Ölmeden derdâ dirîgâ yârı görsem bir dahı
Ölmeden önce sevgiliyi bir kez daha görme dileği, düşte görüş ihtimaliyle sürer; bülbül can, Ferhâd ve Mecnûn çağrışımları üzerinden büyüyen hasret, güneş yanağın karanlık geceyi sona erdireceği umuduyla kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ölmeden yârı görsem bir dahı
Olmaz-ısa anı düşde bârî görsem bir dahı
1Ah, yazık; ölmeden önce sevgiliyi bir kez daha görsem;
2bu olmazsa bari onu düşümde bir kez daha görsem.
- 2
Dûr olalı gül yüzinden hastadur
İñlerem âh ol yüzi gülzârı görsem bir dahı
1Gül yüzünden uzak kalalı can bülbülü hastadır;
2ah, o yüzü gül bahçesi olanı bir kez daha görsem diye inlerim.
Canın bülbüle, yüzün gül bahçesine dönüşmesi ayrılığı doğal eşinden koparılmış bir kuşun hastalığı gibi kurar. İnleme yalnız acıyı bildirmez; bülbülün gülzâra yeniden ulaşma isteğini ses hâlinde sürekli canlı tutar.
- 3
Dir idüm çekdügüm bir bir âha
Ol lebi şîrîn görsem bir dahı
1O tatlı dudaklı, şeker sözlüyü bir kez daha görsem
2bela dağında çektiklerimi bir bir ah ederek anlatırdım.
Kûh-ı belâ Ferhâd’ın dağını âşığın kişisel sıkıntı coğrafyasına çevirir. Anlatılacakların sözle değil bir bir ahla sıralanması, şeker sözlü sevgilinin karşısına acının kesik ve yakıcı dilini yerleştirir.
- 4
Cân virür kimdür didi ‘âlemde dilber bûseme
Cân virem didüm ben ol bâzârı görsem bir dahı
1Sevgili: Dünyada öpücüğüme can verecek kimdir, dedi;
2ben de: O pazarı bir daha görsem can veririm, dedim.
Sevgili öpücüğü satışa çıkaran bir soru sorar, âşık da bedeli hemen can olarak kabul eder. Bâzâr kelimesi konuşmayı alışverişe çevirse de fiyat pazarlığa açık değildir; yeniden görüş imkânı hayatın tamamına denk tutulur.
- 5
Kurtılup gün togardı başuma
Ey Muhibbî ol görsem bir dahı
1Ey Muhibbî, o güneş yanağı bir kez daha görsem
2karanlık geceden kurtulur, başıma gün doğardı.
Maktada ayrılık karanlık gece, sevgilinin yanağı ise bu geceyi bitiren güneştir. Günün başa doğması yalnız ortalığın aydınlanması değil, kişisel talihin değişmesidir; tekrar edilen görme dileği böylece kurtuluş şartına dönüşür.
Metnin kaynağı
adile1890:p221:g2 görselinde kapanış beyti Muhibbî mahlasını açıkça taşır.
Atıf kanıtını aç ↗adile1890:p221:g2. Dîvân-ı Muhibbî, Âdile Sultan 1890, basılı/PDF 221/PDF 225: 5 beyit/10 dize, Muhibbî mahlaslı kapanış ve Yüzümi zerd eyledi ‘ışkuñ benüm ayvâ gibi sonraki sınırı 500 dpi görselde exact doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla aynı dileği iki basamakta yineler: önce uyanıkken, bu olmazsa düşte görüş istenir. Derdâ ve dirîgâ ünlemleri ölüm sınırını öne çekerken bârî sözü arzunun küçültülmüş fakat vazgeçilmemiş son payını korur.