Nukûş-ı Mâsiva’llâhdan Kesel Kıl Uzlet Ey Âşık
Fahrî, mâsivâ izlerinden uzaklaşıp fenâ denizine dalmayı, dünya görüntülerinden ibret almayı öğütler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-ı mâsiva’llâhdan kıl uzlet ey âşık
Mücellâ olur âyînen bulursun ey âşık
1Ey âşık, Allah'tan başka olanların nakışlarına karşı isteksizleş, uzlete çekil;
2aynan parlar ve arılık bulursun.
- 2
bahrına ol bula gör -i bâkî
Nice bu fânîye ragbet nice bir gaflet ey âşık
1Yokluk denizine dalgıç ol, kalıcı mutluluğu bulmaya çalış;
2bu geçici dünyaya daha ne kadar istek, daha ne kadar dalgınlık?
Fenâ denizine dalmak kalıcı devleti aramaktır; geçici dünyaya istek ve gaflet aynı soruyla sorgulanır. “Nice bir” diye iki kez sorulan soru cevap beklemez; sabrı tükenmiş bir sesin sitemi olarak öğüdü sertleştirir.
- 3
Bu fânîye izzete bakma hakîkat izzetin bul kim
İki âlemde şübhesiz bulasın ey âşık
1Bu geçici dünyanın saygınlığına bakma, gerçek saygınlığı bul ki
2iki dünyada kuşkusuz mutluluğa eresin.
Geçici saygınlık yerine hakiki izzet aranırsa iki dünyada devlet bulunur; dış itibar manevî değerden ayrılır. Aynı sözcük beyit içinde iki kez, iki ayrı değerde geçer: bakılmaması istenen izzet ile bulunması istenen izzet arasındaki fark yalnız sıfatındadır.
- 4
-ı âleme her kim bakup almaz ise ibret
Bu fânîde vü bâkîde bulunmaz izzet ey âşık
1Dünya görüntülerine bakıp ibret almayan kimse
2ne geçici ne kalıcı âlemde saygınlık bulur.
Dünya görüntülerinden ibret almayan kişi iki âlemde izzet bulamaz; görmek ahlaki kavrayışa çevrilmelidir. İlk beyitteki “nukûş” burada geri döner, ama bu kez kaçılacak şey değil okunacak metindir; aynı imge iki karşıt öğüde yetmektedir.
- 5
eyle dergâha saña keşf ola tâ esrâr
Nasîhat al bu Fahrîden ide gör himmet ey âşık
1Dergâha yönel ki sırlar sana açılsın;
2bu Fahrî'den öğüt al ve çaba göster ey âşık.
Dergâha yöneliş sırları açar; Fahrî'den öğüt almak ve himmet göstermek uzleti etkin yolculukla tamamlar. Şiir yalnızlık öğüdüyle açılıp bir kapıya yönelme çağrısıyla biter; uzlet böylece insanlardan değil, oyalayan görüntülerden çekilmek olarak anlaşılır.
Metnin kaynağı
Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf133-printed124-n75. Bu görüntü aralığında 75 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Nûr-ı Hakka mü’mini vâsıl iden Hû zikridirMehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel→
Mâsivâ nakışlarına karşı gevşeyip uzlete çekilen âşığın aynası parlar; yalnızlık bakış yüzeyini arıtan bilinçli uzaklaşmadır. “Kesel” sözcüğü genelde kusur sayılan gevşekliği erdem yerine kullanır; şiir isteksizliği, yönü değişmiş bir irade sayar.