Reng-i ‘İşve Şîveñe Bir Hüsn-i Diger Virmese
Her beyti “vermese” şartıyla kurulan gazel, işve, vuslat ve güzelliğin birbirini besleyen değerlerini gölge, inci ve izin belgesi imgeleriyle tartar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Reng-i ‘işve şîveñe bir hüsn-i diger virmese
Âb-ı şîve şu‘le-i ruhsâruña fer virmese
1İşvenin rengi edana başka bir güzellik vermese,
2edanın suyu yanağının alevine parlaklık katmasa;
- 2
Telhî-i hicrânuña tâkat getürmezdi göñül
Fikr-i vasluñ lezzet-i gül-kand-ı sükker virmese
1gönül ayrılığın acısına dayanamazdı,
2vuslat düşüncen şekerli gül reçelinin tadını vermese.
İkinci beyit dayanma gücünü tada bağlar: ayrılığın acısı ancak vuslat düşüncesinin gül reçeli tatlılığıyla dengelenir. “Telhî” ile “sükker” arasındaki acı-tatlı karşıtlığı, şartı damak duyusu üzerinden somutlaştırır.
- 3
Ol behişt-i nâz olmazdı -ı hüsn
aña peygâm-ı kevser virmese
1O naz cenneti güzellikle tazelenmezdi,
2vuslatın Selsebîl'i ona Kevser'den haber vermese.
Üçüncü beyitte naz bir cennete benzetilir ve tazeliği dışarıdan gelen bir habere bağlanır: vuslatın Selsebîl'i Kevser'den haber vermezse o cennet tazelenmez. İki cennet pınarının adı aynı şart cümlesinde birbirine kefil olur.
- 4
İ‘tibâr itmez metâ‘-ı vasluñ istibdâline
Eşk-i ‘âşık eger zer virmese
1Vuslat malının değerini değiştirmeye önem vermezdi,
2âşığın gözyaşı gümüş yanağı altına çevirmese.
Dördüncü beyit vuslatı bir mal, gözyaşını da bu malın kurunu belirleyen madde sayar; âşığın yaşı gümüş yanağı altına çevirmezse takas değerini yitirir. “Sîm” ve “zer” sözcükleriyle ilişki açıkça bir değişim işlemi diline aktarılır.
- 5
Sâyesine kim ider ol ilticâ
Refte refte şâhsâr-ı kâmeti ber virmese
1O genç fidanın gölgesine kim sığınırdı,
2boyunun dalı yavaş yavaş meyve vermese?
Beşinci beyitte sevgilinin boyu genç bir fidan, gölgesi sığınılacak yerdir; ama sığınmanın karşılığı dalın zamanla meyve vermesi şartına bağlanır. “Refte refte” sözü bu beklentiyi ani bir kazanç değil, sabır isteyen bir süreç yapar.
- 6
Ayağın öpdürmege kâ’il mi olurdı meger
Bî-ser ü sâmânlar uğurına ser virmese
1Ayağını öptürmeye razı olur muydu,
2başıboş ve yurtsuzlar uğruna baş vermese?
Altıncı beyit sırayı tersine çevirir: sevgilinin ayağını öptürmeye razı olması, “bî-ser ü sâmân” kalanlar uğruna baş verilmesine bağlanır. “Ser” sözcüğü aynı beyitte hem baş hem yoksunluk sözünün parçası olarak iki kez çalışır.
- 7
Hîç mümkin mi idi pâ-bend-i zülfünden rehâ
Âhû-yı ber-müşg-i gâv-ı bahri ‘anber virmese
1Saçının bağına tutsaklıktan kurtulmak mümkün müydü,
2ceylan miski ile deniz sığırının amberi olmasa?
Yedinci beyit kurtuluşu kokuya koşar: saçın bağından kurtulmak, ceylan miski ile deniz sığırının amberi olmadan mümkün görünmez. “Pâ-bend” sözü tutsaklığı ayağa vurulmuş somut bir bağ olarak resmeder.
- 8
Müft-i nîsân-ı ‘inâyet olmaz aña
Yılda bir kerre sadef ber-müşt-i gevher virmese
1Nisan lütfunun damlası ona bedava saçılmazdı,
2sedef yılda bir kez avuç dolusu inci vermese.
Sekizinci beyit cömertliği takvime bağlar: nisan lütfunun damlası sedefe boşuna düşmez, çünkü sedef de yılda bir kez avuç dolusu inci verir. Alma ile verme arasındaki denge doğaya ait bir çevrimle örneklenir.
- 9
Bu zemînlerle ne mümkin kâm almak Kâniyâ
Kâm ruhsat-nâmesin çarh-ı sitemger virmese
1Ey Kânî, bu zeminlerle murada ermek nasıl mümkün olur;
2zalim felek muradın izin belgesini vermese?
Makta bütün şart zincirini tek bir izne devreder: murat almak, zalim feleğin vereceği “ruhsat-nâme”ye kalmıştır. Dokuz beyit boyunca sıralanan karşılıklı koşullar böylece kişinin elinde olmayan bir onaya bağlanır.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e7912dc2-9d1e-4325-af4a-c55ffa865ab5:g170-pdf306-printed298. Elbir neşrinde G170, basılı s. 298/PDF 306; 18 dize, basılı ölçü kalıbının adı ve G170 numarası-incipit-9 beyit-Kânî mahlası-sonraki numaralı başlık ile tam sınır görselden sabittir. Ana sâyesine okuması korunmuştur; aparat sâyesinde varyantını bildirir. Profildeki CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Reşk-i füzûn ile geliyor cânum ağzaKânî · Gazel→
Matla iki şartı üst üste kurar: işvenin rengi edaya başka bir güzellik, edanın suyu da yanağın alevine parlaklık vermelidir. Güzellik burada kendi başına duran bir nitelik değil, birbirini besleyen iki hareketin ürünü olarak tanımlanır.