Ne Dem Sahbâ-yı Hande Câm-ı La‘linden Hurûş Eyler
Sevgilinin dudağından taşan gülüş şarabını, güzellik tacirinin kibirli alışverişini, rakiplerle deniz gezisini ve feleğin aşağı kişilere sunduğu neşeyi karşılaştıran gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ne dem câm-ı la‘linden hurûş eyler
O mest-i nâz u ‘işve ‘âşıkı bî-‘akl u hûş eyler
1Gülüş şarabı yakut kadehinden ne zaman coşsa
2o naz ve cilve sarhoşu, âşığı akılsız ve bilinçsiz bırakır.
- 2
Döküp nakd-i sirişkin pâyine ol hâce-i hüsnün
Harîdâr-ı metâ‘-ı vaslını eyler
1Güzellik efendisinin ayağına gözyaşı sermayesini dökerek
2kavuşma malının alıcısına kibir satar.
Sevgili burada bir ‘hâce’, yani tüccardır; kavuşma da satılık maldır. Âşığın gözyaşı ödenen nakit olur, ama karşılığında aldığı şey kibirdir. Beyit alışverişi tersine çevirir: parayı veren müşteri değil, satıcı üstünlük satar.
- 3
Çıkar bî-gânelerle seyr-i bahre ol perî bakmaz
Benim seyl-i sirişkim mevc-i deryâ gibi cûş eyler
1O peri yabancılarla deniz gezisine çıkar, dönüp bakmaz;
2benim gözyaşı selim deniz dalgası gibi coşar.
İki su yan yana konur: gezintiye çıkılan deniz ve âşığın gözyaşı seli. Sevgili birine biner, ötekine dönüp bakmaz. Dalga sözcüğünün iki suda birden çalışması, kederi manzaranın yanına değil tam karşısına yerleştirir.
- 4
Revâ mı ‘işretin ağyâr ile gülşende ‘uşşâkın
Dem-â-dem bezm-i gamda hûn-ı dilden ‘îş ü nûş eyler
1Senin rakiplerle bahçede eğlenmen uygun mu; âşıkların ise
2her an gam meclisinde gönül kanıyla yiyip içmesi doğru mu?
Beyit iki meclisi karşı karşıya kurar: bahçedeki eğlenti ile gam meclisi. İkincisinde içilen şey gönül kanıdır; şölen sofrasının sözcükleri acıya olduğu gibi aktarılır. ‘Revâ mı’ sorusu bunu bir zevk farkı değil, bir adalet meselesi yapar.
- 5
Felek pür-neş’e eyler bâde-i kâmıyla dûnânı
-ile ehl-i dili Râsim hâmûş eyler
1Felek murat şarabıyla aşağı kişileri neşeye boğar;
2ey Râsim, ümitsizlik humarı gönül ehlinin sesini keser.
Makta şikâyeti sevgiliden feleğe taşır ve bir dağıtım adaletsizliği olarak kurar: murat şarabı aşağı kişilere, humar gönül ehline düşer. Sarhoşluk ile ondan sonraki baş ağrısı bölüştürülünce, susmak da bu paylaşımın son hâli olur.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g10-pdf193-194. Ana açık edisyon G10'i basılı s.180–181/PDF 193–194'de 5 beyit, basılı ölçü satırı ve G11/PDF 194 sınırıyla verir. dize sırası korunur. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ne sâmân-ı tahammül var ne sabr-ı bî-vefâ kaldıEğrikapılı Mehmed Râsim · Gazel→
Gülüş bir içki, dudak da onun kadehi sayılır; gülmek böylece taşarak sarhoş eden bir sıvıya dönüşür. Etkisi de doğrudan sarhoşluktur: âşık akıl ve bilinçten olur. Sarhoş olan ile sarhoş eden aynı beyitte yer değiştirmiş görünür.