Berâ-yı Kâtib-i Sebze-i Bostâniyân Nu‘mân Aga
Nu‘mân Ağa'nın bostancıların sebze kâtibi oluşu sarayda sevinç yaratır; noktalı harfli tarih Nu‘mân lalesinin açılışıyla 1147'yi verir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Olınca olup
Didiler şād ola yā Rab sarāy-ı içre
1Sebze kâtibi olunca bostancılar sevindi;
2“Ey Tanrı, dar sarayda mutlu olsun” dediler.
- 2
-ile geldi bir tārįħ-i yektāya
Açıldı gül-bāġ-ı sarāy içre
1Noktalı harflerle eşsiz bir tarih geldi:
2Nu‘mân lalesi sarayın gül bahçesinde açıldı.
Beyit önce hesabın yöntemini bildirir: tarih noktalı harflerle düşürülmüş ve ‘yektâ’, yani eşsiz sayılmıştır. Ardından gelen tarih dizesi bir görevden hiç söz etmez, bir çiçeğin açılışını anlatır. Nu‘mân adıyla aynı adı taşıyan lale sayesinde atama bir bahçe sahnesine dönüşür; önceki beyitte dar denen saray, burada gül bahçesiyle karşılanır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:tarih48-pdf1002-1003; Târihler no.48, basılı 957/gerçek PDF 1002-1003, basılı yıl 1147; ayrı numaralı tam kayıt. CC BY profile-adjacent, PDF içine gömülü değil.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Pādişāh-ı Ǿālem-ārā ĥażret-i Maĥmūd ĦānNazîr İbrahim · Tarih Manzumesi→
Atama haberi göreve gelenin değil çevresinin duygusuyla verilir: mesrur olan bostancılardır. Dua da şairin ağzından çıkmaz; ‘didiler’ sözü dileği bir topluluğa mal eder. İkinci dizenin şaşırtıcı yanı sarayın ‘teng-nây’, yani dar yer diye nitelenmesidir; mutluluk dileği geniş bir mekânda değil, sıkışıklığı açıkça söylenen bir yerde dilenmiş olur.