Nakş kıldum hâne-i dilde kamer ruhsârını
Sevgilinin ay yüzünü gönül evine nakşeden şair, aşk yapısının mihnet taşıyla kurulduğunu ve gözyaşı selinin bu binayı yıkamadığını söyler; gam pazarında gözlerin dinarını toplamaya çağırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nakş kıldum
Ola kim bu nev‘ile görem anuñ dîdârını
1Ay gibi yanağını gönül evine nakşettim;
2belki bu yolla onun yüzünü görebilirim.
- 2
zarar gelmez binâ-yı ‘ışk
ezel yapmış bu göñlüm dârını
1Gözyaşı selim aşk yapısına zarar vermez;
2çünkü gönlüm evini ezelden mihnet taşıyla kurmuştur.
Gözyaşı sel olacak kadar çoğalsa da aşk binası yıkılmaz; yapının malzemesi zaten mihnet taşıdır. Ezelde kurulmuş bu sağlamlık, acının sonradan gelen bir tehdit değil, gönül evinin temel unsuru olduğunu mimari bir mantıkla açıklar.
- 3
Bu ‘acebdür ‘âlemi gark eyledi
Hîç teskîn itmeyüp arturdı sînem nârını
1Şaşılacak şey şu: gözyaşı yağmuru âlemi boğdu;
2ama hiç yatıştırmayıp göğsümdeki ateşi artırdı.
Su ile ateşin beklenen ilişkisi tersine çevrilir: bütün âlemi örten yaş yağmuru göğüsteki yangını söndürmek yerine büyütür. Gark ile nâr arasındaki karşıtlık, aşk acısının doğa kurallarına uymayan içsel şiddetini tek sonuçta toplar.
- 4
Ne kadar olsa cefâ vü cevri mahbûb itmek gerek
Mest ü ser-gerdân çeker dil yirde koymaz bârını
1Sevgiliden ne kadar eziyet ve cefa gelse de sevmek gerekir;
2sarhoş ve başı dönmüş gönül yükünü çeker, yere bırakmaz.
Beyit sevgiyi cefa miktarına bağlı bir alışveriş olmaktan çıkarır; eziyet artsa da mahbubu sevme buyruğu değişmez. Mest ve ser-gerdân gönlün sendeleyen hâlini verirken yükü yere koymaması, kararsız bedende kararlı bağlılık kurar.
- 5
Çünki irdi Muhibbî şâh-ı ‘ışk
Hâsılıñdur cem‘ kıl bu gözlerüñ
1Ey Muhibbî, aşk şahı gam pazarına ulaştığına göre
2gelirini topla: bu gözlerin dinarlarını biriktir.
Gam pazarı, aşk şahının gelişiyle ekonomik bir sahneye dönüşür; gözlerden dökülen yuvarlak yaşlar dinar diye değerlendirilir. Hâsıl sözü hem ürün hem gelir anlamı taşır ve acının tek kazancını paraya benzeyen gözyaşında görünür kılar.
Metnin kaynağı
adile1890:p221:g1 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.
Atıf kanıtını aç ↗adile1890:p221:g1. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı/PDF 221/PDF 225: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Ölmeden derdâ dirîgâ yârı görsem bir dahı sonraki sınırı 500 dpi görselde exact doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gönül bir eve, sevgilinin ay yüzü duvara işlenen kalıcı bir resme dönüşür. Şair gerçek görüşten mahrum olduğu için sureti iç mekâna taşır; ola kim ifadesi bu yaratıcı hareketin kesin kavuşma değil, kırılgan bir görme umudu olduğunu belirtir.