DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nâbî/Nedir Ey Şûh Bu Bî-hûde Gazab N'oldu Sana
Gazel · 17.–18. yüzyıl

Nedir Ey Şûh Bu Bî-hûde Gazab N'oldu Sana

Sevgilinin sebepsiz öfkesini sorgulayan gazel; rakipler meclisinden gece perdesine ve araya giren gözyaşına ilerler, sonunda susan Nâbî kalemine aynı soruyu yöneltir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Nedir ey bu n'oldu sana

    Meşrebin düşmen-i nâz idi aceb n'oldu sana

    1Ey cilveli güzel, bu yersiz öfke nedir; sana ne oldu?

    2Yaradılışın nazlanmaya karşıydı; acaba sana ne oldu?

    Âşık sevgilinin öfkesini yalnız ağır bulmaz, onun bilinen huyuna aykırı sayar. ‘N'oldu sana’ redifi her beyitte hesap soran ama cevapsız kalan bir yakınlık kurar; sevgilideki değişim, ayrılığın sebebini anlaşılmaz kılan temel düğüm hâline gelir.

  2. 2

    Virmemişsin tutalım

    Varmağa meclis-i ağyâra sebeb n'oldu sana

    1Diyelim ki kavuşma kucağına girmem için izin vermedin;

    2peki rakiplerin meclisine gitmene ne sebep oldu?

    Âşık kendi reddedilişini geçici olarak kabul eder, fakat sevgilinin rakiplerle buluşmasını açıklanamaz bulur. ‘Tutalım’ sözü mantıksal bir tartışma açar: mesele yalnız kavuşamamak değil, aynı iznin başkalarına verilmesiyle oluşan adaletsizlik ve kıskançlıktır.

  3. 3

    içre bıraksın beni ey mihr-i münîr

    Durmadın çâk olıcak n'oldu sana

    1Ey parlak güneş, bırak beni yatağımda kalayım;

    2gecenin perdesi yırtılınca hiç durmadın; sana ne oldu?

    Güneş, yatağında kalmak isteyen konuşucunun doğrudan seslendiği muhataptır. Gece perdesinin yırtılması sabahı bir sahne açılışı gibi kurarken ‘durmadın’ sözü ışığın önüne geçilemeyen hareketini belirtir; tekrarlanan soru bu kez kozmik düzene yönelmiş yakınmaya dönüşür.

  4. 4

    Ne girersin araya yâre niyaz itdikçe

    Kanı ey girye n'oldu sana

    1Sevgiliye yalvardığım her sefer neden araya giriyorsun?

    2Ey gözyaşı, edebe uyma kaygın ne oldu?

    Gözyaşı duygunun doğal sonucu değil, sevgiliyle konuşmayı kesen üçüncü bir kişi gibi ele alınır. İkinci tanıklarla doğrulanan ‘Kanı’ sorusu, gözyaşına ‘edep gözetmen nerede kaldı?’ diye çıkışır; böylece yaş, âşığın sözünü taşıyan değil sevgiliye yönelen niyazı bölen canlı bir aracı olur.

  5. 5

    Oldun ey hâme-i Nâbî kati çokdan hâmûş

    Bilmem ey n'oldu sana

    1Ey Nâbî'nin kalemi, çok uzun zamandır sessizsin;

    2ey neşeli nağmeleri süsleyen kalem, sana ne oldu bilmiyorum.

    Mahlas beytinde sorgu sevgiliden şairin kendi kalemine döner. Eskiden neşeli nağmeler kuran kalemin susması, aşk ilişkisindeki durgunluğun şiir üretimine de geçtiğini gösterir; gazelin varlığı ise bu suskunluk iddiasını ince bir biçimde bozan öz göndermedir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 141022 numaralı sabit revizyonundaki beş beyit ana tanıktır; eser sahibi şablonda Nâbî'dir. Ana oldid'deki ‘Kam’ dizgisi, Bilkan/TEES bağlamı ile iki tezde gösterilen yazma tanıkları uyarınca ‘Kanı ey girye mürâât-i edeb n'oldu sana’ olarak kritik biçimde düzeltildi. Bağımsız tanıklar yalnız araştırma amacıyla künyelendi; metinlerinin yeniden dağıtım hakkı ileri sürülmez. ‘kati’ ve ‘çokdan’ korunmuştur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYâre Varsun Peyk-i Nâlem Âh u Zârım Söylesün
Yâre varsun peyk-i nâlem âh u zârım söylesün
Nâbî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

şûh

Cilveli, hareketli ve çekici güzel

bî-hûde gazab

Yersiz ve boşuna öfke

ruhsat-ı âgûş-i visal

Kavuşma kucağına girme izni

meclis-i ağyar

Rakiplerin veya yabancıların meclisi

câme-hâb

Yatak, yatak takımı veya uyku giysisi

perde-i şeb

Gecenin karanlık perdesi

mürâât-i edeb

Edep kurallarını gözetme

zemzeme-pîrâ-yı tarab

Neşeli ezgi ve mırıltıları süsleyen