Merhabâ ey zülf-i anber bû sabâhın hayr ola
Şair amber kokulu saç ve büyüleyici yan bakışla sabah selamına başlar; ayrılık, kanlı gözyaşı, gam yuvasındaki bülbül, güzellik solmadan kerem ve ecelden önce meclis isteği şiiri taşır. Giryânınım ile hile şarabı çevresindeki iyelik ve zaman bağları kesin bir kişiye ya da eyleme kapatılmaz.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Merhabâ ey sabâhın hayr ola
Ey sabâhın hayr ola
1Merhaba ey amber kokulu saç, sabahın hayırlı olsun;
2Ey yan bakışı büyüleyici olan güzel, sabahın hayırlı olsun.
- 2
koyma âşık-ı mecnûnunu
Kaçma ey gözleri âhû gel sabâhın hayr ola
1Mecnun âşığını ayrılık zahmetinde bırakma;
2kaçma ey ceylan gözlü, gel, sabahın hayırlı olsun.
Ayrılık zahmeti içinde bırakılmaması istenen kişi “âşık-ı mecnûn”dur; konuşan kendini deliliğe varmış bağlılıkla tanıtır. Ceylan gözlü sevgiliye “kaçma” denmesi av sahnesini tersine çevirir: asıl kaçan güzel, peşinden gelmesi istenen ise bakışına tutulmuş âşıktır.
- 3
Dîdeden çıkmaz hayâl-i ârızın hayrânınım
ağlar rûz ü şeb giryânınım
1Yanağının hayali gözümden çıkmaz; hayranınım;
2Kan saçan gözüm gece gündüz ağlar; “giryânınım”ın iyelik bağı kapalıdır.
Yanağın hayali gözden çıkmaz ve konuşan bu görüntünün “hayrân”ıdır. “Çeşm-i hûn efşânım” ile “giryânınım” parçaları kanlı göz, gece gündüz ağlama ve giryanlık arasında yoğun ama kapalı bir iyelik zinciri kurar; kişileri sessizce yeniden düzenlemek gerekmez.
- 4
hâlâ bülbül-i nâlânınım
Ey nihâl-i kamet-i dilcû sabâhın hayr ola
1Şimdi gam yuvasında inleyen bülbülünüm;
2ey gönül çeken fidan boylu, sabahın hayırlı olsun.
Gam yuva hâline gelmiş, konuşan da hâlâ orada inleyen bülbüldür; geçici duygu kalıcı bir “âşiyân”a dönüşür. Sevgilinin boyu gönül çeken bir fidan diye yükselirken yerdeki yuva ile dikey taze dal arasındaki mesafe erişilemeyen güzelliği gösterir.
- 5
Kıl kerem uşşâkına gel solmadan
Cân-ı ömrüm bâde-i mekrinle ömür dolmadan
1Güzelliğinin yaprağı solmadan âşıklarına cömertlik et;
2“Cân-ı ömrüm bâde-i mekrinle ömür dolmadan” [hitap, iyelik ve zaman bağı kapalı].
Âşıklara kerem için güzelliğin “berk”i solmadan önce gelinmesi istenir; yaprak gençliğin kısa süresini taşır. “Cân-ı ömrüm” ile “bâde-i mekrinle” parçaları ömür dolmadan önce kapalı biçimde birleşir; hitap, iyelik ve içki eylemi tanıksız tamamlanmamalıdır.
- 6
Ey güzel bir gün irişüp olmadan
Bezme gel bir lâhze ey mehrû sabâhın hayr ola
1Ey güzel, bir gün ecel vakti ulaşıp gelmeden
2bir an bezme gel ey ay yüzlü, sabahın hayırlı olsun.
Ecel vaktinin bir gün erişeceği açık bir sınırdır; “olmadan” tekrarı önceki solma ve ömür dolma ihtimallerini ölümle tamamlar. “Bezme gel bir lâhze” çağrısı bu büyük sona karşı yalnız kısa bir meclis anı ister, ay yüzlü sevgilinin gelişi zamana karşı küçük bir lütuf olur.
- 7
Vermedin Tanrı selâmın bu Ömer bîçâreye
Nâz ü reftâr ile geldin cilve-i nezzâreye
1Bu çaresiz Ömer’e Tanrı selamını vermedin;
2nazlı yürüyüşle seyir cilvesine geldin.
Ömer kendisine Tanrı selamının bile verilmediğinden yakınır; bu, en temel karşılığın esirgendiğini gösterir. Sevgili “nâz ü reftâr”la gelip seyirlik cilvesini sunar, fakat gösterinin kamusal parıltısı bîçâre âşığa yönelmiş kişisel selamın yokluğunu kapatmaz.
- 8
Bir olmadı âvâreye
Ey perî peyker güzel yâhû sabâhın hayr ola
1Avareye iltifatlı bir tek bakışın olmadı;
2ey peri bedenli güzel, yahu, sabahın hayırlı olsun.
Bir tek “nigâh-ı iltifât”ın âvâreye verilmemesi, şiirin bütün şikâyetini bakışta toplar. Peri beden ve güzel “yâhû” hitabı sitemi sert bir suçlamaya dönüştürmez; sabah duası, karşılıksız kalmış âşığın yine de sevgili için iyilik dilemesiyle kapanır.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.271 gövdesinde “Vermedin Tanrı selâmın bu Ömer bîçâreye” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n271-20C7EA04EF2C. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.271, PDF 228; 8 iki dizelik birim/16 dize. İçerik aparatı: U3 giryânınım iyeliği ve U5 cân-ı ömrüm/bâde-i mekrinle/ömür dolmadan zinciri kapalıdır. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Merhamet kıl kaşı kemanÂşık Ömer · Şiir→
“Zülf-i anber bû” saçın amber kokusunu doğrudan sabah havasına taşır. “Nigâh-ı gamzesi câdû” ise yan bakışı büyücü yapar; koku ile sihir aynı selamda sevgilinin bedensel yakınlığını ve zihni ele geçiren etkisini iki ayrı duyuyla kurar.