Şâh-ı Âlemsin Melâhat Bârigâhındır Senin
Sevgili güzellik ülkesinin hükümdarı ve mutluluk çadırının sahibi olarak övülür. Şair onun bakışını bağıştan üstün sayar; sonunda kırık gönlünü onarmasını ister ve kendisinin suçsuz kulu Ömer’i ateşe atmaması için yalvarır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şâh-ı âlemsin melâhat bârigâhındır senin
Sâye-i evc-i saâdet haymegâhındır senin
1Sen âlemin hükümdarısın; güzellik senin sarayındır.
2Mutluluğun doruğundaki gölge senin çadırındır.
- 2
Mukbil-i mihr-i felek zeyn-i külâhındır senin
Mâh-ı gerdun bende-i bîiştibâhındır senin
1Feleğin güneşi talihinin süsüdür.
2Gökteki ay, hiç kuşkusuz senin kulundur.
Güneşin talih süsü, ayın da sevgilinin kulu olması gök cisimlerini hiyerarşide aşağı indirir. Böylece yüzün parlaklığı doğayla karşılaştırılmaz; doğanın kendisi sevgilinin hizmetine verilerek üstünlük ilan edilir.
- 3
Sende hatmetti kemâl-i kudretini
Sûretin nakşına bir vechile olmaz
1Yok olmayan Allah, kudretinin olgunluğunu sende tamamladı.
2Yüzünün yaratılışı hakkında hiçbir söz ve tartışma olamaz.
İlahî kudretin olgunluğunu sevgilide tamamlaması, güzelliğe tartışılmaz köken sağlar. “Kîl ü kal”ın imkânsızlığı, yüzün yaratılışı karşısında eleştiri ve sözün sustuğunu anlatır.
- 4
Ey şikâr-ı dil senin bâzunda bâz-ı i’tidâl
Evcgâh-ı câh-ı rif’at cilvegâhındır senin
1Ey gönül avı, dengeli doğan kuşu senin kolundadır.
2Yüksek makamın doruğu senin gezinti yerindir.
Gönül av, sevgilinin kolundaki dengeli doğan ise bakıştır. Yüksek makamın doruğunun gezinti yeri olması, avcılıkla hükümdarlığı birleştirir; sevgili hem gönlü yakalar hem bulunduğu yeri şereflendirir.
- 5
Dâimâ devletle var ol şânın eyle nâmdâr
Hak hatâlardan emîn etsün seni ey şehsüvâr
1Devletinle hep var ol, şanını ünle duyur.
2Hak seni hatalardan korusun, ey yiğit binici.
Şair sevgilinin devlet ve şanla yaşamasını diler, ardından Allah’tan onu hatalardan korumasını ister. Övgü, kusursuzluk iddiasının yanında koruyucu bir duaya dönüşür; âşık kendine değil sevdiğine esenlik talep eder.
- 6
Fenn-i hikmetle kemend-i tab’ına olmaz karâr
Sahn-ı sahrâ-yi selâmet şâhırâhındır senin
1Hikmet sanatında yaradılışının kementi durulmaz.
2Esenlik kırlarının ana yolu senindir.
Yaradılışın kementinin durmaması sevgilinin etkisinin sürekli genişlediğini gösterir. Esenlik kırlarının ana yolu ona aitken, âşığın güvenliğe ulaşması da bu hükümran kişinin merhametine bağlanır.
- 7
Ârzû-yi şefkatin kılsa dili şeydâ nola
Kuluna irse âyâ nola
1Gönül senin şefkatini arzulayıp çılgına dönse şaşılır mı?
2Bağışın ve yardımın kuluna erişse şaşılır mı?
Şefkat arzusu gönlü çılgına çevirir; kul için beklenen bağış büyük ama imkânsız değildir. Şair “nola” tekrarlarıyla talebini küçültür, sevgilinin küçük bir himmetinin bile kendisi için olağanüstü sonuç vereceğini söyler.
- 8
Mürde ihyâ eylediyse nutkile Îsâ nola
Sen müsellemsin ki bahşiş yok nigâhındır senin
1İsa sözüyle ölüyü dirilttiyse bunda ne var?
2Sen üstünsün; çünkü bakışının kendisi bağıştır.
İsa’nın sözü ölüyü diriltir; sevgilinin bakışı ise bağışın kendisidir. Bu karşılaştırma konuşmadan bile hayat verebilen gözün gücünü büyütür ve âşığın neden yalnız bir nazara muhtaç olduğunu açıklar.
- 9
Ey melâhat mülkünün Dârâ-yi sâhib hâtemi
tarheder şevki ve şevkın mâtemi
1Ey güzellik ülkesinin mühür sahibi hükümdarı,
2kırgınlığın neşeyi, neşen de matemi uzaklaştırır.
Güzellik ülkesinin Dârâ’sı ve mühür sahibi sevgili, siyasi yetkiyle tanımlanır. Onun kırgınlığı sevinci, sevinci matemi uzaklaştırır; âşığın duygu iklimi bütünüyle hükümdarın tavrına bağlıdır.
- 10
Hâtırım yıkma ki vallâhi yıkarsın âlemi
Odlara yakma Ömer bir bîgünâhındır senin
1Gönlümü yıkma; vallahi bütün âlemi yıkarsın.
2Suçsuz kulun Ömer’i ateşlere atma.
Gönlün yıkılması bütün âlemin yıkılmasıyla eşitlenir. Ömer kendisini suçsuz kul diye sunup ateşten korunmayı ister; şiir görkemli övgüden kişisel ve savunmasız bir merhamet çağrısına iner.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.474; görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer baskısındaki 474 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla, harfi harfine korunmuştur. Kaynak sürümü: ergun1936-n474-8D545D137607.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Güzellik saray, sevgili de âlemin şahı olarak kurulur. Mutluluğun doruğundaki gölge ve çadır imgeleri onun koruyucu hükümranlığını gösterir; âşık yalnız güzel bir yüz değil, içine sığınılacak bir iktidar tasarlar.