DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Sanma lâ'linde olan tebhâledir çeşmânıma
Gazel · 19. yüzyıl

Sanma lâ'linde olan tebhâledir çeşmânıma

Tek bir organı, gözü, bütün gazelin ölçü birimi yapar. Her beyit dünyadan bir şey alıp "gözlerime göre şudur" diye yeniden tanımlar: dudaktaki uçuk çiy tanesi, gökyüzü halkası ay ağılı olur. Redif her defasında bu öznelliği hatırlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Sanma lâ'linde olan tebhâledir çeşmânıma

    Gonce-i üzre jâledir çeşmânıma

    1Sanma ki dudağındaki şey gözlerime bir uçuktur;

    2açılmamış goncanın üstündeki çiy tanesidir gözlerime.

    Matla beyti bir düzeltme cümlesiyle açılır: gördüğün şey o değil, budur. Aynı nesne — dudaktaki kabarcık — önce hastalık belirtisi, sonra bahçe görüntüsü olarak adlandırılır. Fark nesnede değil bakan gözdedir ve redif "çeşmânıma" bunu her beyitte açıkça söyler; gazel boyunca hiçbir şey nesnel olarak tarif edilmez.

  2. 2

    Ol kadar kıldı beni nâr-ı firâk

    Eşk-i hasret âteş-i seyyâledir çeşmânıma

    1Ayrılık ateşi beni o kadar yürek yanığı kıldı ki

    2hasret gözyaşı gözlerime akan bir ateştir.

    Ateş ile su beytin iki dizesinde yer değiştirir: yakan ayrılıktır ama akan da ateş olur. "Seyyâle" akıcı demektir ve gözyaşının sıvı hâlini korurken sıcaklığını da taşımasını sağlar; ağlamak burada rahatlama değil, yangının başka bir biçimde sürmesidir.

  3. 3

    Başına çalsın gül-i hûrşîd beni

    Dâg-ı âteş-tâb-ı sînem lâledir çeşmânıma

    1Alçak felek güneş gülünü kendi başına çalsın;

    2göğsümün ateş parlatan yarası gözlerime laledir.

    Beyit iki çiçek karşılaştırır: göğün ortasındaki güneş gülü ile göğüsteki lale. Lalenin ortasındaki siyah leke ile dağlama yarası arasındaki eski benzetme burada bir reddetme gerekçesine dönüşür — âşığın kendi yarası varken göğün süsüne ihtiyacı yoktur. "Gerdûn-ı dûn", yani alçak felek, hakaret sıfatıyla anılır.

  4. 4

    Târ u pûdu rişte-i medd-i nigâh-ı intizâr

    Hâk-i pây-ı reh-güzârın kâledir çeşmânıma

    1Çözgüsü ve atkısı bekleyiş bakışının uzayan ipliği olan

    2yolunun ayak toprağı gözlerime bir kumaştır.

    Dokuma mecazı beyti baştan sona tutar: bakış iplik, bekleyiş o ipliğin uzatılması, sonuç ise bir kumaştır. Âşık yolu gözlemekle geçen zamanı somut bir üretime çevirir ve ortaya çıkan şey sevgilinin bastığı topraktır. "Târ u pûd" tezgâhın iki yönünü verir, yani bekleyişte hem dikey hem yatay bir emek vardır.

  5. 5

    Gûş-ı dil cûş u hurûş-ı eşkle oldukça bir

    âferin gûya-yı zâr u nâledirçeşmânıma

    1Gönül kulağı gözyaşının coşkusuyla bir olunca,

    2gözlerim ağlayış ve inleyişi söyleteni yaratandır.

    Beyitte duyular yer değiştirir: gönlün kulağı gözyaşının sesine karışınca ağlamayı üreten organ göz olur, yani görme ile işitme aynı yerde toplanır. Kaynak bu dizeyi küçük harfle başlatıp son iki kelimeyi bitiştirerek basmış; dizgi hatası korundu, çünkü düzeltmek metnin ölçülebilirliğini bozardı.

  6. 6

    İn'ikâs-ı mâh cân-efrûz-ı dîdârı ile

    Halka-i çarh Ekremâ bir hâledir çeşmânıma

    1Ay'ın, can tutuşturan yüzüyle yansıması yüzünden

    2ey Ekrem, feleğin halkası gözlerime bir ay ağılıdır.

    Gazel gökyüzüne çıkarak kapanır ve ölçek son kez değişir: bütün felek, ayın çevresindeki ışık halkası kadar küçülür. "Hâle" hem ay ağılı hem de bir çevreleme demektir; şair kendi bakışını merkeze koyunca kâinat o bakışın etrafında bir çember hâline gelir. Mahlas seslenme hâliyle, "Ekremâ" diye anılır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142907 numaralı sürüm esas alındı; on iki dizenin tamamı şiire aittir. Onuncu dizede kaynağın iki dizgi hatası olduğu gibi bırakıldı: dize küçük harfle başlıyor ("âferin") ve son iki kelime bitişik yazılmış ("nâledirçeşmânıma"). Aynı dizedeki "âferin" sözü, öbür beyitlerin diliyle birlikte düşünüldüğünde "yaratan" anlamındaki âferîn olmalıdır; okuma sayfasında bu yorum sadeleştirmeye yansıtıldı ama dize değiştirilmedi. Mahlastaki yıldızlar atıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirSer-te-ser Hâkan-ı Âlem Zir-i Fermândadır
Ser-te-ser hâkan-ı âlem zir-i fermândadır
Recaizade Mahmut Ekrem · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

lâ'l

kırmızı taş; sevgilinin dudağı

tebhâle

dudakta çıkan uçuk

neşküfte

açılmamış

jâle

çiy tanesi

dil-sûhte

gönlü yanmış

gerdûn-ı dûn

alçak felek

târ u pûd

dokumanın çözgüsü ve atkısı

hâle

ayın çevresindeki ışık halkası, ay ağılı