Nasıl methetmeyim huplar hasını
Beş dörtlüğün her biri “kan ağlar” redifiyle kapanır. Şair kendi derdini anlatmak yerine halk hikâyelerinin âşıklarını sıraya dizer ve sonunda o sırayı kendi hâlini savunmak için kullanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nasıl methetmeyim huplar hasını
Yazarken vasfını kalem kan ağlır
Kerem et sevdiğim nazardan sakın
Bir ben değil cümle âlem kan ağlar
1Güzellerin seçkinini nasıl övmeyeyim
2Niteliğini yazarken kalem kan ağlar
3Lütfet sevdiğim, göz değmesinden sakın
4Yalnız ben değil, bütün âlem kan ağlar
- 2
âşık bu aşk ile boyandı
gafil bu gafletten uyandı
Zeliha Yusuf'a iyi dayandı
Çekemem bu aşkı çilem kan ağlar
1Nice âşık bu aşkla boyandı
2Nice habersiz kişi bu gafletten uyandı
3Zeliha, Yusuf'a iyi dayandı
4Ben bu aşkı çekemem, çilem kan ağlar
İki dize “niçe” ile başlayıp birbirini dengeler: biri aşka boyananları, öbürü gafletten uyananları sayar. Zeliha örneği kıssadan dayanma gücü devşirir. Şair hemen ardından kendini bu ölçünün dışına koyar — “çekemem” diyerek yarışı baştan kaybettiğini bildirir.
- 3
Hiç bir âşık muradını almamış
Bu dünya kimseye baki kalmamış
Ferhat neye Şirin için ölmemiş
Aslı için Kerem hâlâ kan ağlar
1Hiçbir âşık dileğine kavuşmamış
2Bu dünya kimseye kalıcı olmamış
3Ferhat niye Şirin uğruna ölmemiş
4Kerem, Aslı uğruna hâlâ kanlı gözyaşı döker
Dörtlük bir kural koyar — âşık muradına ermez — ve iki hikâyeyle örnekler. Ferhat ile Kerem'in yan yana anılması halk âşığının hazır dağarcığıdır. “Hâlâ” zarfı önemli: Kerem'in ağlaması bitmiş bir hikâyede değil, şiirin yazıldığı anda sürüyor sayılır.
- 4
Nasıl olmuş Garip ermiş murada
Heman 'ın elde irade
değil Emrah içmiş bir
Vezirü şah paşa oğlan kan ağlar
1Nasıl olmuş da Garip muradına ermiş
2Demek ki irade Şah-ı Merdan'ın elinde
3Söze gerek yok, Emrah bir bade içmiş
4Vezir de şah da paşa da oğlan da kan ağlar
Bir önceki dörtlüğün kuralına istisna aranıyor: Âşık Garip muradına ermişti. Şair bunu bir başarıya değil iradenin Şah-ı Merdan'da olmasına bağlar. Emrah'ın bâdesi halk hikâyelerinde âşıklığın rüyada verilen beratıdır. Son dize rütbeyi düzleştirir: ağlamada vezirle oğlan eşitlenir.
- 5
Kimi aya kimi yıldıza âşık
Kimi gece kimi gündüze âşık
Sanırlar Ruhsatî bir kıza âşık
Şu benim hâlimden bilen kan ağlar
1Bazısı aya, bazısı yıldıza tutulur
2Kimi geceye kimi gündüze âşık
3Ruhsatî'yi bir kıza âşık sanıyorlar
4Benim hâlimden anlayan kan ağlar
İlk iki dize aşkın nesnesini gökten güne yayarak çoğaltır ve “âşık” kelimesini kafiye yerine oturtur. Üçüncü dize bütün şiirin savunmasıdır: sıralanan hikâyeler, şairin derdinin dünyevi bir sevdaya indirgenmesine itirazdır. Anlayanın ağlaması da bu itirazın kanıtı sayılıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144665 numaralı sürüm esas alındı. Baştaki “—6—” sayfa numarası işareti metne alınmadı; PDF aktarımının dizeler arasına koyduğu boş satırlar bölümleme sayılmadı, dörtlükler kafiye düzenine göre kuruldu. İkinci dizedeki “kan ağlır” dizgisi kaynakta böyledir — şiirin redifi “kan ağlar” olmasına rağmen düzeltilmedi. Mahlas kaynakta büyük harfle (“RUHSATİ”) dizilmiş, burada normal yazımıyla verildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif daha ilk dörtlükte üç ayrı özneye bağlanır: kalem, şair, âlem. Ağlayanın kalem olması övgünün yazılamayacağını söyler. Üçüncü dizedeki “kerem et” hem lütuf dilemek hem de son dörtlüklerde adı geçecek Kerem'i erken haber vermektir; nazardan sakınma öğüdü güzelliğin kırılganlığını ima eder.