Ser-te-ser Hâkan-ı Âlem Zir-i Fermândadır
Beş beyit boyunca muhatabın kudreti büyütülüyor: dünyanın hükümdarı onun buyruğunda, kıyamet eteğinin altında, kâinatın düzeni saçının düğümünde. Medhiye diliyle açılıp sevgiliye dönen, sonunda aşkın yolunu karanlık bir ölümsüzlük kaynağı sayan bir gazel.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-ı âlem zir-i fermândadır
Sûre-i innâce 'âlnâk ol şehin şânındadır
1Baştan başa âlemin hakanı senin buyruğunun altındadır,
2Fetih sûresi o şahın şanı içindir.
- 2
Hızr olur kurban şehâdetinle aşk-ı pâkine
Cevher-i cân mevce-i şemşir-i bürrânındadır
1Senin şehadetinle Hızır bile temiz aşkına kurban olur,
2canın cevheri keskin kılıcının dalgalı hattındadır.
Şehâdet ile aşk-ı pâk yan yana konuyor: ölümsüzlüğün simgesi Hızır bile bu şehadetin kurbanı sayılıyor. İkinci dize gerekçeyi veriyor — canın cevheri keskin kılıcın dalgalanan çeliğinde. Ölmeyen adamın kurban düşmesi, beytin tersine çevirdiği mazmun.
- 3
Rûzgarın çeşm-i hâb-âlûdu olmasın
Mahşer-i âşub u mihnet zîr-i dâmâmndadır
1Zamanın uykuya bulanmış gözü uyanmasın,
2kargaşa ve sıkıntı mahşeri onun eteğinin altındadır.
"Rûzgâr" hem rüzgâr hem zaman demek; uykuya bulanmış gözünün uyanmaması isteniyor, çünkü uyanırsa eteğinin altındaki mahşer boşalacak. Kıyameti bir kumaş kıvrımında saklayan bu tasavvur gazelin kozmik ölçeğini kuruyor. Son kelime kaynakta bozuk dizilmiş.
- 4
-i hüsn-i nizâm-ı kâ'inat
Pîç-pîç-i rişte-i zülf-i perîşânındadır
1Kâinatın güzel düzenini baştan başa tutan bağ,
2senin dağınık saçının kıvrım kıvrım ipliğindedir.
Şîrâze bir kitabın yapraklarını bir arada tutan bağdır; burada kâinatın düzenini tutan bağ sayılıyor. Ama bağın kendisi sevgilinin dağınık saçının düğüm düğüm ipliğinde: nizam, perişanlığın içine yerleştiriliyor. Beyit düzenle dağınıklığı tek terkipte topluyor.
- 5
Özge zulmetgâhtır Ekrem sebîl-i aşk kim
Teşne-i câvid-i vahşet âb-ı hayvânındadır
1Ekrem, aşkın yolu başka türlü bir karanlık yerdir ki
2vahşetin ebedî susuzu senin ölümsüzlük suyundadır.
Mahlas beyti aşkın yolunu "özge zulmetgâh", yani başka türlü bir karanlık yer diye tanımlıyor. Vahşetin hiç doymayan susuzu, ölümsüzlük suyunu tam orada buluyor: karanlık aynı zamanda âb-ı hayât kaynağı. Bu dize kaynakta vezni doldurmuyor, iki hece eksik.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142855 numaralı sürüm esas alındı; şiir Nağme-i Seher'in Kafiye-i Râ bölümünün onuncu gazelidir. Sayfa başındaki "İbtidâ-yı Gazeliyyât" bölüm başlığı dize sayılmadı, mahlasın iki yanındaki yıldızlar atıldı. Kaynağın dizgi kazaları düzeltilmedi: matlaın kafiye kelimesi bir hece eksik dizilmiş ("fermândadır", gazelin öbür kafiyelerine göre "fermânındadır" olmalı), ikinci dizedeki "innâce 'âlnâk" Fetih sûresinin adı "innâ fetahnâ" okunacak yerde dağılmış, altıncı dizede "dâmâmndadır" (dâmânındadır olmalı) duruyor; sekizinci dize bir, mahlas dizesi iki hece eksik.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Şer'i makbûlünle sensin muktedâsı âleminRecaizade Mahmut Ekrem · Gazel→
Gazel bir medhiye tonuyla açılıyor: dünyanın hakanı muhatabın buyruğu altında, Fetih sûresi onun şanına inmiş. İkinci dizedeki "innâce 'âlnâk", "innâ fetahnâ" okunacak yerde harfleri dağılmış bir dizgi kazası; birinci dizede de redifin "-ındadır" hâli bir hece eksik dizilmiş.