DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Selîmî/Mevc urup deryā-yı dil ḥadden geçüp cūş itmedin
Gazel · 15.–16. yüzyıl

Mevc urup deryā-yı dil ḥadden geçüp cūş itmedin

Selîmî mahlasıyla kayıtlı gazel, gönül denizi coşmadan ve ecel kadehi içilmeden önce ölümü yardıma çağırır; sevgiliyi kucaklamadan can vermeyi en büyük güçlük sayar. Köksal şiiri B kümesinde Yavuz Sultan Selim'e kuvvetle muhtemel olarak bağlar; atıf kesin değildir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    urup deryā-yı dil ḥadden geçüp cūş itmedin

    Hey yetiş ʿömrüm ecel peymānesin nūş itmedin

    1Gönül denizi dalgalanıp sınırı aşarak coşmadan,

    2Yetiş, ey ömrüm, ben ecel kadehini içmeden.

    Matla gönlü taşmak üzere olan denize, ölümü de içilecek kadehe dönüştürür. Yetiş çağrısı ömrüm diye hitap edilen sevgiliye yönelir; ecel kadehini henüz içmemiş olan ise konuşanın kendisidir ve çağrı iki eylemden önceki zamanı sıkıştırır.

  2. 2

    Ben marīż-i ʿaşḳ-ı yāram ḫāṭırum ölmek diler

    Ey ecel bi’llāh gitme ḫāṭırum ḫoş itmedin

    1Ben sevgilinin aşkından hastayım, gönlüm ölmek istiyor;

    2Ey ecel, Allah için dileğimi yerine getirmeden gitme.

    İkinci beyit aşkı ölüm isteği doğuran hastalık olarak tanımlar. Ecelden kaçmak yerine onu çağırmak ters bir yakarıştır; bi'llâh sözü isteği güçlendirirken gönlü hoş etmek, ölümün konuşana yapacağı son iyilik sayılır.

  3. 3

    Bize yüz göstermedüñ āyīne-veş ey meh-liḳā

    Bu göñül abdālını āḫir nemed-pūş itmedin

    1Ey ay yüzlü, bize ayna gibi yüzünü göstermedin;

    2Sonunda bu gönül abdalına keçe giydirmeden.

    Üçüncü beyitte ay yüzlü sevgili aynaya benzer, fakat yüzünü göstermez. İkinci dizedeki itmedin geçmiş zaman değildir; gönül abdalına sonunda keçe giydirme eylemini ‘giydirmeden’ zarf-fiiliyle açık bırakır ve şiirin başındaki yetiş çağrısına bağlar.

  4. 4

    ʿĀşıḳa dünyāda bundan özge müşkil olmaya

    Cān vire bir kerre dildārın der-āġūş itmedin

    1Dünyada âşığa bundan başka güçlük olmasın:

    2Sevgiliyi bir kez kucaklamadan can vermek.

    Dördüncü beyit bütün aşk güçlüklerini tek bir sahnede toplar: sevgiliyi bir kez kucaklayamadan ölmek. Der-âguş sözü bedensel yakınlığı vurgular; can vermenin kendisi değil, kavuşmadan önce gelmesi asıl felakettir.

  5. 5

    Bülbül-i gūyā gibi söyle Selīmī dem-be-dem

    ʿAndelībin bu fenā gülzār[ı] ḫāmūş itmedin

    1Selîmî, söyleyen bülbül gibi durmadan konuş;

    2Bu fani gül bahçesi bülbülünü susturmadan.

    Makta Selîmî'ye susmama buyruğu verir. Konuşan bülbül, dünya geçici gül bahçesidir; ölüm bahçeyi değil önce sesi susturacaktır. Dem-be-dem söylemek, fânilik karşısında şiirin süren direnci hâline gelir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet kuvvetle muhtemel

Köksal 2019'un B kümesi, mecmua kaydını kuvvetli kanıt sayar; II. Selim'in aynı mahlası kullanması nedeniyle atıf probable düzeyinde tutulur.

Atıf kanıtını aç ↗

M. Fatih Köksal, “Yavuz Sultan Selîm'in Türkçe Şiirleri”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 40 (2019); koksal2019-B1; kaynak(lar): Mecmû'a-i Eş'âr, Millet Kütüphanesi Ali Emîrî Mnz. 574, 63a. Yavuz Sultan Selim'in Türkçe şiir söylediği çağdaşı Sehî Beg ve Latîfî tarafından reddedilir; Türkçe manzumelerin ona aidiyeti mecmua kayıtları temelinde Köksal'ın 2019 neşrinde kurulmuştur. Torunu II. Selim de Selîmî mahlasını kullandığından neşir aidiyeti kesinleşmeyen manzumeleri ayırır; bu şiir kuvvetle muhtemel B kümesindedir. Makale metni dergi politikasında CC BY-NC 4.0 olarak sunulur; ticari canlı kullanım ayrı izin olmadan yapılmamalıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMilletümde iḫtilāf u tefriḳa endīşesiSelîmî · Kıt'a

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

mevc

Dalga

cûş etmek

Coşup taşmak

peymâne

Kadeh

meh-likâ

Ay yüzlü

abdâl

Dünyadan geçmiş derviş

nemed-pûş

Keçe giymiş derviş

der-âgûş

Kucakta

andelîb

Bülbül