O servi boylu güzel cuma günü nazla yürür
Sevgilinin cuma günü süslenip yürüyüşü, camide ayağa kalkışı ve âşıklar arasında doğurduğu coşku anlatılır. İlk bent bedensel güzelliği, ikinci bent ayrılık ile kavuşmanın toplu heyecanını işler. Son bölümde Ömer kuru vaazı eleştirip faniliği bilen arifin sohbet ve meyhane simgelerinden vazgeçmediğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nâz ile eder ol kaddi cum’a gün
Delil olmuş râhına kemter cum’a gün
1O servi boylu güzel cuma günü nazla yürür.
2En küçük hizmetçisi bile cuma günü yoluna kılavuz olur.
- 2
Giyinip kuşanmış ol gördüm serâser cum’a gün
Hüsnüne vermiş cilâ zülf-i muanber cum’a gün
1Onu cuma günü baştan başa giyinip kuşanmış gördüm.
2Misk kokulu saçı cuma günü güzelliğine parlaklık vermiş.
Baştan başa giyinip kuşanma ile misk kokulu saçın güzelliğe cila vermesi, cuma hazırlığını görsel ve kokusal ayrıntılarla kurar. Günün kutsallığı bedensel zarafeti gizlemek yerine parlatır.
- 3
Yakmak içün cümle uşşâkı berâber cum’a gün
Sahn-ı dilde hecrin ile mâtem-i firkat kopar
1Cuma günü bütün âşıkları birlikte yakmak için hazırlanmış.
2Ayrılığın gönül meydanında yas ve hasret koparır.
Sevgilinin bütün âşıkları yakmak için hazırlanması, süslenmeyi masum seyirden çıkarıp etkili bir saldırıya dönüştürür. Ardından ayrılık gönül meydanında toplu yas çıkararak bu ateşin sonucunu gösterir.
- 4
Îd-i vaslınla sürûr-i âleme işret kopar
Firkatinden âşıkan içre niçe hâlet kopar
1Kavuşma bayramınla dünyada sevinç ve eğlence doğar.
2Ayrılığın âşıklar arasında türlü hâller meydana getirir.
Kavuşma bayram ve sevinç doğururken ayrılık âşıklar arasında türlü hâller koparır. Aynı sevgili, varlığıyla şenlik; yokluğuyla karmaşa üreten iki yönlü bir merkezdir.
- 5
Sen kıyâm etsen durup câmide ol sâat kopar
Her taraftan na’re-i yâ Hû-yi ekber cum’a gün
1Sen camide ayağa kalksan o anda büyük coşku kopar.
2Cuma günü her yandan en büyük ‘Yâ Hû’ sesleri yükselir.
Camide ayağa kalkış yalnız bedensel hareket değildir; bütün çevreden ‘Yâ Hû’ sesini yükselten manevi coşkuya dönüşür. Sevgilinin kıyamı ile cemaatin zikri aynı anda hareketlenir.
- 6
Ey Ömer ârif olan uymaz kuru efsâneye
Her ne derse gûş tutmaz vâiz-i dîvâneye
1Ey Ömer, arif kişi kuru masala uymaz.
2Deli vaiz ne söylerse söylesin onu dinlemez.
Ömer arifliği kuru masala ve deli vaizin sözüne kapılmamakla tanımlar. Burada eleştirilen dinî öğüt değil, hayat ve hakikat bağını kaybetmiş sözün dinleyeni doyurmayan boş biçimidir.
- 7
İ’timâd olmaz imiş çün bu fenâ
Bâkıyâ cum’a namazın kıl da gel meyhaneye
1Bu geçici konağa güvenilemeyeceği bellidir.
2Ey Bâkî, cuma namazını kıl da sonra meyhaneye gel.
Geçici dünya konağına güvenilemez; Bâkî adına sesleniş bu fanilik düşüncesini edebî sohbetle birleştirir. Namazdan meyhaneye geçiş, ibadet sonrası manevi coşkunun başka bir simgesel mekânda sürmesidir.
- 8
Sohbeti terk eylemez ârifler ekser cum’a gün
1Arifler cuma günü de çoğu kez sohbeti bırakmaz.
Tek satırlık kapanış ariflerin cuma günü bile sohbeti bırakmadığını söyler. Şiir böylece sevgilinin görünüşünden başlayan toplu heyecanı, gönül ehlinin kesintisiz muhabbetine bağlar.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 11. dize “Ey Ömer ârif olan uymaz kuru efsâneye”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 612 numaralı metnin 15 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Nâz ile seyrâna çıkmış çeşmi âhûlar mıdırÂşık Ömer · Şiir→
Servi boylu sevgilinin nazlı yürüyüşü cuma gününün kamusal sahnesine çıkar. En küçük hizmetçinin bile yol göstermesi, onun çevresinde hiyerarşik ve törensel bir hareket düzeni bulunduğunu gösterir.