adı olduğunu söyler.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143986 numaralı sürüm (Bektaşî Şairleri ve Nefesleri / Hatayi) esas alındı; Ergun'un Hatayi bölümündeki 27 numaralı manzume. Kaynakta altıncı beytin ilk dizesi “Rızâ’nıın” biçiminde, fazladan bir “ı” ile dizilmiş; dizgi kazası düzeltilmedi. Mahlas dizesinde kesme işareti düz ' iken metnin kalanında ’ kullanılmış. Ergun'un nüsha dipnotu rakamları ve manzume numarası metne alınmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirTaâlâ şânuhu gel gör ki bir nûr-i Hudâ geldiŞah İsmail Hatâyî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

gulâm

kul, köle

Kanber

Hz. Ali'nin sadık kölesi

kemter

en aşağı olan, değersiz

hâk-i der

kapı eşiğinin toprağı

adû

düşman

tevellâ

Ehl-i Beyt'i sevme, ona bağlanma

Âl-i abâ

Peygamber'in abası altına aldığı beş kişi

serdefter

defterin başı; en önde yazılı olan