Mevc urup deryā-yı dil ḥadden geçüp cūş itmedin
Selîmî mahlasıyla kayıtlı gazel, gönül denizi coşmadan ve ecel kadehi içilmeden önce ölümü yardıma çağırır; sevgiliyi kucaklamadan can vermeyi en büyük güçlük sayar. Köksal şiiri B kümesinde Yavuz Sultan Selim'e kuvvetle muhtemel olarak bağlar; atıf kesin değildir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
urup deryā-yı dil ḥadden geçüp cūş itmedin
Hey yetiş ʿömrüm ecel peymānesin nūş itmedin
1Gönül denizi dalgalanıp sınırı aşarak coşmadan,
2Yetiş, ey ömrüm, ben ecel kadehini içmeden.
- 2
Ben marīż-i ʿaşḳ-ı yāram ḫāṭırum ölmek diler
Ey ecel bi’llāh gitme ḫāṭırum ḫoş itmedin
1Ben sevgilinin aşkından hastayım, gönlüm ölmek istiyor;
2Ey ecel, Allah için dileğimi yerine getirmeden gitme.
İkinci beyit aşkı ölüm isteği doğuran hastalık olarak tanımlar. Ecelden kaçmak yerine onu çağırmak ters bir yakarıştır; bi'llâh sözü isteği güçlendirirken gönlü hoş etmek, ölümün konuşana yapacağı son iyilik sayılır.
- 3
Bize yüz göstermedüñ āyīne-veş ey meh-liḳā
Bu göñül abdālını āḫir nemed-pūş itmedin
1Ey ay yüzlü, bize ayna gibi yüzünü göstermedin;
2Sonunda bu gönül abdalına keçe giydirmeden.
Üçüncü beyitte ay yüzlü sevgili aynaya benzer, fakat yüzünü göstermez. İkinci dizedeki itmedin geçmiş zaman değildir; gönül abdalına sonunda keçe giydirme eylemini ‘giydirmeden’ zarf-fiiliyle açık bırakır ve şiirin başındaki yetiş çağrısına bağlar.
- 4
ʿĀşıḳa dünyāda bundan özge müşkil olmaya
Cān vire bir kerre dildārın der-āġūş itmedin
1Dünyada âşığa bundan başka güçlük olmasın:
2Sevgiliyi bir kez kucaklamadan can vermek.
Dördüncü beyit bütün aşk güçlüklerini tek bir sahnede toplar: sevgiliyi bir kez kucaklayamadan ölmek. Der-âguş sözü bedensel yakınlığı vurgular; can vermenin kendisi değil, kavuşmadan önce gelmesi asıl felakettir.
- 5
Bülbül-i gūyā gibi söyle Selīmī dem-be-dem
ʿAndelībin bu fenā gülzār[ı] ḫāmūş itmedin
1Selîmî, söyleyen bülbül gibi durmadan konuş;
2Bu fani gül bahçesi bülbülünü susturmadan.
Makta Selîmî'ye susmama buyruğu verir. Konuşan bülbül, dünya geçici gül bahçesidir; ölüm bahçeyi değil önce sesi susturacaktır. Dem-be-dem söylemek, fânilik karşısında şiirin süren direnci hâline gelir.
Metnin kaynağı
Köksal 2019'un B kümesi, mecmua kaydını kuvvetli kanıt sayar; II. Selim'in aynı mahlası kullanması nedeniyle atıf probable düzeyinde tutulur.
Atıf kanıtını aç ↗M. Fatih Köksal, “Yavuz Sultan Selîm'in Türkçe Şiirleri”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 40 (2019); koksal2019-B1; kaynak(lar): Mecmû'a-i Eş'âr, Millet Kütüphanesi Ali Emîrî Mnz. 574, 63a. Yavuz Sultan Selim'in Türkçe şiir söylediği çağdaşı Sehî Beg ve Latîfî tarafından reddedilir; Türkçe manzumelerin ona aidiyeti mecmua kayıtları temelinde Köksal'ın 2019 neşrinde kurulmuştur. Torunu II. Selim de Selîmî mahlasını kullandığından neşir aidiyeti kesinleşmeyen manzumeleri ayırır; bu şiir kuvvetle muhtemel B kümesindedir. Makale metni dergi politikasında CC BY-NC 4.0 olarak sunulur; ticari canlı kullanım ayrı izin olmadan yapılmamalıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla gönlü taşmak üzere olan denize, ölümü de içilecek kadehe dönüştürür. Yetiş çağrısı ömrüm diye hitap edilen sevgiliye yönelir; ecel kadehini henüz içmemiş olan ise konuşanın kendisidir ve çağrı iki eylemden önceki zamanı sıkıştırır.