DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Nefs-i emmâreye uyup gezdiğim
Şiir · 17. yüzyıl

Nefs-i emmâreye uyup gezdiğim

Konuşan emredici nefse uyup ahiretini yıktığını, dünyasını kurduğunu; bunu gençlik belası ve kendi sefahati saydığını söyler. Ummanlara dalıp eşsiz inci, yakut ve cevher bulmasını akıl, fikir ve ferasetine bağlar. Doğru yoldan çıkanın Şeytan’a uyduğu belirtilir; mal ve rızık yokluğunu reddeden konuşan gerçek zenginliğini kanaat sayar. Farz ve sünnete gönülden uymadığını itiraf eder, ancak Allah’ın lütfuyla cennete girmeyi umar ve hangi ibadetinin Hak katında yararlı olduğunu sorar. Ömer inayete erişip ayetleri anar, günahından bütünüyle dönüp şükür ve kıraati diline alır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    uyup gezdiğim

    Ahretimi yıkup dünyam düzdüğüm

    1Emredici nefse uyup dolaştım;

    2Ahiretimi yıkıp dünyamı kurdum.

    Nefs-i emmare kişiyi kötülüğe yönelten iç buyurucudur; konuşan ona uyduğunu açıkça kabul eder. Ahireti yıkıp dünyayı düzmek, iki yaşam alanında ters yatırım yapıldığını mimari fiillerle gösterir.

  2. 2

    Gençlik belâsile kabâhatimdir

    Bilirim ki kendi sefâhetimdir

    1Bu gençlik belasıyla işlediğim kusurdur;

    2Bilirim ki kendi sefahatimdir.

    Kabahat gençlik belasıyla ilişkilendirilir, fakat sorumluluk yalnız yaşa atılmaz. “Kendi sefâhetimdir” hükmü, düşüncesiz davranışın failini doğrudan konuşana geri verir ve muhasebeyi kişiselleştirir.

  3. 3

    ummanlara daldığım

    Benim bu ilimde mâhir olduğum

    1Dalgıç olup ummanlara dalmam;

    2Bu ilimde usta olmam.

    Gavvas olmak bilgi ummanına dalan araştırıcı rolüdür; deniz fiziksel değil ilim alanı da taşır. Bu ilimde mahir olma iddiası, dalışı rastgele gezinti değil kazanılmış uzmanlık olarak sunar.

  4. 4

    Lâ’l ü yâkut bulduğum

    Akl ile fikr ü firâsetimdir

    1Yakut, lâl ve eşsiz inci bulmam;

    2Aklım, fikrim ve ferasetimdendir.

    Lâl, yakut ve dürr-i yekta denizden çıkarılan değerli bilgi ürünleridir. Konuşan bunları akıl, fikir ve ferasete bağlar; kavrayış yalnız bilgi değil doğru sezme ve ayırma yetilerinin bileşimidir.

  5. 5

    Doğru yoldan çıkan şeytana uyan

    Kimdir bana mal ü rızkı yok deyen

    1Doğru yoldan çıkan Şeytan’a uyar;

    2Bana ‘malın ve rızkın yok’ diyen kimdir?

    Doğru yoldan çıkmak Şeytan’a uyma sonucudur; ahlaki sapma dış rehberle açıklanır. Buna karşı mal ve rızık yokluğu iddiası soru ile reddedilir, konuşan zenginlik tanımını sonraki dizeye hazırlar.

  6. 6

    Dünyâya meyletmez âhretin seyan

    Benim mâl ü rızkım kanâatimdir

    1“Dünyâya meyletmez âhretin seyan” [yüzey kapalı];

    2Benim malım ve rızkım kanaatimdir.

    “Âhretin seyan” yüzeyi ahiret, eş veya başka bağ bakımından kapalıdır ve dünyaya meyletmeme yargısına zorlanmaz. Açık ikinci dize mal ile rızkı kanaat sayar; yeter bulma sahipliğin yerine geçer.

  7. 7

    Gönlümden uymayup farz ü sünnete

    Meğer girem cennete

    1Gönülden farz ve sünnete uymadım;

    2Ancak lütfuyla cennete girebilirim.

    Konuşan farz ve sünnete gönülden uymadığını itiraf ederek dindarlık iddiasını sınırlar. Cennete giriş ancak ilahî fazl ile mümkün görülür, böylece kurtuluş yapılanların hakkı değil lütuf umududur.

  8. 8

    Ne yüz ile varam yarın ahrete

    Hak’ka yarar kangı ibâdetimdir

    1Yarın ahirete hangi yüzle varayım?

    2Hangi ibadetim Hak katında yararlıdır?

    Ahirete hangi yüzle varılacağı utanç ve hesap sorusudur; beden yüzü ahlaki yüzleşmeye dönüşür. “Hangi ibadetim Hak’ka yarar” sorusu amellerin değerini peşinen kabul etmez, samimi bir yetersizlik kaydı tutar.

  9. 9

    Der Ömer Mevlâ’dan erdi inâyet

    Altı bin altıyüz altmış iki âyet

    1Ömer der: Mevlâ’dan yardım erişti;

    2Altı bin altı yüz altmış iki ayet.

    Mahlaslı beyitte inayetin Mevlâ’dan erişmesi dönüşün kaynağını ilahî yardıma bağlar. Ayet sayısı kaynakta altı bin altı yüz altmış iki olarak verilir; günümüz Türkçesi bu tarihsel sayımı değiştirmez.

  10. 10

    günâhımdan begayet

    Şükür lisânımda kırâatimdir

    1Günahımdan bütünüyle döndüm;

    2Şükür dilimdedir, kıraatimdir.

    Rücû günah yönünden bütünüyle geri dönmektir ve “begayet” kararlılığı güçlendirir. Şükür lisanda kıraate dönüşür; tövbe yalnız iç niyet değil okunan, işitilen ve süreklilik kazanan sözle kapanır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.133 gövdesinde “Der Ömer Mevlâ’dan erdi inâyet” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n133-802647876824. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.133, PDF 166–167; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNeler kıldı bize ol gamzesi cellâdı söyletsenÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Nefs-i emmâreye

Kötülüğü buyuran nefse.

sefâhet

Düşüncesizliğimdir.

Gavvâs olup

Dalgıç olup.

dürr-i yektâ

Eşsiz inci.

firâset

Sezişimdir.

kanâat

Yetinmemdir.

fazlı ile

Lütfuyla.

Rücû’ ettim

Geri döndüm, tövbe ettim.