Parıltı
İki ruh arasından ateş gibi akan bir ırmağı aşkın kendisiyle özdeşleştiren, ilk ve son dizeyi neredeyse aynı tutarak kaçışı çevreleyen sekiz dizelik şiir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Âteş gibi bir akıyordu
Rûhumla o rûhun arasından,
Bahsetti derinden ona hâlim
Aşkın bu yarasından.
1Ateş gibi bir ırmak akıyordu
2ruhumla onun ruhu arasından;
3hâlim ona derinden söz etti
4aşkın bu iyileşmez yarasından.
- 2
Vurdukça bu nehrin ona aksi,
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan;
Baktım ona sessizce uzaktan,
Vurdukça bu aşkın ona aksi
1Bu ırmağın yansıması ona vurdukça
2o bakıştan, o dudaktan kaçtım;
3ona sessizce uzaktan baktım,
4bu aşkın yansıması ona vurdukça
Aynı dize başta ve sonda yer değiştiriyor: nehir aşka dönüşüyor. Yaklaşmanın karşılığı kaçmak olunca, parıltı sevgiliyi aydınlatmak yerine âşığı geri püskürtüyor.
Metnin kaynağı
Vikikaynak'ın 141055 numaralı kalıcı revizyonu esas alındı. Kaynaktaki HTML karakter kısaltmaları (â, î, û) şapkalı harflere çevrildi; satır sonu boşlukları temizlendi. Altıncı dizedeki "bakıştn" dizgi hatası "bakıştan" olarak düzeltildi. Vezin bilgisini kaynak sayfa veriyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Zannetme ki güldür ne de lale,Ahmet Hâşim · Şiir→
Konuşan şair değil hâli; söz yerine ateşten bir ırmak taşıyor haberi. İki ruh arasındaki bu akış onları birleştirmiyor, tam tersine yanan bir sınır çiziyor.