Pîçiş-girift Ebrû-yı Dirhem Çözülmedi
Sevgilinin düğümlü kaşıyla başlayan gazel; bağlılık ipini, donmuş yaşlı gözü, çözülmeyen perçemi, meclisten ayrılmayan zahidi ve gönlün gam zincirini aynı redifte toplar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
çözülmedi
Yârin dilinde çözülmedi
1Kıvrılıp düğümlenmiş kaş çözülmedi;
2sevgilinin gönlündeki belirsiz düğüm çözülmedi.
- 2
Ol nâzenîn-i ‘ukde-i târ-ı ta‘allukum
Nâz eyledikçe eyledi muhkem çözülmedi
1O nazlı güzel, bağlılık ipimin düğümüdür;
2naz ettikçe düğümü sıkılaştırdı, çözülmedi.
Bağlılık bir ip, sevgili de o ipin düğümü sayılır. Nazın etkisi burada beklenenin tersinedir: uzaklaştırmak yerine düğümü sıkılaştırır. Beyit ilgisizliğin bağı gevşetmediğini, tam tersine sağlamlaştırdığını mekanik bir imgeyle söyler.
- 3
Su sepmedikçe çeşme-i hurşîd-i ‘ârızın
çeşm-i hayret-i pür-nem çözülmedi
1Yanağın güneş pınarına su serpilmedikçe
2şaşkınlığın yaş dolu, donmuş gözü çözülmedi.
Donmuş göz ancak su serpilince çözülür; çare, derdin kendi cinsindendir. Yanak bir güneş pınarı sayıldığı için hem ısı hem su aynı yerden beklenir. Hayret burada duygusal değil fiziksel bir hâl gibi, buz tutmuş bir yüzey gibi anlatılır.
- 4
Bâğ-ı ruhunda çözdi saçların
Geçdi bahâr-ı hüsnü o perçem çözülmedi
1Yanak bahçende ince tüy sümbülü saçlarını çözdü;
2güzellik baharı geçti, o perçem çözülmedi.
Beyit tek bir yerde iki karşıt fiili çalıştırır: ayva tüyü sümbülü çözer, perçem çözülmez. Zaman da işin içine girer — güzelliğin baharı geçmiştir. Yaşlanma başlamışken hâlâ direnen o düğüm, gazelin en inatçı nesnesi olarak kalır.
- 5
Sûfî-i har resenle mi bağlandı meclise
Ayrılmadı o çözülmedi
1Eşek zahit meclise iple mi bağlandı?
2O cisimleşmiş uğursuz ayrılmadı, çözülmedi.
Alay burada açıktır: meclisten ayrılmayan sûfî için iple bağlanmış olma ihtimali sorulur. ‘Nahs-ı mücessem’, yani cisimleşmiş uğursuzluk deyişi onu kişi olmaktan çıkarıp bir nesneye indirger. Redif bu kez çözülmesi istenen bir bağı anlatır.
- 6
Pâ-yı gönül bu silsile-i gamla Râsimâ
kaldı olmadı bir dem çözülmedi
1Ey Râsim, gönlün ayağı bu gam zinciriyle
2nefessiz kaldı; bir an bile çözülmedi.
Makta düğümü zincire çevirir ve gönlün ayağına vurur. ‘Dem-beste’ ile ‘bir dem’ aynı sözcüğün iki anlamını çarpıştırır: nefesin kesilmesi ve bir anlık süre. Zincir bir an bile gevşemediği için nefes de hiç geri gelmez.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g36-pdf210-211. Ana açık edisyon G36'i basılı s.197–198/PDF 210–211'de 6 beyit, basılı ölçü satırı ve G37/PDF 211 sınırıyla verir. Beyit 4 ana “saçların” korunmuş; Y tanığındaki iyelik yazımı yalnız aparat farkıdır. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Rakîbi nev-be-nev mest eyleyüp vaslın şarâbındanEğrikapılı Mehmed Râsim · Gazel→
Redif bütün gazeli tek bir olumsuzluğa bağlar. İlk beyit iki düğümü eşitler: kaşın çatılması ile gönüldeki belirsiz düğüm. Biri yüzde görülür, öteki görünmez; ama ikisi de aynı fiilin öznesi olarak aynı direnci gösterir.