DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ziya Paşa/Ne kaanûna ne cebr ü zûra ne hünkâra tâbidir
Gazel · 19. yüzyıl

Ne kaanûna ne cebr ü zûra ne hünkâra tâbidir

Yedi beyit boyunca “tâbidir” redifiyle bir bağımlılık zinciri kurulur: herkes bir üstüne, o da parasına. Sonunda tek bağımsız güç olarak tabiat kanunu kalır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ne kaanûna ne cebr ü zûra ne hünkâra tâbidir

    Bu bender-gehte herkes dirhem ü dînâra tâbidir

    1Ne kanuna, ne zora, ne padişaha bağlıdır;

    2bu limanda herkes akçeye ve altına bağlıdır.

    Gazel bir dizi reddiyle açılıyor ve sonunda tek gerçek otoriteyi söylüyor: para. Dünyanın bir liman şehri sayılması, her şeyin alınıp satıldığı fikrini baştan kuruyor.

  2. 2

    Felek bir aşkıyle devr ettirdi dünyâyı

    Benim bahtım aceb bir kevkeb-i seyyâra tâbidir

    1Felek dünyayı ay yüzlü birinin aşkıyla döndürdü;

    2benim bahtım ise şaşılacak bir gezegene bağlıdır.

    Genel hükümden kişisel yakınmaya geçiş. Herkesin dünyası aşkla dönerken şairin bahtı düzensiz bir gezegene bağlı — yani öngörülemez.

  3. 3

    bir esârettir zaruret her hükümette

    Ki sultan nâzıra nâzır da hizmet kâra tâbidir

    1Her hükümette zaruret zincirleme bir esarettir;

    2sultan nazıra, nazır da hizmetkâra bağlıdır.

    Hiyerarşi tersine çevriliyor: en tepedeki bile bağımlı. Ziya Paşa'nın bürokrasi tecrübesi bu beyitte görünüyor — iktidar bir zincir, kimse halkasız değil.

  4. 4

    Giden gelmez gelen meşkûktür bil kadrini hâlin

    Bu dehrin mihnet ü zevki bütün efkâra tâbidir

    1Giden gelmez, gelen şüphelidir; içinde bulunduğun ânın kıymetini bil;

    2bu dünyanın sıkıntısı da zevki de düşüncelere bağlıdır.

    Öğüt beyti. İkinci dize önemli bir iddia taşıyor: acı ve zevk nesnenin değil, bakışın ürünü. Ziya Paşa burada Nâbî'nin hikemî damarına bağlanıyor.

  5. 5

    âsâ yürürler yerde câmid gördüğün dağlar

    Bütün zerrât bir kaanûn-ı istimrâra tâbidir

    1Yerinde durur sandığın dağlar bulut gibi yürür;

    2bütün zerreler bir süreklilik kanununa bağlıdır.

    19. yüzyıl biliminin şiire girdiği beyit. Dağların hareketi ve zerrelerin kanuna bağlılığı, kaderin yerine doğa yasasını koyuyor. Gazelin ilk beytindeki “ne kanuna tâbidir” burada bir karşılık buluyor.

  6. 6

    Ehâlî tâbi’-i metbû’dur şâha hakikatte

    Yekûnun hükmü bâlâsındaki mikdâra tâbidir

    1Halk görünüşte şaha bağlıdır ama gerçekte tersidir;

    2toplamın hükmü, üstündeki sayıya bağlıdır.

    Beytin ikinci dizesi bir muhasebe benzetmesi: toplam, kendisini oluşturan sayılara bağlıdır. Yani padişahın varlığı halka bağlı — Yeni Osmanlılar'ın halk egemenliği fikri aruz kalıbı içinde söyleniyor.

  7. 7

    Ziyâ efkâr-ı asra ittibâ’ et râhat istersen

    zîrâ cûşiş-î enhâra tâbidir

    1Ziya, rahat istiyorsan çağın düşüncesine uy;

    2çünkü çerçöp, ırmakların coşmasına tâbidir.

    Mahlas beyti bir tavsiye gibi görünüp bir teslimiyet itirafı. Çerçöp, akıntıya karşı duramaz. Çağın düşüncesine uymak burada bir tercih değil, tabiat kanununun insan hâline uygulanması.

Kavram sözlüğü (10) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142393 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Önceki şiirDiyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördümZiya Paşa · Gazel

Kavram sözlüğü

10 kavram bulundu.

cebr ü zûr

Zorlama ve baskı

bender-geh

Liman, ticaret iskelesi

mâh-rû

Ay yüzlü

kevkeb-i seyyâr

Gezegen

müselsel

Zincirleme

meşkûk

Şüpheli

sehâb

Bulut

kanûn-ı istimrâr

Süreklilik yasası

has ü hâşâk

Çerçöp

cûşiş-i enhâr

Irmakların coşması