O tıfl-ı nevresîdem serbülend olsun da seyreyle
Şair yeni yetişen sevgilinin yücelmesini, dudağının yakut ve dilinin şeker olmasını ister; onun güzelliğinin Yakup gibi nice kişiyi ağlatacağını, Rüstemlerin dayanamayacağı güce erişeceğini ve mecliste Ömer’in sözünü sınayacağını hayal eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
O olsun da seyreyle
Lebi lâ’lü dili nâlânı kand olsun da seyreyle
1O yeni yetişen genç sevgilim başı yüce olsun da seyret;
2dudağı yakut, inleyen dili şeker olsun da seyret.
- 2
Ne canlar ağladır Ya’kub veş
Cemâli tal’atı Yûsuf menend olsun da seyreyle
1Hüzün evlerinde nice canı Yakup gibi ağlatır;
2yüzü ve görünüşü Yusuf’a benzer olsun da seyret.
Yakup’un Yusuf ayrılığıyla ağlaması, sevgili yüzünden hüzün evlerine düşecek canların ölçüsüdür. Aynı sevgili yüz ve talat bakımından Yusuf’a benzetilir; böylece bir kişi hem kaybın sebebi Yusuf hem de ağlayanların aradığı güzellik olur.
- 3
Getürmez değme Rüstem’ler anın tâkat
Hele bulsun kemâlini levend olsun da seyreyle
1Sıradan Rüstemler onun tek vuruşuna dayanamaz;
2hele olgunluğunu bulsun, levend olsun da seyret.
Rüstem adı güç ölçüsü olarak çağrılır, fakat sevgilinin tek darbesi sıradan Rüstemleri bile aşar. Darbenin gerçek savaş eylemi mi bakışın mecazi vuruşu mu olduğu açılmaz; vurgu, kemale erdiğinde artacak karşı konulmaz kudrettedir.
- 4
Bu gün gelse gerektir meclise ol
Yine nâz ile gelsün ercemend olsun da seyreyle
1O tatlı işli şuh bugün meclise gelecek;
2yine nazla gelsin, değerli olsun da seyret.
Sevgilinin bugün meclise geleceği beklentisi şiiri uzak gelecekten yakın sahneye getirir. ‘Şîrinkâr’ tatlı iş ve tavır sahibini, ‘ercemend’ ise değerli oluşu bildirir; nazlı geliş, meclisteki bütün bakışları ona çevirecektir.
- 5
Nice söyler imiş Âşık Ömer yanında
Biraz makbûle geçsün dilpesend olsun da seyreyle
1Âşık Ömer onun yanında nasıl söz söylermiş;
2biraz kabul görsün, gönle hoş olsun da seyret.
Kapanışta sınanan yalnız sevgilinin güzelliği değil, onun yanında Âşık Ömer’in söz söyleme yeteneğidir. Güftârın makbule geçip gönle hoş gelmesi dilenir; şair, beğeni makamını sevgilinin ve meclisin hükmüne bırakır.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.174 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n174-360278E89995. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.174, PDF 186; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
‘Tıfl-ı nevresîdem’ burada akrabalık bildiren bir çocuk değil, yeni yetişen genç sevgili için kullanılan hitaptır. Serbülend olma dileği onun hem boyca yükselmesini hem itibar kazanmasını çağrıştırır; yakut dudak ile şeker dil de sevgilinin görünüşünü ve sözünü birlikte över.