DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Bâkî/Nihâl-i kâmetüñ hakkâ ‘aceb nahl-i dil-ârâdur
Gazel · 16. yüzyıl

Nihâl-i kâmetüñ hakkâ ‘aceb nahl-i dil-ârâdur

Sevgilinin boyunu gönül alan fidana, amber kokulu saçını ve gümüş görünüşünü ışıklı bir güzellik tablosuna, kıvrımlı saçını da tuğraya benzeten gazel; şiir defterinin satırlarını deniz dalgalarına dönüştürür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Nihâl-i kâmetüñ hakkâ ‘aceb nahl-i dil-ârâdur

    Egerçi kaddüñ a‘lâ kâkülüñ a‘lâdan a‘lâdur

    1Boyunun fidanı gerçekten şaşırtıcı, gönül alan bir ağaçtır;

    2boyun yücedir ama kâkülün yüceden de yücedir.

    Sevgilinin boyu gönül alan bir fidandır; kâkül ise yüce boydan bile daha yüce sayılır. Bitki imgesi bedeni canlı ve büyüyen bir güzellik olarak kurar. Kâkülün üstünlüğü, boyun dikey ölçüsünü saçın cazibesiyle aşan söz oyunudur.

  2. 2

    Çerâg-ı hüsnüñüñ nûrı fürûg-ı

    Nigâr-ı ‘anberîn-gîsû nihâl-i sîm-sîmâdur

    1Güzellik kandilinin ışığı, kâfur mumunun parlaklığıdır;

    2amber saçlı güzel, gümüş görünüşlü bir fidandır.

    Güzellik kandilinin nuru kâfur mumunun beyaz parlaklığıyla eşleşir; amber saçlı sevgili gümüş yüzlü fidandır. Koku, renk ve ışık aynı bedende toplanır. Koyu saç ile gümüş ten arasındaki karşıtlık, kandilin aydınlığını belirginleştirir.

  3. 3

    Beyâz-ı safha-i ruhsâruñ üzre zülf-i pür-çînüñ

    Misâlin görmemişdür kimse bir tugrâ-yı garrâdur

    1Yüzünün beyaz sayfası üzerindeki çok kıvrımlı saçının

    2benzerini kimse görmemiştir; o gösterişli bir tuğradır.

    Beyaz yüz bir yazı sayfası, üzerindeki kıvrımlı saç ise gösterişli tuğradır. Kimsenin benzerini görmemesi, sevgilinin yüzünü eşsiz bir hat eserine dönüştürür. Saçın çizgileri salt dağınıklık değil beyaz zemine işlenmiş otoriter imzadır.

  4. 4

    Gedâ-yı bî-ser ü pâyı semend-i nâza çignetme

    İñende hüsne magrûr olma sultânum bu dünyâdur

    1Başı ve ayağı olmayan yoksulu naz atına çiğnetme;

    2sultanım, güzelliğinle aşırı gururlanma: bu dünya geçicidir.

    Sevgili, başsız ayaksız yoksul âşığı naz atına çiğnetmemelidir. Güzelliğine fazla gururlanmaması uyarısı, dünyanın geçiciliğine dayanır. Önceki beyitlerin yoğun övgüsü burada ahlâkî sınıra çekilir; güzellik merhametsizliğe ruhsat vermez.

  5. 5

    Kenâr-ı bahr-i nazma yine dürler dizmiş ey Bâkî

    Sütûr-ı defter-i şi‘rüñ meger emvâc-ı deryâdur

    1Ey Bâkî, şiir denizinin kıyısına yine inciler dizmişsin;

    2şiir defterinin satırları sanki denizin dalgalarıdır.

    Bâkî şiir denizinin kıyısına yine inciler dizer; defterindeki satırlar deniz dalgalarına benzer. Sevgilinin yüzündeki tuğra imgesi şairin yazısına taşınır. Sözcükler inci, satırlar dalga olunca gazel kendi estetik değerini deniz zenginliğiyle ölçer.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.4543efa5-2233-4958-a504-0b76689cc339:g52-pdf285. Açık lisanslı tez ekinde G.52, basılı 267/PDF 285, 5 beyit; şiir-numarası → vezin bağlantısı PDF 65–66'daki Tablo 2'de açık. Sabahattin Küçük neşri yalnız sınır ve kısa okuma farkları için yalnızca araştırma amacıyla tanıktır. CC BY profil-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirOlmayaydum ‘âleme ‘aşkuñla rüsvâ kâşkîBâkî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

nahl-i dil-ârâ

Gönül alan ağaç

şem‘-i kâfûrî

Kâfur renkli beyaz mum

sîm-sîmâ

Gümüş görünüşlü

tugrâ-yı garrâ

Gösterişli tuğra

semend-i nâz

Naz atı

emvâc-ı deryâ

Denizin dalgaları