DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Mir’ât-ı hüsnünü bir iyân gördüm
Şiir · 17. yüzyıl

Mir’ât-ı hüsnünü bir iyân gördüm

Konuşan güzelliğin aynasını açıkça görür, düşünüp bu görüntünün kim olduğunu sorar; hilal kaşlı sevgili gönlünü avlar ve görünmez bir ses onun ay yüzlü melek olduğunu söyler. Başında basılı eksik bulunan peri yüzlü kişi kulunu avlar, âşığı zülfüne bağlamak ister ve geceleri yâhû nidası çektirir. Sayısız mutsuzu düşürmüş avcı, saçının bağıyla özgürleşmiş görünür; ceylan kuşunu avlamak mümkün değildir. Büyülü göz, hileyle kulunu divane ve yüz mumuna pervane eder. Ömer’in ömrü ağlayışla geçer; sevgili düşüncesi, kırgınlık ve uykusuzluk geceden sabaha sürer.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Mir’ât-ı hüsnünü bir gördüm

    Tefekkür eyleyüp kim deyu sordum

    1Güzelliğinin aynasını açıkça gördüm;

    2Düşünüp ‘kim?’ diye sordum.

    Mir’ât-ı hüsn sevgilinin güzelliğini yansıtan ayna olduğu kadar güzelliğin kendisini görünür kılan yüzeydir. Konuşanın tefekkür edip “kim” diye sorması, gördüğünü hemen adlandırmadığını ve hayranlığı araştırmaya çevirdiğini gösterir.

  2. 2

    Gönlümü bir hilâl ebrû

    denildi bir melek mehrû

    1Hilal kaşlı biri gönlümü avladı;

    2Görünmez bir sesten ‘ay yüzlü bir melek’ denildi.

    Hilal kaş gönlü avlayan ilk belirgin güzellik unsurudur; sevgili sayyad rolüne yerleşir. Hâtiften gelen cevap görünmeyen bir sesin tanıklığıdır ve bu avcının melek, yüzünün de ay kadar parlak olduğunu söyler.

  3. 3

    . . . veş bir perî peyker

    bendesin ol

    1‘... gibi bir peri yüzlü’ [benzetme öğesi kaynakta eksik];

    2O ülke şahı kulunu avladı.

    Beşinci dizenin üç noktalı başlangıcında benzetme öğesi kayıptır; eksikliğin yalnız bir kelimenin başı olduğu ileri sürülmez. Modern katman kayıp öğeyi doldurmaz, güvenli peri beden ve ülke şahı imgelerini korur.

  4. 4

    Âşıkı zülfüne bendetmek ister

    Her şep tâ subha dek çekerim yâ hû

    1Âşığı saçına bağlamak ister;

    2Her gece sabaha kadar ‘yâ hû’ çekerim.

    Sevgilinin âşığı zülfüne bağlama isteği saçı hem süs hem esaret aracı yapar. Her şeb sabaha dek çekilen “yâ hû”, sevgili çağrısı ile manevî nida arasında titreşir ve bağın sonucu olarak geceyi kesintisiz sesle doldurur.

  5. 5

    Sad hezar nâşâda üftâde olmuş

    Saydeder dillere olmuş

    1Yüz bin mutsuzu düşkün etmiş;

    2Gönülleri avlamaya avcı olmuş.

    Sad hezar niceliği kesin sayım değil mutsuzların çokluğunu büyüten abartıdır; sevgilinin etkisi tek kişiyi aşar. Gönüllere sayyade olması, ikinci birimde başlayan av görüntüsünü toplu ve alışkanlık hâlindeki avcılığa dönüştürür.

  6. 6

    Meğer zülfü ile âzâde olmuş

    Saydı mümkin değil bir mürg-i âhû

    1Meğer saçıyla özgür olmuş [özne/özgürleşme bağı açık];

    2‘Saydı mümkün değil’ bir ceylan kuşunu [eylem bağı açık].

    Zülfü ile azade olma yüzeyinde özne ve özgürleşme bağı kesinlenmez; bağ ile serbestlik yan yana kalır. Sonraki “saydı mümkin değil” de doğrudan avlamak fiiline düzeltilmez; mürg-i âhû ve eylem ilişkisi aparatlıdır.

  7. 7

    Ol perî bizlere âyâ ne etti

    Mekrile bendesin dîvâne etti

    1Acaba o peri bize ne yaptı?

    2Hileyle kulunu divane etti.

    Perinin bizlere ne yaptığı sorusu önce etkiyi anlamaya çalışır, ardından somut sonucu verir. Hileyle bendesini divane etmek, kul olma ilişkisindeki güveni bozar; sevgili doğrudan güç kullanmadan aklı elden alır.

  8. 8

    Şem’-i ruhsârına pervâne etti

    Sihir etti bana ol

    1Yanağının mumuna pervane etti;

    2O büyülü göz bana sihir yaptı.

    Yüz mumu ve pervane benzetmesi âşığı güzellik ışığında yanmaya yönelen canlı yapar. Çeşm-i câdûnun sihri bu çekimi doğal hayranlıktan büyülü zorlamaya taşır; konuşan kendi iradesinin nasıl ele geçirildiğini açıklar.

  9. 9

    Dirîga ömrümüz gitti zâr ile

    Bu Ömer subha dek fikr-i yâr ile

    1Ne yazık, ömrümüz ağlayışla geçti;

    2Bu Ömer sabaha kadar sevgiliyi düşünür.

    Dirîga sözü geçen ömre duyulan güçlü yazıklanmadır; zaman zâr ile tükenmiştir. Mahlaslı dizede Ömer’in sabaha kadar yâr fikrinde kalması, aşkı tek duygu değil bütün geceyi işgal eden zihinsel uğraş olarak gösterir.

  10. 10

    Kalmışız cihanda ile

    Düşünüp gözleri görmedi uyhû

    1Dünyada kırgınlıkla kalmışız;

    2Düşünüp gözleri uyku görmedi.

    İnkisar kalp kırıklığı ve umut çöküşüdür; konuşan çoğul sesle dünyada bu hâlde kalındığını söyler. Düşünmek gözlerin uyku görmesini engeller, böylece ilk birimdeki tefekkür şiirin sonunda istemsiz uykusuzluğa dönüşür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.149 gövdesinde “Bu Ömer subha dek fikr-i yâr ile” mahlası görünür; aparat ve atıf düzeyi kaynak kararıyla korundu.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n149-4649ECA8BFEC. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.149, PDF 173–174; 10 kaynak birimi/20 dize. Kaynak aparatı: line 5 “. . .”: İlk kelimenin başı basılı kaynakta üç noktayla eksik bırakılmıştır. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMuallâ dervişiz, yoksulluk ve yokluk yolunun âşıklarıyız
Muallâ dervişüz fakr u fenâyîlerdenüz âşık
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Mir’ât-ı hüsn

Güzellik aynası.

iyân

Açık, görünür.

saydetti

Avladı.

Hâtiften

Görünmez bir sesten.

şeh-i kişver

Ülke şahı.

sayyâde

Avcı.

çeşm-i câdû

Büyülü göz.

inkisâr

Kırgınlık, umut kırılması.