DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nazîr İbrahim/Beyt-i Haşmet Efendi Der-Mahkeme-i Edirne
Tarih Manzumesi · 18. yüzyıl

Beyt-i Haşmet Efendi Der-Mahkeme-i Edirne

Haşmet Efendi'nin ilmi, şiir kudreti ve Edirne'deki adaletli taksimi övülür; yaptırdığı mahkeme binası 1166 yılıyla tarihlenir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -i ķāđį-i dāru’n-naśr

    Ǿİlm-ile ol

    1Zafer yurdunun kadısının temiz oğluydu;

    2ilmiyle çağının İbn Abbâs'ıydı.

    Övgü soydan başlar: kişi önce bir kadının ‘temiz oğlu’ olarak tanıtılır, kendi adıyla değil. İkinci dize onu çağının İbn Abbâs'ı sayar; benzetme, bilgiyi ölçmek için geçmişten bir ad ödünç alır. Kimlik böylece iki bağla, babayla ve örnek alınan kişiyle kurulur.

  2. 2

    nažįr ü miŝli yok

    Ħaşmet-i ŧabǾ ile meşhūr-ı cihān

    1Şiir ve nesirde dengi, benzeri yoktu;

    2yaratılışının haşmetiyle dünyaca tanınırdı.

    Beyit ilim alanından kalem alanına geçer: şiir ve nesirde eşi yoktur. ‘Nažįr’ sözcüğü hem ‘benzer’ demektir hem şairin kendi mahlasını çağrıştırır; övgüyü söyleyen, övülenin benzersizliğini kendi adını taşıyan bir sözcükle ölçmüş olur.

  3. 3

    Edrine şehrine olıcak

    oldı taķsįmi hemān

    1Edirne şehrine kassam olunca,

    2paylaştırması hemen adaletli oldu.

    Övgü burada resmî göreve iner: kassamlık, mirasın paylaştırılması işidir. Erdem soyut bir sıfat olarak değil, bir işlemin niteliğiyle — taksimin adaletli oluşuyla — kanıtlanır. ‘Hemân’ sözcüğü de adaleti geciktirilmeden uygulanan bir karar sayar.

  4. 4

    Đarb u zincįrine ĥācet kalmadı

    virdi Ǿirfān ile şān

    1Dayağa ve zincire gerek kalmadı;

    2bilgisiyle şeriat hükmüne itibar kazandırdı.

    Beyit yönetimi zorlamayla değil, zorlamaya gerek kalmamasıyla över: dayak ve zincir devre dışı kalır. Hükmü ayakta tutan şey güç değil ‘irfân’ olur. Adalet böylece bir ceza aracı olmaktan çıkıp itibarla iş gören bir ikna gücü olarak sunulur.

  5. 5

    Dil-küşā bu meskeni kıldı binā

    Dil-nişįn ü ĥūb u rūşen bį-gümān

    1Bu gönül açan mekânı yaptırdı;

    2şüphesiz sevimli, güzel ve aydınlıktı.

    Şiir kişiden yapıya döner ve binayı üç sıfatla anlatır: gönle yerleşen, güzel, aydınlık. İki dizede de ‘dil’ sözcüğünün başa gelmesi, mekânın değerini taş ve duvarla değil bakanın gönlünde bıraktığı etkiyle ölçer.

  6. 6

    diyerek tārįħini

    Fikr ider iken Nažįrā-yı zamān

    1Çağın Nazîr'i “Tanrı kutlasın” diyerek,

    2tarihini düşünürken,

    Şair burada kendi işini sahneye koyar: tarih düşürmek için düşünürken gösterilir. ‘Bâreka'llâh’ hem bir kutlama sözü hem hesaba girecek bir malzemedir. Beyit, yazma anını metnin içine alarak şiiri kendi yapılışının tanığı hâline getirir.

  7. 7

    Gizlice der- didi

    Ĥükm-i şerǾ icrāsına aǾlā mekān

    1gizli bir görünmez ses şöyle dedi:

    2Şeriat hükmünü uygulamak için yüce bir mekân.

    Tarih mısraı şairin ağzından değil ‘hâtif-i gaybî’den, görünmez bir sesten çıkar. Bu aktarım hem hesabın isabetini insan üstü bir kaynağa bağlar hem şairi geri çeker. Söylenen cümle de yapıyı bir bina olarak değil bir işlev olarak adlandırır: hükmün uygulandığı yer.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih38-pdf999-1000; Târihler no.38, basılı 954/gerçek PDF 999-1000, basılı yıl 1166; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirN’ola Gâlib Olursa Elmâsa
N’ola ġālib olursa elmāsa
Nazîr İbrahim · Kıta

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Necl-i pāk

Temiz oğul

ibn-i ǾAbbās-ı zamān

Çağın İbn Abbâs'ı

ŞiǾr ü inşāda

Şiir ve nesirde

ķassām

Mirası paylaştıran görevli

Bā-Ǿadālet

Adaletle

Ĥükm-i şerǾe

Şeriat hükmüne

Bāreka’llāh

Tanrı kutlasın

hātif-i ġaybį

Görünmezden gelen ses