DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Kânî/Nedür Ol Nâz ü Cilve Dilberân-ı Ser-keşânlarda
Gazel · 18. yüzyıl

Nedür Ol Nâz ü Cilve Dilberân-ı Ser-keşânlarda

Serkeş güzellerden Vâdî-i Eymen'e uzanan gazel, doğruluk arayışı, nöbetçi-sır ilişkisi ve sert hiciv arasında aşk eteğini bırakmamayı öğütler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Nedür ol nâz ü cilve dilberân-ı ser-keşânlarda

    O şîve var mıdur şimşâd ü ‘ar‘ar da yabânlarda

    1Başına buyruk güzellerdeki o naz ve cilve nedir;

    2o eda yabandaki şimşir ve ardıçta bulunur mu?

    Matla bir soruyla açılır ve karşılaştırma terimleri bitkidir: şimşâd ile ar'ar, yani şimşir ile ardıç. Divan şiiri sevgilinin boyunu bu ağaçlara benzetir; beyit benzetmeyi tersine çevirip asıl edanın ağaçta değil başına buyruk güzelde bulunduğunu söyler. ‘Yabânlarda’ redifi de karşılaştırmayı baştan şehirle kır arasına yerleştirir.

  2. 2

    İl içün yırtmak yarmakdur âhen-dillerüñ kârı

    Müşâhiddür bu ma‘nâ dikkat olunsa şebânlarda

    1Demir yüreklilerin işi halk için yırtıp parçalamaktır;

    2çobanlara dikkat edilirse bu anlam görülür.

    ‘Yırtmak yarmak’ ikilemesi demir yürekli kişinin işini tek bir ses tekrarında verir. Kanıt yeri ise şaşırtıcıdır: çobanlar. Sürüyü korumak için parçalamayı göze alan çoban, sertliğin merhametsizlik değil bir görev biçimi olabileceğini gösterir; ‘müşâhiddür’ sözü iddiayı görülebilir bir şeye dayandırır.

  3. 3

    Seni her zerre bir başka gaflete itmede tavsîf

    Kimi Allâh kimi dur dirler zebânlarda

    1Her zerre seni başka bir gaflete sürükleyerek niteler;

    2dillerde kimi ‘Allah’, kimi ‘Yezdân’dır denir.

    Beyit ilahî olanı nitelemeye çalışmayı gafletin kendisi sayar: her zerre bir başka tavsîf üretir. İkinci dize bunu iki adla örnekler — Arapça ‘Allâh’ ve Farsça ‘Yezdân’. Aynı şeye iki ad verilmesi burada bir dil zenginliği değil, ‘zebânlarda’ dağılıp duran bir dikkat kaybı olarak gösterilir.

  4. 4

    Sa‘âdet meymenet bir terredür ashâb-ı bî-vâdîde

    Olur fermân-revây-ı şebânlarda

    1Mutluluk ve uğur, yolsuzların elinde küçücük bir ottur;

    2çobanlar ise Vâdî-i Eymen'de hüküm sürer.

    Vâdî-i Eymen, Musa'nın çobanken çağrıldığı vadidir; beyit bu telmihi toplumsal bir tersine çevirmede kullanır. Vadisi olmayanların elinde saadet bir tutam ot kadarken hüküm sürme sırası çobanlara geçer. Bir önceki beyitte kanıt olarak anılan çoban, burada fermân-revâ olur.

  5. 5

    Ararsuñ neş’e-i tahkîk sifâl-i sâdeden iste

    Ararlar mertebe zâhir gedâlar mertebânlarda

    1Hakikat neşesini arıyorsan sade toprak kaptan iste;

    2dilenciler görünürde rütbeyi kapı bekçilerinde arar.

    İki arayış aynı fiille eşlenir: ‘ararsuñ’ ve ‘ararlar’. Hakikatin neşesi süssüz toprak kaptan istenir; rütbe arayanlar ise onu görünürde durana, kapı bekçisine sorar. Sade olanın hakikati, gösterişli olanın yalnız mertebeyi vermesi beytin bütün mantığını kurar.

  6. 6

    A zâhid kaltabân hasret-keşân ol günde bir kerre

    Bir adam olmuşu gördüñ mi sen tek kaltabânlarda

    1Ey zâhid kaltaban, o gün bir kez özlem çekenlerin arasında ol;

    2senin gibi kaltabanlar arasında adam olmuş birini gördün mü?

    Beyit zâhide dönük en sert sözü söyler, sonra aynı sözcüğü çoğullaştırarak muhatabı bir topluluğun içine yerleştirir. Buradaki ağır hakaret Kânî'nin tarihsel hiciv sesine aittir; bu okuma onu kimseye yakıştırmaz ve onaylamaz. Sorunun biçimi de dikkate değer: cevap beklenmeyen bir soru, hükmü söylemeden verdirir.

  7. 7

    Şehânân ‘aşk-ı âlâyişden bâde-revişlerdür

    Neler vardur ‘alû göz ile bir baksañ cû-bânlarda

    1Yüce kişiler gösteriş aşkından şarap gibi akan kişilerdir;

    2gençlere alıcı gözle baksan daha neler görürsün.

    Beyit büyükleri gösterişe duyulan sevgiyle şarap gibi akıp giden kişiler sayar; ‘bâde-reviş’ hem yürüyüşün akıcılığını hem içkinin yayılışını taşır. İkinci dize okuru bakmaya çağırır ama gördüğünü söylemez: ‘neler vardur’ boş bırakılmış bir yerdir, hicvin işini okurun bakışı tamamlar.

  8. 8

    Uyanıklar egerçi muttali‘dür lîk fâş itmez

    Kalur şeb-düzdler esrârı mensî pâsbânlarda

    1Uyanıklar her şeyi bilseler de sırrı hemen açmaz;

    2gece hırsızlarının sırları bekçilerde unutulmuş kalır.

    Bilmek ile söylemek bu beyitte ayrılır: ‘muttali'dür’, fakat ‘fâş itmez’. İkinci dize bunu bir sahneye indirir — gece hırsızını gören bekçi susar ve sır onda unutulmuş kalır. ‘Mensî’ sözü suskunluğu bir karara değil bir unutuşa bağladığı için bekçilik koruma olmaktan çıkar.

  9. 9

    Sakın dâmân-ı ‘aşkı koyma elden var ise ‘akluñ

    Bilürsin Kâniyâ Allâh diyen kalmaz yabânlarda

    1Aklın varsa aşkın eteğini elinden sakın bırakma;

    2ey Kânî, bilirsin: Allah diyen yabanda kalmaz.

    Makta gazelin tek buyruk cümlesidir ve akla dayandırılır: aşkın eteğini elden bırakmamak aklın gereği sayılır. Kapanış, matlaın ‘yabânlarda’ sözünü geri getirir; başta bir eda orada aranıyordu, sonda orada kalmamanın yolu söyleniyor. ‘Kâniyâ’ ise şairin kendine seslenişidir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g150-pdf293-294-printed285-286. Elbir neşrinde G150, basılı s. 285-286/PDF 293-294; 18 dize, basılı ölçü satırı ve incipit-Kânî mahlası-sonraki numaralı kayıt ile tam sınır görselden sabittir. Aparatta beyit 6a görünür/görünüb varyantı vardır; ana görünür biçimi korunur. Altıncı beyit ağır bir tarihsel hakaret taşır; gövdede aynen korunmuştur. Profildeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNem İster İken Dilber-i Serkeşlere Düşdüm
Nem ister iken dilber-i serkeşlere düşdüm
Kânî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

ser-keş

Başına buyruk

âhen-dil

Demir yürekli

Yezdân

Tanrı için kullanılan Farsça ad

Vâdî-i Eymen

Musa anlatısıyla bağlantılı kutsal vadi

sifâl-i sâde

Sade toprak kap

şeb-düzd

Gece hırsızı