Mü’minuñ Kalbin Münevver İder Allâh Hû Dimek
Fahrî, Allah Hû zikrinin gönül evini arındırıp dünya ve ahireti bayındır ettiğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Mü’minuñ kalbin ider Allâh Hû dimek
Hem gönül levhin ider Allâh Hû dimek
1Allah Hû demek müminin kalbini aydınlatır;
2gönül levhasını da parlatır.
- 2
Gice gündüz Allâh Allâh diyelim sizüñ ile
Cümle müşkilleri âsân ider Allâh Hû dimek
1Sizinle gece gündüz Allah Allah diyelim;
2Allah Hû demek bütün güçlükleri kolaylaştırır.
Şiirin tek çağrı beytidir ve ‘sizüñ ile’ diyerek zikri tek başına yapılan bir iş olmaktan çıkarıp meclise taşır. Gece gündüz süren tekrarın karşılığı da uzak bir manevî derece değil, ‘müşkil’in kolaylaşması gibi doğrudan gündelik hayatta duyulan bir hafifleme olarak söylenir.
- 3
Zikr-i Hakka şugl iderseñ dâ’imâ hiç şübhe yok
Dünye vü ‘ukbânı ider Allâh Hû dimek
1Hakk'ı anmakla sürekli uğraşırsan hiç kuşku yok:
2Allah Hû demek dünya ve ahiretini bayındır eder.
Vaat burada mimarlık diliyle verilir: ‘ma‘mûr’, bayındır ve imar edilmiş demektir. Zikir böylece iki dünyayı birden onaran bir yapı işçiliğine benzetilir. Araya sıkıştırılan ‘hiç şübhe yok’ ise sözü dilek kipinden çıkarıp kesinlik kipine geçirir; şart da ‘dâ’imâ’ ile sürekliliğe bağlanır.
- 4
Hâne-i dilden sivâ hubbını hem ider
Hubb-ı Hakkı kalbe ider Allâh Hû dimek
1Gönül evinden Hakk dışındakilerin sevgisini çıkarır;
2Hakk sevgisini kalbe alır Allah Hû demek.
Beyit tek bir yapı üzerine kurulur: ihrâc ve idhâl, yani çıkarma ile içeri alma. Gönül bir ‘hâne’ sayıldığı için sevgiler de taşınabilir eşya gibi düşünülür. İki fiilin bu sırayla söylenmesi, boşaltmadan doldurmanın mümkün olmadığını dizenin kendi düzeniyle anlatır.
- 5
Sünnet-i peygamberi icrâ iderseñ Fahrîyâ
Rûz-ı mahşerde yüzüñ ağ ider Allâh Hû dimek
1Ey Fahrî, peygamberin sünnetini yerine getirirsen
2Allah Hû demek mahşer gününde yüzünü ak eder.
Mahlas beyti zikri tek başına yeterli saymaz, yanına sünnetin uygulanması şartını ekler. Karşılık da ilk beyitteki ışık imgesine döner; ama bu kez aydınlanan yer kalbin içi değil, mahşer kalabalığının önünde herkese görünen yüzdür — içerideki nur dışarıda ak yüz olur.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf135-136-printed126-127-n79. 79 numaralı kayıt sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı ölçü aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Nâr-ı ‘aşka yanmayan sûzân bilmez kandedirMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
Beytin öznesi baştan tersine çevrilmiştir: cümleyi kuran fail insan değil, ‘Allâh Hû dimek’ sözünün kendisidir. İki dize kalbi önce ışıkla, sonra parlatılmış bir levha ile tanımlar. Levha imgesi gönlü üzerine yazı yazılabilen, kararan ve yeniden cilalanan bir yüzey sayar.