Niçe gündür gözlerem ol gözleri âhûları
Günlerdir ceylan gözlü sevgiliyi bekleyen âşık, onun kayıtsızlığını ve öldürücü huyunu anlatır; saba saçın kokusunu dünyaya yayar, gümüş beden zırhlanır ve kaş yayı karşısında göğüs siperinin faydasızlığı belirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Niçe gündür gözlerem ol gözleri
N’eyleyem derdâ dirîgâ görmedüm âh oları
1Nice gündür o ceylan gözlüleri gözlüyorum;
2ne yapayım, yazık ki ah, onları göremedim.
- 2
Bir nazar kılmaz dönüp yoluñda biñ âh eylesem
‘Âşıkı nâ-hak yire öldürmek anuñ
1Yolunda bin kez ah etsem de dönüp bir kez bakmaz;
2âşığı haksız yere öldürmek onun huylarındandır.
Bin ah ile tek bakış arasındaki ölçüsüzlük sevgilinin kayıtsızlığını keskinleştirir. İkinci dize bu ilgisizliği rastlantı olmaktan çıkarıp onun yerleşmiş huyu sayar; böylece âşığın ölümü bireysel bir kaza değil tekrarlanan bir davranış olur.
- 3
Şöyle beñzer ki sabâ zülfüñe buldı
Eyledi dehrüñ dimâgını bûları
1Öyle görünüyor ki saba yeli saçına erişti;
2kokuları dünyanın dimağını güzel kokuyla doldurdu.
Saba yelinin saça erişmesi, kokunun kaynağını açıklayan görünmez bir temas kurar. Dehrin dimağı ifadesi bütün dünyaya bir baş verir; saçtan yayılan kokular da bu dev bedenin zihnini ve nefesini aynı anda güzel kokuyla doldurur.
- 4
San geyer ol üstine
Her kaçan eyler perîşân tagıdur gîsûları
1O gümüş bedenin üstüne Dâvûd işi zırh giydiğini sanırsın;
2saçlarını ne zaman dağıtsa telleri bedenine yayılır.
Gümüş ten üzerine dağılan koyu saç telleri, Dâvûd’a nispet edilen halka halka zırha benzetilir. Sevgilinin saçını çözmesi savunmasızlık değil, tersine bedeni örten metal bir örgü görüntüsü doğurur; yumuşak saç savaş aracına dönüşür.
- 5
Men‘ ola sanma Muhibbî eyleme sîneñ siper
Tîr-i âhından geçer atsa kemân ebrûları
1Ey Muhibbî, engellenir sanıp göğsünü siper etme;
2yay kaşları atarsa ok, ahından geçip gider.
Mahlas beyti savunma hareketini daha başlamadan hükümsüz bırakır: göğüs siper olsa bile kaşın yayından çıkan ok yolunu bulacaktır. Men etme, siper ve keman kelimeleri bakışı düzenli bir saldırı sahnesi hâline getirir; âşığın ahı da bu yaralanmaya eşlik eder.
Metnin kaynağı
adile1890:p219:g4 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.
Atıf kanıtını aç ↗adile1890:p219:g4. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı/PDF 219/PDF 223: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Şevk-i ruhuñuñ fikri ser-â-ser dili yakdı sonraki sınırı 500 dpi görselde exact doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gözlemek ile gözleri aynı ses alanında buluşturan matla, bekleyişi sevgilinin en ayırt edici uzvuna bağlar. Derdâ, dirîgâ ve âh ünlemlerinin art arda gelişi, görülemeyen sevgilinin yokluğunu dilde üç ayrı acı soluğuna dönüştürür.