Sakın Kesme
Üç bent, yaş ağacı çürümüş kütükten ayırarak kesmemeyi öğütler; koruluğun kuşa, çiftçiye ve köye sağladığı hayatı atadan oğula çoğaltılması gereken miras olarak sunar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey ! Sakın kesme, yaş ağaca balta vuran el unmaz.
Na, kütükler!.. Nice yıldır, hiç birine kervan gelmez, kuş konmaz;
Bunları kes, o baltanla bu çürümüş ağaçları yere ser.
Bak, sizin köy şu yemyeşil gölgesinde ne güzel!...
1Hemşerim, kesme! Yaş ağaca balta vuran el iyilik bulmaz.
2İşte kütükler! Yıllardır hiçbirine kervan uğramaz, kuş konmaz;
3Onları kes, baltanla bu çürümüş ağaçları yere indir.
4Bak, köyünüz bu yemyeşil koruluğun gölgesinde ne güzel!
- 2
Gönülleri açmadadır, yaprakların arasından esen yel.
Yazık, günah olmaz mı ki, çıplak kalsın bu yurt, şirin yer?
Hem dünyada en birinci borç değil mi her kula
Bir tohumu yapmak, fidanı da bir orman?...
1Yaprakların arasından esen yel gönülleri ferahlatıyor.
2Bu zümrüt yurdun, bu sevimli yerin çıplak kalması yazık ve günah değil mi?
3Dünyada herkesin en önemli görevi,
4Bir tohumu fidana, fidanı da ormana dönüştürmek değil mi?
Yaprak arasından esen yel gönlü açar; zümrüt yurdun çıplak kalması hem yazık hem günah sayılır. Bir tohumu fidana, fidanı ormana çevirmek herkesin ilk borcudur. Ağaçlandırma tek tek dikimden kuşaklar boyu büyüyen ortak çevre sorumluluğuna genişler.
- 3
Eğer böyle olmasaydı, ne kalırdı oğula:
«Mirasımı artır!» diye öğüt veren atadan?...
Sakın kesme, her dalından bir güzel kuş ses versin;
Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin;
Sakın kesme, şu sevimli köye kanat, kol gersin;
Sakın kesme, aziz vatan günden güne !...
1Böyle olmasaydı bir oğula ne kalırdı,
2“Mirasımı çoğalt!” diye öğüt veren atasından?
3Sakın kesme; her dalından güzel bir kuş sesi yükselsin;
4Sakın kesme; yorgun çiftçi gölgesinde dinlensin;
5Sakın kesme; bu güzel köyü kanatlarıyla korusun;
6Sakın kesme; değerli vatan gün geçtikçe gelişsin!
Atanın ‘mirasımı artır’ öğüdünden sonra dört kez yinelenen ‘sakın kesme’ sözü ağacın işlevlerini sayar: kuşa ses, çiftçiye gölge, köye kanat ve vatana canlılık. Miras tüketilecek mal değil, sonraki kuşağa çoğaltılarak bırakılacak yaşayan bir çevredir.
Metnin kaynağı
Mehmet Emin Yurdakul'un Türk Sazı taramasında 68. sayfalardaki basılı başlık ve eksiksiz şiir gövdesi, 163764 numaralı exact proofread Page revizyonlarıyla sabitlendi. Page metnindeki açık harf/OCR yanlışları, Atlas Kitabevi Üçüncü Baskı (1979) olan ve SHA-1 ile kimliklenen Commons PDF görüntüsüne araştırma amacıyla bakılarak düzeltildi; bu modern taramanın reuseStatus değeri yalnızca araştırma amacıyla olup eser metninin workRights kamu malı kararından ayrıdır. Okumalar bağımsız tanık alanında satır satır belgelendi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
— Doğurmasın...Mehmet Emin Yurdakul · Bentli şiir→
İlk bent yaş ağaca balta vuran elin iyilik bulmayacağını söyler, fakat çürümüş kütüklerin kesilmesine izin verir. Böylece koruma kör bir dokunulmazlık değildir; canlı ağacı sürdürmek ile işlevini yitirmiş gövdeyi kaldırmak arasında açık ayrım yapılır. Köyün güzelliği koruluk gölgesine bağlanır.