DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhibbî/Nakş kıldum hâne-i dilde kamer ruhsârını
Gazel · 16. yüzyıl

Nakş kıldum hâne-i dilde kamer ruhsârını

Sevgilinin ay yüzünü gönül evine nakşeden şair, aşk yapısının mihnet taşıyla kurulduğunu ve gözyaşı selinin bu binayı yıkamadığını söyler; gam pazarında gözlerin dinarını toplamaya çağırır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Nakş kıldum

    Ola kim bu nev‘ile görem anuñ dîdârını

    1Ay gibi yanağını gönül evine nakşettim;

    2belki bu yolla onun yüzünü görebilirim.

    Gönül bir eve, sevgilinin ay yüzü duvara işlenen kalıcı bir resme dönüşür. Şair gerçek görüşten mahrum olduğu için sureti iç mekâna taşır; ola kim ifadesi bu yaratıcı hareketin kesin kavuşma değil, kırılgan bir görme umudu olduğunu belirtir.

  2. 2

    zarar gelmez binâ-yı ‘ışk

    ezel yapmış bu göñlüm dârını

    1Gözyaşı selim aşk yapısına zarar vermez;

    2çünkü gönlüm evini ezelden mihnet taşıyla kurmuştur.

    Gözyaşı sel olacak kadar çoğalsa da aşk binası yıkılmaz; yapının malzemesi zaten mihnet taşıdır. Ezelde kurulmuş bu sağlamlık, acının sonradan gelen bir tehdit değil, gönül evinin temel unsuru olduğunu mimari bir mantıkla açıklar.

  3. 3

    Bu ‘acebdür ‘âlemi gark eyledi

    Hîç teskîn itmeyüp arturdı sînem nârını

    1Şaşılacak şey şu: gözyaşı yağmuru âlemi boğdu;

    2ama hiç yatıştırmayıp göğsümdeki ateşi artırdı.

    Su ile ateşin beklenen ilişkisi tersine çevrilir: bütün âlemi örten yaş yağmuru göğüsteki yangını söndürmek yerine büyütür. Gark ile nâr arasındaki karşıtlık, aşk acısının doğa kurallarına uymayan içsel şiddetini tek sonuçta toplar.

  4. 4

    Ne kadar olsa cefâ vü cevri mahbûb itmek gerek

    Mest ü ser-gerdân çeker dil yirde koymaz bârını

    1Sevgiliden ne kadar eziyet ve cefa gelse de sevmek gerekir;

    2sarhoş ve başı dönmüş gönül yükünü çeker, yere bırakmaz.

    Beyit sevgiyi cefa miktarına bağlı bir alışveriş olmaktan çıkarır; eziyet artsa da mahbubu sevme buyruğu değişmez. Mest ve ser-gerdân gönlün sendeleyen hâlini verirken yükü yere koymaması, kararsız bedende kararlı bağlılık kurar.

  5. 5

    Çünki irdi Muhibbî şâh-ı ‘ışk

    Hâsılıñdur cem‘ kıl bu gözlerüñ

    1Ey Muhibbî, aşk şahı gam pazarına ulaştığına göre

    2gelirini topla: bu gözlerin dinarlarını biriktir.

    Gam pazarı, aşk şahının gelişiyle ekonomik bir sahneye dönüşür; gözlerden dökülen yuvarlak yaşlar dinar diye değerlendirilir. Hâsıl sözü hem ürün hem gelir anlamı taşır ve acının tek kazancını paraya benzeyen gözyaşında görünür kılar.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

adile1890:p221:g1 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.

Atıf kanıtını aç ↗

adile1890:p221:g1. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı/PDF 221/PDF 225: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Ölmeden derdâ dirîgâ yârı görsem bir dahı sonraki sınırı 500 dpi görselde exact doğrulandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNiçe gündür gözlerem ol gözleri âhûlarıMuhibbî · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

hâne-i dilde

Gönül evinde

kamer ruhsârını

Ay gibi parlak yanağını

seyl-i eşkümden

Gözyaşımın selinden

seng-i mihnetle

Sıkıntı taşıyla

bârân-ı eşk

Gözyaşı yağmuru

gam bâzârına

Keder pazarına

dînârını

Altın paralarını; burada gözyaşı tanelerini