Sanma kim Dâire-i Şeyhi Kerâmetle Döner
Gazel, derviş halkasının cömertlikle dönüşünden meyhanenin ferahlatıcı etkisine uzanır; kıskançlık ateşini ve tortu-duru şarap karşıtlığını aynı döner redifinde toplar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sanma kim kerâmetle döner
eylediği feyz-i döner
1Şeyhin derviş halkasının kerametle döndüğünü sanma;
2onu cömertlerin eli açıklıkla dağıttığı feyiz döndürür.
- 2
Oldu rûşen bana hem-sûret-i
dahi tâb-ı mahabbetle döner
1Hayal fenerinin sureti gibi şu gerçek bana aydınlandı:
2şaşkın felek bile sevginin hararetiyle döner.
Hayal feneri içindeki ısıyla dönen bir alettir; beyit bu küçük oyuncağı bütün feleğe ölçü yapar. Aydınlanmanın kendisi bile fenerin suretiyle anlatılır. Şaşkın çarhın sevgi hararetiyle dönmesi de kâinatın hareketini mekanik bir zorunluluk değil bir ısınma sayar.
- 3
Âb u hâkinde var âsâr-ı ferah mey-gedenin
Kim ki endûh ile azm etse meserretle döner
1Meyhanenin suyunda ve toprağında ferahlık izleri vardır;
2oraya kederle yönelen bile sevinçle döner.
Ferahlık meyhanenin içkisine değil suyuna ve toprağına yerleştirilir; etki içilen şeyden değil mekânın kendisinden gelir. Bu yüzden dönüşün yönü tersine çevrilebilir: kederle giden sevinçle döner. Redif burada bir yön değiştirmeyi, geri dönüşü anlatır.
- 4
Görse ağyâr ile cânâ seni hem-bezm-i şarâb
Âşıkın kalbi kebâba döner
1Ey sevgili, âşık seni rakiple içki meclisinde görse,
2kıskançlık ateşiyle kalbi kebap gibi döner.
Meyhanenin ferahlığı bu beyitte ateşe döner: aynı meclis, rakip de oradaysa dönen bir kebap sahnesine dönüşür. Kalp mecazen değil neredeyse bedensel olarak pişirilir. Ana neşrin ‘kalbi’ okuması gövdede korunmuş, Bulak nüshasındaki ‘bağrı’ farkı kaynak notunda kaydedilmiştir.
- 5
ne ise Râgıb'a hep yeksândır
Bendelikten anı zannetme döner
1Tortu da duru şarap da Râgıb için birdir;
2onun kulluktan küskünlükle yüz çevirdiğini sanma.
Makta tortu ile duru şarabı eşitleyerek ayrım gözetmemeyi bir olgunluk işareti yapar. ‘Küdûret’ hem bulanıklık hem gücenme demektir; beyit bu iki anlamı yan yana getirip ilkini kabul ederken ikincisini reddeder. Râgıb bulanığı içer, ama kulluktan yüz çevirmez.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.0e79792e-13b1-4a31-b154-3594bf9104c1:g64-pdf402. Ana tez basılı s.387/PDF 402'de tam beş beyit ile ölçü kalıbının adını verir. BSB 1837 Bulak basılı s.13/canvas54 incipitten Râgıb maktasına ve sonraki gazele kadar sınırı doğrular. Ana neşir dördüncü beyit ikinci dizede “kalbi”, Bulak nüshası “bağrı” okur. Ana AVESİS eki profil-komşu CC BY 4.0 bağlantısıyla sunulur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ne kasr-ı dilkeş-i Gülşen ne sahn-ı bâğ ararızKoca Râgıb Paşa · Gazel→
Beyit bir yanlışı düzelterek açılır: halkayı döndüren keramet değildir. Yerine konan sebep olağanüstü değil toplumsaldır — cömertlerin dağıttığı feyiz. Kutsallık böylece dervişin kendinden alınıp onu ayakta tutan eli açık desteğe verilir; redif de ilk anlamını semâ hareketinde bulur.