DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmet Emin Yurdakul/Sebep Ne Ki Doğurmasın?
Bentli şiir · 19.–20. yüzyıl

Sebep Ne Ki Doğurmasın?

Üç konuşma bölümü, çocukların aç kalacağı korkusunu ilahî rızık düşüncesiyle reddeder; kapanış kadına çoğalmayı buyurup nüfusu tarım, vergi ve konukseverlik gücü sayan dönemsel bir nüfusçu söylem kurar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    — Doğurmasın...

    — Sebep ne ki doğurmasın, bir kadın?

    Ya sen her yıl ağaçlardan yemişleri isterken.

    Bir ineğin yavrusuna hizmetçilik ederken

    Niçin senden türeyecek insanlara düşmansın?...

    1— Çocuk doğurmasın...

    2— Bir kadın neden çocuk doğurmasın?

    3Sen her yıl ağaçlardan meyve beklerken,

    4Bir ineğin yavrusuna bakıp hizmet ederken,

    5Neden kendi soyundan gelecek insanlara düşman oluyorsun?

    İlk bölüm ‘doğurmasın’ sözüne ağaçtan meyve ve inekten yavru bekleyen hayat üzerinden karşı çıkar. Kadının doğurması bu doğal üretim dizisine yerleştirilir. Bu benzetme kadının iradesini ve bedensel özerkliğini hesaba katmayan tarihsel nüfusçu bakışı yansıtır; güncel bir norm olarak onaylanmaz.

  2. 2

    — Aç kalırlar...

    — Sus, söyleme! Bu, demektir!

    Bak, her yerde bize parıldar;

    Solucanlar için bile bu toprakta var.

    Bilmez misin, diş yaratan, ekini de yeşertir?..

    1— Aç kalırlar...

    2— Sus, bunu söyleme! Bu söz düpedüz nankörlüktür!

    3Bak, Allah’ın nimetleri her yerde gözümüzün önünde;

    4Bu toprakta solucanların bile yiyeceği var.

    5Bilmez misin, dişi yaratan ekini de yeşertir?

    Çocukların aç kalacağı kaygısı ‘nankörlük’ diye susturulur; solucana bile rızık veren toprağın insanı da besleyeceği savunulur. ‘Dişi yaratan ekini yeşertir’ sözü geçim riskini ilahî güvenceye bağlar. Şiir yoksulluk ihtimalini tartışmak yerine inançla bertaraf eder.

  3. 3

    Hayır kardeş! «Doğurmasın», deme sakın, var üre!

    Çocukların, torunların sığmasınlar bu yere;

    Çıplak dağlar hep onların elleriyle şen olsun.

    en çok senin harmanların versin.

    Herkes senin ocağını gariplere göstersin;

    Konuk dolu sofralarla yüreğine zevk dolsun!...

    1Hayır kardeşim! Sakın “Doğurmasın” deme; çoğal!

    2Çocukların ve torunların bu topraklara sığmasın;

    3Çıplak dağlar onların elleriyle canlansın.

    4Devlet hazinesine en büyük vergiyi senin harmanların versin.

    5Herkes senin ocağını yolda kalmışlara göstersin;

    6Konuklarla dolu sofralar gönlüne sevinç versin!

    Son altılık açıkça çoğalmayı buyurur; çocukları dağları canlandıracak emek, harmanı vergiye ve ocağı konuğa açacak nüfus gücü sayar. Sofra ile konukseverlik sıcak bir kapanış üretse de insanı üretim ve devlet geliri aracına indirgeyen yön tarihsel mesafeyle görünür tutulur.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Mehmet Emin Yurdakul'un Türk Sazı taramasında 71. sayfalardaki basılı başlık ve eksiksiz şiir gövdesi, 163767 numaralı exact proofread Page revizyonlarıyla sabitlendi. Kaynak dizeleri sessizce düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSürücü
Gidiyorduk: Kar üstünde bir incecik çığırdan;
Mehmet Emin Yurdakul · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

nankörlük

İyiliğin değerini bilmeme

Hakk’ın

Tanrı'nın

nimetleri

Bağışları

rızık

Geçim payı

Hâzineye

Devlet hazinesine

baç

Vergi