Pâyitaht İçinde Mislin Bulunmaz
Âşık Ömer başkentte bile benzeri bulunmayan yay kaşlı sevgiliyi kısa bir buluşmaya çağırır. Gamze oklarıyla yaralansa da canı bedendeyken seveceğini söyler; hasret yatağından kalkmak ve kavuşmayı kıyamete bırakmamak ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
içinde mislin bulunmaz
Bu yârsız olunmaz
1Başkentte senin benzerin bulunmaz;
2bu geçici dünyada sevgilisiz olunmaz.
- 2
Sencileyin efendim
Gel bir dem sürelim heman efendim
1Senin gibi yay kaşlı bir sevgiliyle
2gel, bir an hemen birlikte hoşça vakit geçirelim, efendim.
Keman kaş güzelliğin geleneksel işaretidir; çağrı bu soyut övgüyü somut buluşma isteğine çevirir. “Bir dem” fanilik karşısında elde edilebilecek kısa yakınlığı vurgular.
- 3
oklariyle bağrım delersin
Gönülünü benden almak dilersin
1Yan bakışının oklarıyla bağrımı delersin;
2gönlünü benden geri almak istersin.
Kaş yayından çıkan gamze okları bedeni deler. Sevgilinin gönlünü geri istemesi, aşkı verilmiş bir emanet gibi kurar; yara açıldıktan sonra bağın tek taraflı çözülmesi haksız görünür.
- 4
Âriflik eyleyip yüze gülersin
Kıyma ben kuluna aman efendim
1Bilgece davranıp yüzüme gülersin;
2kuluna kıyma, aman efendim.
Yüze gülmek incelik ve anlayış göstergesidir, ancak önceki ok yarası bu nezaketi kuşkulu kılar. Âşık kendisini kul diye alçaltıp gülümsemenin öldürücü sonuca dönüşmemesini ister.
- 5
can tende severim seni
Hasret yatağından gel kaldır beni
1Can bedende kaldıkça seni severim;
2gel, beni hasret yatağından kaldır.
Sevginin süresi yaşamla eşitlenir; can bedenden çıkana dek bağlılık sürecektir. Hasret yatak ve hastalık gibi düşünülür, sevgilinin gelişi de ayağa kaldıracak şifa olur.
- 6
Nice ol nâzik beli
Var ise göğsünde îmân efendim
1O nazik beli nasıl kucaklamayayım?
2Eğer göğsünde iman varsa, efendim.
Kucaklama isteği doğrudan beden yakınlığı arar. İman çağrısı sevgiliyi merhamete zorlayan tarihî retoriktir; aşk talebi dinî vicdan ölçüsüyle savunulur.
- 7
Ömer’in göğsünde sular çağlasın
Sarılalım kıyâmete kalmasın
1Ömer’in göğsünde sular çağlasın;
2sarılalım, bu iş kıyamete kalmasın.
Göğüsteki çağlayan, bastırılmış duygu ve gözyaşının taşkınlığıdır. Kavuşmanın kıyamete ertelenmemesi istenir; dünyevî anın geri dönmezliği son derece açıklaşır.
- 8
Aşkın ateşiyle
Kalksın üstümüzden duman efendim
1Aşk ateşi göğsü dağlasın;
2üstümüzdeki duman dağılsın, efendim.
Ateş göğüste kalıcı yara açarken duman görüşü ve nefesi kapatır. Sarılma isteği ateşi bütünüyle söndürmekten çok boğucu dumanı kaldıracak açıklık umar.
Metnin kaynağı
Âşık Ömer kimliği Ergun dizisi, görünür mahlas yüzeyi ve TEİS kamu otoritesiyle sınırlı olarak bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Ergun 1936, No. 81; tarama s. 146; 8 birim/16 dize. Kayıt kaynakta “Pâyitaht içinde mislin bulunmaz” ile başlar, “Kalksın üstümüzden duman efendim” ile biter; hemen ardından gelen kayıt “Geleydi hâneme o nâzenînim” dizesiyle açılır. Dizeler kaynağından korundu. Sessiz kaynak düzeltmesi yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Pek nâzik olur her gece cânâne sarılmakÂşık Ömer · Gazel/koşma; kaynak düzeni korunmuştur.→
Pâyitaht geniş güzellik çevresini temsil eder, fakat sevgilinin eşi orada bile yoktur. İkinci dize benzersizlik övgüsünü genel bir hayat hükmüne bağlar: fani dünyada insan yârsız kalamaz.