DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Niçün mahzûn bakarsın baña öyle
Manzume · 19. yüzyıl

Niçün mahzûn bakarsın baña öyle

Beş bendlik bir şarkı; sevgilinin kırgınlığının sebebini soruyor ve baştan sona cevap alamıyor. Soru, sitem ve özür sırayla deniyor: önce hüzünlü bakışın nedeni sorulur, sonra sırrın açıkça söylenmesi istenir, en sonunda kusur peşin peşin kabul edilip af dilenir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Niçün bakarsın baña öyle

    Nedir kırgınlıgın ey mâh söyle

    durdugun lâyık mı böyle

    Nedir kırgınlığın ey şûh söyle

    1Niçin bana öyle hüzünlü bakıyorsun

    2Nedir bu kırgınlığın, söyle ey ay yüzlüm

    3Böyle kederli durman sana yakışır mı

    4Nedir bu kırgınlığın, söyle ey şuh

    Nakarat bendin içinde iki kez geçiyor ama hitabı değişiyor: ikinci dizede “ey mâh”, dördüncüde “ey şûh”. Aynı soru bir ay yüzüne, bir de o yüzün oynaklığına yöneltilmiş olur. Dört dizenin üçü soru; şarkı cevap değil, cevabın yokluğu üzerine kuruluyor.

  2. 2

    Olur âlemde her bir derde çâre

    Üzülme râzını kıl

    Dil-i mecrûhum etme pâre pâre

    1Dünyada her derdin bir çaresi olur

    2Üzülme, sırrını açıkça söyle

    3Yaralı gönlümü parça parça etme

    Teselli ile talep aynı bendde yan yana: derdin çaresi olduğu söylenip hemen ardından o çarenin ne olduğu belirtiliyor — susmayı bırakmak. “Âşikâre” ile “pâre pâre” kafiyesi susmanın bedelini gösteriyor: açılmayan sır, gönlü bölen şey olur.

  3. 3

    Düşermi şânıña olmak

    Nazar kıl hâlime bir kez de acı

    Sitemler etme öyle acı acı

    1Cefa veren biri olmak şanına yakışır mı

    2Hâlime bir bak, bir kez de acı

    3Öyle acı acı sitem etme

    İki dizenin sonu aynı kelimeyle bitiyor ama kelime iki ayrı iş yapıyor: ikinci dizede “acı” merhamet etmeyi buyuran fiil, üçüncüde sitemin tadını anlatan sıfattır. Aynı ses bir dizede yardım dilenir, öteki dizede yaralar; kafiye böylece anlamın kendisi oluyor.

  4. 4

    Tekellüften berîdir tavr-ı âşık

    Gelir ef'âli tab'a

    Kusûr ettimse de affeyle artık

    1Âşığın tavrı yapmacıktan uzaktır

    2Yaptıkları insan mizacına aykırı görünür

    3Kusur ettiysem de artık affet

    Özür bir savunmaya bağlanıyor: âşık zorlamayı bilmediği için davranışları ölçülü görünmez, dolayısıyla kabalık sanılan şey aslında samimiyetin yan ürünüdür. Kusur böylece hem itiraf edilir hem gerekçelendirilir — bend af dilemeden önce affı hak edecek zemini kuruyor.

  5. 5

    Bu endîşeyle bi'llah Ekrem-i zâr

    Kalır tâ haşre dek

    Bi-hakkın hüsn-i pâkin etme ısrâr

    Nedir kırgınlıgın ey mâh söyle

    1Vallahi bu kaygıyla ağlayan Ekrem

    2Kıyamete dek düşünceleri darmadağın kalır

    3Tertemiz güzelliğinin hakkı için, direnme

    4Nedir bu kırgınlığın, söyle ey ay yüzlüm

    Mahlas bendinde iki yemin üst üste geliyor: “bi'llah” ve “bi-hakkın hüsn-i pâk”. Şair Allah'a yemin ettikten sonra sevgilinin güzelliğini de yemin konusu yapıyor, yani karşı tarafın kendisini kanıt diye kullanıyor. Kapanışta hitap ilk bendin “mâh”ına dönüyor; soru cevapsız kaldığı için şarkı başladığı yere düşüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142814 numaralı sürüm esas alındı; Nağme-i Seher'in Şarkılar bölümünden, yirmi dört satırlık sayfa. Sayfa adı (“söyle nakaratlı şarkı”) kitabın fihrist maddesidir, şiirin başlığı değil; başlık ilk dizeden alındı. “Şarkılar” bölüm başlığı, “Şarkı” tür satırı ve bendler arasına dizilmiş “nakarat” / “eyzan” yönlendirmeleri metne alınmadı — bunlar dize değil, nakaratın yerini gösteren dizgi notlarıdır. “eyzan” yazan üç bendde nakarat metni kaynakta yeniden dizilmediği için o bendler üç dize bırakıldı, nakarat oraya kopyalanmadı. Mahlas yıldızları atıldı (“* Ekrem *-i zâr” → “Ekrem-i zâr”). Aynı nakarat dizesi kaynakta bir yerde “kırgınlıgın”, bir yerde “kırgınlığın” yazılmış; “durdugun” ve “Düşermi” de kaynağın imlâsıdır, hiçbiri düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirOlalı mir'ât-ı dil tâb-âver-i dîdâr-ı feyzRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

mahzûn

hüzünlü, kederli

mükedder

kederlenmiş, gücenmiş

âşikâre

açıkça, saklamadan

dil-i mecrûh

yaralı gönül

cefâcı

eziyet eden, cefa veren

tekellüf

zorlama, yapmacık davranış

nâ-muvâfık

uygunsuz, yakışıksız

âşüfte-efkâr

düşünceleri darmadağın, aklı karışmış