O yârın dîde-i mahmûru mest olsun da seyreyle
Şair sevgilinin mahmur gözünün sarhoş edici etkisini, âşıkların evlerini yıkıp gönüllerini kırmasını ve rakiplerin alçalmasını ister; iki basılı eksikliği tamamlamaz, sonunda Ömer’in sevgiliyle konuşabilmek için mecliste bir oturma yeri bulmasını diler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
O yârın mest olsun da seyreyle
Gören bîçâreler olsun da seyreyle
1O sevgilinin mahmur gözü sarhoş olsun da seyret;
2onu gören biçareler Elest sarhoşu olsun da seyret.
- 2
Ne hâtırlar yıkup yaksa ... beyt-ı uşşâkı
Hele baksun bütperest olsun da seyreyle
1Nice gönülleri yıkıp âşıkların ... evini yaksa
2hele aynaya baksın, putperest olsun da seyret.
Sevgilinin nice gönlü yıkması ile âşıkların evini yakması aynı tahrip çizgisindedir, fakat basılı üç nokta ev tamlamasının kayıp bölümünü saklar. Aynaya bakan sevgilinin kendi suretine tutulup ‘putperest’ olması, narsisistik övgüyü dinsel mecazla büyütür.
- 3
Eğerçi yüz verüp başa çıkarmış kâkülün ammâ
Dil-i uşşâka bir dest-i ... olsun da seyreyle
1Gerçi kâkülüne yüz verip onu başa çıkarmış ama
2âşıkların gönlüne bir ... eli olsun da seyret.
Kâkülün başa çıkarılması hem saçın yüzdeki ayrıcalığını hem de fazla yüz bulup üstünlük kurmasını düşündürür. İkinci dizedeki eksik sözcük, elin gönülde ne yaptığına ilişkin fiili belirsiz bırakır; günümüz Türkçesi kesme, vurma ya da yardım etme tahmini üretmez.
- 4
Bilinsin âşıkın kadri ne mikdâr ise yanında
Rakîb-ı nâsezâlar hâke pest olsun da seyreyle
1Âşığın onun yanındaki değerinin ne kadar olduğu bilinsin;
2uygunsuz rakipler toprağa serilip alçalsın da seyret.
Sevgilinin yanında âşığın gerçek değerinin açığa çıkması istenir; ölçü dışarıdaki kalabalığa değil onun hükmüne bağlıdır. Uygunsuz rakiplerin toprağa serilip alçalması, değer karşılaştırmasını bedensel bir yükseklik ve düşüş sahnesine çevirir.
- 5
Ne tozlar koparırlar başına dildârın âşıklar
Gönüller kâsesi bir kez olsun da seyreyle
1Âşıklar sevgilinin başında ne tozlar koparır;
2gönüller kâsesi bir kez kırılsın da seyret.
Âşıkların dildarın başında toz koparması kalabalık, yarış ve kargaşayı görünür kılar. Gönül kâsesinin kırılması bu hareketin duygusal sonucudur; ‘bir kez’ sözü kırılmanın eşiğini vurgular, fakat kimin gönlünün kırıldığı tek kişiye daraltılmaz.
- 6
Ne sözler söyler imiş sevdiği dildâr ile bir dem
Ömer mecliste bir olsun da seyreyle
1Sevdiği güzel ile bir an içinde ne sözler söylermiş;
2Ömer mecliste bir oturma yeri bulsun da seyret.
Son birim sevgiliyle kurulacak konuşmayı gelecekteki meclis yerine bağlar. Ömer’in ‘cây-i nişest’ bulması yalnız oturacak fiziksel bir nokta değil, sözünün duyulacağı kabul konumudur; şiir, konuşmanın içeriğini uydurmadan bu imkânı bekler.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.175 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n175-6FF01316BE71. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.175, PDF 186; 6 iki dizelik birim/12 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: L3 “...” — Basılı gövdedeki üç noktalı eksiklik aynen korundu. L6 “...” — Basılı gövdedeki üç noktalı eksiklik aynen korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Mahmur gözün kendisi mest olurken onu görenler Elest meclisinin sarhoşlarına dönüşür. Bu sarhoşluk gerçek içkiyle sınırlı değildir; ezelî sözleşme çağrışımı, bakışın etkisini insanın varlık öncesi bağlılığına kadar genişletir.