Ne Oldu Bu Gönlüm
Hacı Bayram Veli dert ve gamla dolan gönlün aşk ateşinde yanarak derman bulmasını anlatır. Pervane, ayna, sevgilinin mekânı, fenafillah ve manevî yoksulluk kavramları tekrarlarla büyür; gönül sonunda sevgiliyle bayram eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Noldı bu gönlüm noldı bu gönlüm
Derd ü gam ile doldı bu gönlüm
1Ne oldu bu gönlüme, ne oldu?
2Dert ve gam ile doldu bu gönlüm.
- 2
Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm
Derdine derman buldı bu gönlüm
1Bu gönlüm yandı, durmadan yandı;
2ama derdinin çaresini de buldu.
Gönül yanışın içinden kendi derdinin devasını bulur; ateş burada yalnız acıtmayan, iyileştiren bir dönüşümdür. Derman ateşin içinden çıkar. Bu vurgu, “Yandı bu gönlüm yandı bu gönlüm” sözünde belirginleşir.
- 3
Yan ey gönül yan yan ey gönül yan
Yanmadan oldı derdine derman
1Yan ey gönül, durmadan yan;
2Yanmadan oldu derdine çare.
Gönle yinelenen ‘yan’ buyruğu ateşi tedaviye dönüştürür: aşk derdinin çaresi yanmaktan kaçmak değil, yanışı sonuna kadar yaşayarak dönüşmektir.
- 4
gibi gibi
ışkun yandı bu gönlüm
1Bir pervane gibi dönerek,
2aşkın mumunda yandı bu gönlüm.
Pervane gibi dönen gönül aşkın mumunda yanar; kuşun ışığa çekilişi, isteyerek yok oluşun hareketini verir. Işığa yöneliş geri çevrilmez. Bu vurgu, “Pervane gibi pervane gibi” sözünde belirginleşir.
- 5
Gerçi ki yandı gerçeğe yandı
Rengine ışkun cümle boyandı
1Gerçi ki yandı gerçeğe yandı.
2Her yanı aşkın rengine boyandı.
Gönül gerçeğe yanmakla kalmaz, aşkın rengine bütünüyle boyanır; ateş imgesi yerini görünüşü değiştiren renge bırakır. Renk, aşkın kalıcı izidir.
- 6
Kendüde buldı kendüde buldı
hoş buldı bu gönlüm
1Aradığını kendi içinde buldu;
2amacına erişip huzur buldu bu gönlüm.
Arzusunu kendi içinde bulan gönül, dışarıdaki sevgili arayışını içsel bir keşfe ve huzura çevirir. Maksat ile arayan aynı yerde buluşur. Bu vurgu, “Kendüde buldı kendüde buldı” sözünde belirginleşir.
- 7
Sevâd-ı a’zam sevâd-ı a’zam
Belki olubdur Arş-ı muazzam
1Büyük karaltı diye anılan manevi makam,
2belki de yüce arşa dönüşmüştür.
“Büyük karaltı” diye adlandırılan makamın yüce arş olabileceği söylenir; karanlık görünen alan en yüksek göksel yere yükseltilir. Bu vurgu, “Sevâd-ı a’zam sevâd-ı a’zam” sözünde belirginleşir.
- 8
Mesken-i cânan mesken-i cânan
Olsa aceb mi şimdi bu gönlüm
1Sevgilinin mekânı hâline gelmişse,
2Şimdi bu gönlüm böyle olsa şaşılır mı?
Gönlün sevgilinin mekânı olması şaşırtıcı bulunmaz; önceki dönüşümler, cananın oraya yerleşmesini mümkün kılmıştır. Gönül artık bir buluşma yeridir.
- 9
Seyr-i billâhdır seyr-i billâhdır
’dır Fenâfillah’dır
1Bu, Tanrı’yla birlikte yapılan manevi seyirdir;
2Tanrı’ya ayrılmış yakınlık ve O’nda yok oluştur.
Tanrı’yla seyir, özel yakınlık ve Tanrı’da yok oluş peş peşe adlandırılır; hareketin sonu benliğin silinmesidir. Üç terim aynı silinişi büyütür.
- 10
Âyinesinde âyinesinde
Gerd-i sivâyı buldı bu gönlüm
1Kendi aynasında,
2Tanrı dışındaki her şeyin tozunu gördü bu gönlüm.
Gönül kendi aynasında Tanrı dışındaki varlıkların tozunu görür; ayna, arınması gereken bulanıklığı yine kendine gösterir. Bu vurgu, “Âyinesinde âyinesinde” sözünde belirginleşir.
- 11
Elfakrü fahrî Elfakrü fahrî
Dimedi mi ol âlemler fahri
1“Yoksulluk övüncümdür” sözü,
2Âlemlerin övüncü böyle demedi mi?
“Yoksulluk övüncümdür” sözü peygambere bağlanır; maddi eksiklik, âlemlerin övüncü tarafından manevi üstünlük sayılır. Eksiklik böylece fazilete döner.
- 12
Fahrini zikrin fahrini zikrin
Mahvü buldı bu gönlüm
1Bu övüncün anılmasını,
2benliğin silinişinde ve yok oluşta buldu bu gönlüm.
Gönül bu övüncün anlamını benliğin silinişi ve yok oluşta bulur; yoksulluk öğretisi doğrudan fenaya bağlanır. Övünç benliğin yokluğunda bulunur.
- 13
BAYRAMÎ imdi Bayramî imdi
Bayram idersün yâr ile şimdi
1BAYRAMÎ şimdi Bayramî şimdi.
2Bayram edersin yâr ile şimdi.
Bayramî adı tekrarlanıp sevgiliyle bayram etme sözüne dönüşür; mahlas, kutlama eylemiyle ses benzerliği kurar. Ad, sevinç fiiline karışır. Bu vurgu, “BAYRAMÎ imdi Bayramî imdi” sözünde belirginleşir.
- 14
Hamd ü senâlar hamd ü senalar
Bayram idübdür yâr ile gönlüm
1Hamd ve övgüler, hamd ve övgüler.
2gönlüm sevgiliyle bayram etmiştir.
Hamd ve övgülerle kapanan şiirde gönül sevgiliyle bayram eder; başlangıçtaki dert doluluğu kavuşma sevincine çevrilmiştir. Bu vurgu, “Hamd ü senâlar hamd ü senalar” sözünde belirginleşir.
Metnin kaynağı
Hacı Bayram Veli mahlası gövdede görünür ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Hacı Bayram Veli, basılı No. 4, PDF 192–193; 14 birim/28 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Hiç kimse çekebilmezHacı Bayrâm-ı Velî · Dünyadan sakındıran didaktik ilahi→
“Ne oldu?” sorusu iki kez yinelenirken gönlün dert ve gamla dolduğu açıklanır; tekrar şaşkınlığı, ikinci dize sebebi bildirir. Bu vurgu, “Noldı bu gönlüm noldı bu gönlüm” sözünde belirginleşir.