Nişân-ı kavs-i Rüstem’den beter ol dilberüñ kaşı
Sevgilinin kaşını Rüstem'in yayından, gamzesini hedefini bulan oktan üstün tutan gazel; aklı meclisten çıkarıp aşk mektebinde Kays ile ders görür, bükülmüş bedenden ah okları fırlatır ve Muhibbî'nin şiiri bülbülce okunduğunda hâl ehlinin alkışına bağlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nişân-ı beter ol dilberüñ kaşı
atsa gelür bir yirlere başı
1O güzelin kaşı, Rüstem'in yayının nişanından daha güçlüdür;
2gamzesinin okunu atsa ucu mutlaka bir hedefe varır.
- 2
Ciger hûnını nûş eyle dilâ çeşmüñ kabagından
Sakın yol virmegil ‘akla olur ol meclise
1Ey gönül, gözünün kadehinden ciğer kanını iç;
2sakın akla yol verme, o bu mecliste yabancı kalır.
Göz kapağı kadehe, acıyla kanayan ciğer de içkiye dönüşür; gönül kendi ıstırabını içmeye çağrılır. Akıl bu kanlı aşk meclisinin nâşîsi, yani usulünü bilmeyen acemisidir; bu yüzden kapıda tutulması istenir.
- 3
Varaldan açup mihnet kitâbından
Mahabbet fennin ögrendüm olup
1Aşk mektebine varıp mihnet kitabını açtığımdan beri,
2Kays'ın sınıf arkadaşı olup sevgi ilmini öğrendim.
Aşk bir okul, çekilen mihnet onun ders kitabı ve muhabbet öğrenilen bir fen olur. Âşığın Kays'la aynı derse oturması, yaşadığı acıyı Mecnun'un efsanevi eğitimine bağlar; bilgi burada ıstıraptan geçerek kazanılır.
- 4
İdüp âh okların yine kaddüm kemânından
Geçüp Mecnûn’ı hoş dikdüm belâ sahrâsına taşı
1Bedenimin yayından âh oklarını yine fırlatıp,
2Mecnun'u geçtim; belâ çölüne taşı güzelce diktim.
Acıyla eğilmiş beden âşığın yayı, oradan fırlayan âhlar da oklarıdır. İkinci dize Mecnun'u geride bırakma iddiasını taşı doğrudan belâ sahrâsına dikme hareketiyle somutlaştırır; böylece yaydan çıkan âh ile çölde yükselen taş aynı zorlu aşk yolunun iki izi olur.
- 5
Muhibbî şi‘rüñi bülbül ser-âgâz itse gülşende
İşidüp ehl-i hâl olan diye
1Muhibbî, bülbül gül bahçesinde şiirini söylemeye başlasa,
2onu işiten hâl ehli 'aferin, bravo' der.
Mahlas beyti şiiri bülbülün gülşendeki sesine teslim eder; böylece aşk macerası musikiye dönüşür. Alkış rastgele kalabalıktan değil ehl-i hâlden gelir: şiirin değerini, anlattığı aşk hâlini yaşamış olanlar tanır.
Metnin kaynağı
Bağımsız görsel karşılaştırma adile1890:p215-216:g4 gövdesini kaynakla birebir buldu; kapanışta Muhibbî mahlası görselde açıktır.
Atıf kanıtını aç ↗adile1890:p215-216:g4. Âdile Sultan 1890 baskısında basılı s. 215–216 üzerindeki gövde, mahlaslı son ve sonraki ayrı incipit 500 dpi görselden kapatıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sevgilinin kavisli kaşı destan kahramanı Rüstem'in yayıyla ölçülür ve onu aşar; bakışın gamze oku da hedefsiz kalmaz. Kaş yayı ile bakış oku aynı yüzde birleşerek güzelliği şaşmaz bir savaş silahına dönüştürür.