Ol dilber-i mümtâz konuşmaz bizim ile
Şair seçkin fakat merhameti az sevgilinin kendisiyle konuşmamasından yakınır; rakibin etkisinden şüphelenir, dert ve içkiyle yere düştüğünü anlatır, sevgilinin hâlini bildiği hâlde yaklaşmadığını ve yabancılarla sırdaş olurken Ömer’e garaz taşıdığını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ol konuşmaz bizim ile
Ol merhameti az konuşmaz bizim ile
1O seçkin güzel bizimle konuşmaz;
2o merhameti az olan bizimle konuşmaz.
- 2
Bilmem acebâ fi’line uydu mu
Hiç semte yanaşmaz konuşmaz bizim ile
1Bilmem, acaba rakibin davranışına mı uydu?
2Hiçbir yana yaklaşmaz, bizimle konuşmaz.
Âşık konuşmamanın nedenini bilmez; yalnız sevgilinin rakibin fiiline uymuş olabileceğini sorar. Bu şüphe kanıtlanmış bir iş birliği değildir. Hiçbir semte yanaşmama sözü, uzaklığın konuşandan çevresindeki her yöne genişlediğini gösterir.
- 3
Derd ile olup ayaklara düştüm
Ol konuşmaz bizim ile
1Dertle şarap içen biri olup ayaklara düştüm;
2o başı yüce servi bizimle konuşmaz.
Dert ile içki birleşince konuşan kişi ayakta duramayıp ayaklar altına düşer. Buna karşılık sevgili ‘serv-i serefrâz’, yani başı dik ve yüksek servi olarak kalır; alçalan âşık ile yükselen sevgili arasındaki beden farkı toplumsal uzaklığı büyütür.
- 4
Anlar bilir yanıma gelmez
Mevlâdan utanmaz konuşmaz bizim ile
1Perişanlığımı anlar, bilir; yanıma gelmez;
2Mevlâ’dan utanmaz, bizimle konuşmaz.
Sevgilinin bilgisizliği mazeret olamaz; âşığın âşüfteliğini anlayıp bildiği hâlde yanına gelmez. Mevlâ’dan utanmamak suçlaması, bu bilinçli uzaklığı yalnız duygusal değil ahlaki bir sitem düzeyine taşır, fakat ilahi ceza sonucu eklemez.
- 5
Âşık Ömer’e göz göre bildim garazı var
Ağyâr ile konuşmaz bizim ile
1Âşık Ömer’e göz göre göre garazı olduğunu anladım;
2yabancılarla sırdaştır, bizimle konuşmaz.
Mahlaslı kapanış, garazı artık şüphe değil Ömer’in göz önünde fark ettiği tavır olarak sunar. Sevgili ağyarla hemrâz olurken âşıkla konuşmaz; sır paylaşma ile suskunluk karşıtlığı, dışarıdakilere verilen yakınlığın acısını keskinleştirir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 şiir No.172 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n172-B6B2F60BCB70. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.172, PDF 185; 5 iki dizelik birim/10 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ol ki teslîm ü rızâ oldu kazâ-yi kudreteÂşık Ömer · Şiir→
‘Mümtaz’ sevgiliyi başkalarından üstün ayırırken ‘merhameti az’ bu üstünlüğün âşığa sıcaklık getirmediğini söyler. Aynı redif iki dizede yinelenir ve sorun tek seferlik sessizlik değil, sürekli bir iletişim reddi olarak yerleşir.