DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Nedîm/Nigeh-i Gamze Değil Berk-ı Cehân Ancak Bu
Gazel · 18. yüzyıl

Nigeh-i Gamze Değil Berk-ı Cehân Ancak Bu

Sevgilinin bakışını dünya şimşeği ve harman afeti, yürüyüşünü bahçedeki tek gerçek servi sayan gazel; vaat yerine gönül yarası, kafesteki çırpınan kuş ve mucize mecmuasının yeni başlığına uzanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    değil ancak bu

    Âfet-i -ı cihân ancak bu

    1Bu gamzeli bakış değil, dünyanın şimşeğidir;

    2dünya varlığı harmanının afeti yalnız budur.

    Matla bir düzeltmeyle açılır: görünen şey bakış değil şimşektir. “Ancak bu” redifi karşılaştırmayı kapatır, benzerini aramayı yasaklar. İkinci dizede şimşek harmanı yakan afete dönüşür; dünyanın bütün varlığı toplanmış bir yığın gibi düşünülüp tek bakışla tehdit edilir.

  2. 2

    Der görüp cünbüşün ol kaddin

    Bâğda gördüğümüz ancak bu

    1Bahçe halkı o boyun salınışını görünce der ki:

    2‘Bahçede gördüğümüz yürüyen servi işte budur.’

    İkinci beyitte konuşan şair değil “ehâlî-i çemen”, yani bahçe halkıdır. Onların hükmü de bir benzetme değil bir teşhistir: gerçek yürüyen servi bulunmuştur. Bahçenin kendi sakinlerinin karar vermesi, sevgilinin üstünlüğünü dışarıdan gelen bir onaya bağlar.

  3. 3

    Va‘de-i vasl değil râbıta-i şevk değil

    Dil-i nâ-kâma ü halecân ancak bu

    1Bu kavuşma vaadi veya şevk bağı değildir;

    2muratsız gönülde yalnız yara ve çarpıntıdır.

    Üçüncü beyit iki beklentiyi arka arkaya reddeder: ne kavuşma vaadi ne şevk bağı. Yerlerine konan şeyler somuttur — yara ve çarpıntı. Gönlün “nâ-kâm” sayılması, muratsızlığı geçici bir hâl değil kalıcı bir sıfat hâline getirir.

  4. 4

    Dil değil tende ümîd-i çemen-i kûyun ile

    Bir giriftâr-ı kafes ancak bu

    1Bu, sevgilinin sokağındaki bahçe ümidiyle bedende duran gönül değil;

    2kafese tutulmuş çırpınan bir kuştur.

    Dördüncü beyit bedeni bir kafes yapar: göğüste duran şey gönül değil, çırpınan bir kuştur. Kuşu orada tutan da sevgilinin sokağına dair bir bahçe ümididir. “Murg-ı tapân” sözü hareketi durmayan ama hiçbir yere varmayan bir çabaya bağlar.

  5. 5

    Yine ser-levha-i mecmû‘a-i i‘câza Nedîm

    Tâze tarh-ı ancak bu

    1Ey Nedîm, mucize mecmuasının başlığına yine

    2usta dilli kalemin yeni tasarımı yalnız budur.

    Makta gazeli bir kitap sayfasına çevirir: mucizeler mecmuasının başlığı yeniden çizilmiştir. “Tâze tarh” sözü şiiri yazmak değil tasarlamak olarak adlandırır. Kalem “çîre-zebân”, yani ustaca konuşan sayıldığı için yazma işi bir söz söyleme hüneri gibi övülür.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.0e79792e-13b1-4a31-b154-3594bf9104c1:g115-pdf398. Ana açık edisyon G115'i basılı s.383/PDF 398'de 5 beyit, basılı ölçü adı, mahlaslı makta ve G141/PDF 399 sınırıyla verir. İkinci beyitte konuşan bahçe halkıdır; dördüncüde kafeste çırpınan kuş gönüldür. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirO Tıflı Gör Ne Kıyâmet Nigâr Olur Giderek
O tıflı gör ne kıyâmet nigâr olur giderek
Nedîm · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Nigeh-i gamze

Cilveli yan bakış

berk-ı cehân

Dünyanın şimşeği

hırmen-i sâmân

Varlık ve düzen harmanı

ehâlî-i çemen

Bahçe halkı

serv-i çemân

Yürüyen servi

hırâş

Yara, tırmalama

murg-ı tapân

Çırpınan kuş

kalem-i çîre-zebân

Usta ve etkili dilli kalem