Riyâzet zâhide devr-i bekanın cennetindendir
Dört beyitlik bir hikmet gazeli. Her beyit bir davranışı alıp sebebine bağlıyor ve sebebi her seferinde beklenmedik bir yerde bulur: çile ahiret hazzından, bozgunculuk dünya lezzetinden, coşku dışarıdan gelen rüzgârdan.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
zâhide devr-i bekanın cennetindendir
Fesâd ehl-i hevâya mâsivânm Iezzetindendir
1Zahidin çilesi, ona sonsuzluk çağının cennetinden gelir;
2hevâ ehlinin bozgunculuğu ise dünyanın lezzetindendir.
- 2
bâ'is-i fikdân-ı hüsn-i zindegânıdır
Vuhûşa usret-i tahsîl-i dâne vahşetindendir
1Birbirinden kaçmak, yaşayışın güzelliğini yok eder;
2yabani hayvanların yem bulmaktaki zorluğu da yabanlıklarındandır.
Beyit toplumsal bir hüküm veriyor ve delilini hayvanlardan getiriyor: sürüden ayrı düşen vahşi hayvan yemini güçlükle bulur. “Vahşet” hem yabanîlik hem yalnızlık demektir, beyit iki anlamı üst üste bindiriyor. Redif de sebebi sona atarak hükmü bir çıkarıma çeviriyor.
- 3
Verir zûr-ı hevâ deryâ-dilâna ruhsat-ı cünbüş
yemde zîrâ rûzgâruñ şiddetindendir
1Rüzgârın gücü, deniz gönüllülere kımıldama izni verir;
2çünkü denizdeki çalkantı rüzgârın şiddetindendir.
Beyit “hevâ” kelimesinin çift anlamıyla çalışıyor: hem rüzgâr hem heves. Deniz gönüllü insan kendiliğinden kıpırdamaz, onu harekete geçiren dışarıdan gelen bir kuvvettir. Büyük ruhun coşması da böylece kendi eseri sayılmıyor — bütün gazelde olduğu gibi sebep dışarıda aranıyor.
- 4
Revâcın bulmasa Ekrem n'ola ger -i irfân
-ı ma'rifet nakkad-ı ilmiñ nedretindendir
1Ekrem, irfan malı rağbet görmese ne çıkar;
2marifetin sürümsüz kalması, ilmin kıymetini bilenlerin azlığındandır.
Mahlas beyti bilgiyi çarşı diliyle anlatır: ‘kâla’ satılık mal, ‘kesâd’ sürümsüzlük, ‘nakkad’ ise kıymet bilen kişidir. İrfan malının rağbet görmemesi, malın değersizliğine değil onu değerlendirecek ilim ehlinin azlığına bağlanır; dışarıdan bir edebiyat piyasası tarihi eklenmez.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142853 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Baştaki “İbtidâ-yı Gazeliyyât” bölüm başlığı metne alınmadı, mahlas dizesindeki yıldızlar ve yıldızların açtığı fazla boşluk atıldı. Matlaın ikinci dizesinde iki dizgi kazası var — “mâsivânm” (mâsivânın olmalı) ve büyük I ile dizilmiş “Iezzetindendir” — ikisi de düzeltilmeden bırakıldı. Kaynaktaki nazal ñ (“rûzgâruñ”, “ilmiñ”) korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla gazelin kalıbını kuruyor: iki insan tipi, iki sebep, tek redif. Zahidin çilesi ilerideki cennetten, hevâ ehlinin bozgunculuğu şimdiki lezzetten besleniyor; yani ikisi de sonunda bir hazza bağlanıyor ve aradaki ahlâkî mesafe eriyor. Bu dizede kaynaktaki iki dizgi kazası olduğu gibi bırakıldı.