Nihâl-i kâmetüñ hakkâ ‘aceb nahl-i dil-ârâdur
Sevgilinin boyunu gönül alan fidana, amber kokulu saçını ve gümüş görünüşünü ışıklı bir güzellik tablosuna, kıvrımlı saçını da tuğraya benzeten gazel; şiir defterinin satırlarını deniz dalgalarına dönüştürür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nihâl-i kâmetüñ hakkâ ‘aceb nahl-i dil-ârâdur
Egerçi kaddüñ a‘lâ kâkülüñ a‘lâdan a‘lâdur
1Boyunun fidanı gerçekten şaşırtıcı, gönül alan bir ağaçtır;
2boyun yücedir ama kâkülün yüceden de yücedir.
- 2
Çerâg-ı hüsnüñüñ nûrı fürûg-ı
Nigâr-ı ‘anberîn-gîsû nihâl-i sîm-sîmâdur
1Güzellik kandilinin ışığı, kâfur mumunun parlaklığıdır;
2amber saçlı güzel, gümüş görünüşlü bir fidandır.
Güzellik kandilinin nuru kâfur mumunun beyaz parlaklığıyla eşleşir; amber saçlı sevgili gümüş yüzlü fidandır. Koku, renk ve ışık aynı bedende toplanır. Koyu saç ile gümüş ten arasındaki karşıtlık, kandilin aydınlığını belirginleştirir.
- 3
Beyâz-ı safha-i ruhsâruñ üzre zülf-i pür-çînüñ
Misâlin görmemişdür kimse bir tugrâ-yı garrâdur
1Yüzünün beyaz sayfası üzerindeki çok kıvrımlı saçının
2benzerini kimse görmemiştir; o gösterişli bir tuğradır.
Beyaz yüz bir yazı sayfası, üzerindeki kıvrımlı saç ise gösterişli tuğradır. Kimsenin benzerini görmemesi, sevgilinin yüzünü eşsiz bir hat eserine dönüştürür. Saçın çizgileri salt dağınıklık değil beyaz zemine işlenmiş otoriter imzadır.
- 4
Gedâ-yı bî-ser ü pâyı semend-i nâza çignetme
İñende hüsne magrûr olma sultânum bu dünyâdur
1Başı ve ayağı olmayan yoksulu naz atına çiğnetme;
2sultanım, güzelliğinle aşırı gururlanma: bu dünya geçicidir.
Sevgili, başsız ayaksız yoksul âşığı naz atına çiğnetmemelidir. Güzelliğine fazla gururlanmaması uyarısı, dünyanın geçiciliğine dayanır. Önceki beyitlerin yoğun övgüsü burada ahlâkî sınıra çekilir; güzellik merhametsizliğe ruhsat vermez.
- 5
Kenâr-ı bahr-i nazma yine dürler dizmiş ey Bâkî
Sütûr-ı defter-i şi‘rüñ meger emvâc-ı deryâdur
1Ey Bâkî, şiir denizinin kıyısına yine inciler dizmişsin;
2şiir defterinin satırları sanki denizin dalgalarıdır.
Bâkî şiir denizinin kıyısına yine inciler dizer; defterindeki satırlar deniz dalgalarına benzer. Sevgilinin yüzündeki tuğra imgesi şairin yazısına taşınır. Sözcükler inci, satırlar dalga olunca gazel kendi estetik değerini deniz zenginliğiyle ölçer.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.4543efa5-2233-4958-a504-0b76689cc339:g52-pdf285. Açık lisanslı tez ekinde G.52, basılı 267/PDF 285, 5 beyit; şiir-numarası → vezin bağlantısı PDF 65–66'daki Tablo 2'de açık. Sabahattin Küçük neşri yalnız sınır ve kısa okuma farkları için yalnızca araştırma amacıyla tanıktır. CC BY profil-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sevgilinin boyu gönül alan bir fidandır; kâkül ise yüce boydan bile daha yüce sayılır. Bitki imgesi bedeni canlı ve büyüyen bir güzellik olarak kurar. Kâkülün üstünlüğü, boyun dikey ölçüsünü saçın cazibesiyle aşan söz oyunudur.