DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Şeb-i vuslat sabâha erdi figan
Manzume · 19. yüzyıl

Şeb-i vuslat sabâha erdi figan

Sevgili uyurken sabahı bekleyen bir âşığın şarkısı. Nakarat dört kez uyandırmaya çağırıyor ama uyanmanın karşılığı buluşma değil ayrılık haberi; son gelişinde nakarattaki sıfat da değişiyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    «-i sabâha erdi figan»

    Uyan ey yâr-ı dil-nüvâzım uyan

    Geçti hasretle rûzgârım aman

    Uyan ey yâr-ı dil-nüvâzım uyan

    1Kavuşma gecesi sabaha erdi, eyvah

    2Uyan, ey gönlümü hoş tutan sevgilim, uyan

    3Ömrüm hasretle geçti, aman

    4Uyan, ey gönlümü hoş tutan sevgilim, uyan

    Şarkı alıntı bir dizeyle açılıyor — kaynak onu tırnak içine alıp dipnotla işaretlemiş — ve bütün manzume o dizenin kurduğu saate bağlanıyor: vuslat gecesi bitmiştir. Nakarat bir uyandırma, ama uyandırmanın amacı buluşmak değil ayrılığı haber vermek. “Rûzgâr” burada rüzgâr değil zaman, ömür anlamında.

  2. 2

    Subha dek zâr u oldum

    Tigı nâzınla oldum

    Yeter artık yeter helâk oldum

    1Sabaha kadar inleyip ağladım

    2Nazının kılıcıyla bağrım yarıldı

    3Yeter artık yeter, mahvoldum

    Kavuşma gecesinin içeriği burada açılıyor ve beklenenin tersi çıkıyor: sevgili uyurken âşık sabaha kadar ağlamış. Nazın kılıç sayılması klasik bir mazmun ama yaraya sebep olan şey uzaklık değil, yan yana yatan bir kayıtsızlık. Üç dize de “oldum” ile bitip şikâyeti bir bilançoya çeviriyor.

  3. 3

    -i işvede yatıp öyle

    Ne bulursun bu uykudan böyle

    uyan artık biraz da söz söyle

    1İşve yatağında öylece yatıp

    2Bu uykudan böyle ne bulursun

    3Uyan artık, biraz da söz söyle

    Sitem doğrudan uykuya yöneliyor: yatak “pister-i işve”, yani naz döşeği; uyku bir dinlenme değil bir tavır. Şairin istediği de kavuşma değil konuşma — “biraz da söz söyle”. Kaynak bu bendin son dizesine küçük harfle başlamış; dizgi olduğu gibi bırakıldı.

  4. 4

    İşte subh oldu ayrılık demidir

    Ekrem'in bu zamân-ı mâtemidir

    Sen uyursun mürüvvet öyle midir

    Uyan ey yâr-ı şîvekârım uyan

    1İşte sabah oldu, ayrılık vaktidir

    2Bu, Ekrem'in yas zamanıdır

    3Sen uyuyorsun; mertlik böyle mi olur

    4Uyan, ey işveli sevgilim, uyan

    Mahlas bendi saati ilan ediyor ve geceyi yasa çeviriyor. Son sitem bir ahlâk sorusu biçiminde geliyor: uyumak burada bir kabalık. Nakarat son gelişinde değişiyor — “dil-nüvâzım” yerine “şîvekârım”: gönlü hoş tutan sevgili, şarkı bitmeden yalnızca işveli olana dönüşüyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142820 numaralı sürüm esas alındı; Nağme-i Seher'in şarkılar bölümünden. Bölüm başlığı, tür adı ve “nakarat”/“eyzan” yönergeleri alınmadı; nakarat ikinci ve üçüncü bendde “eyzan” denip yazılmadığı için o bendlere eklenmedi. İlk dizedeki [1] dipnot işareti metne konmadı, dizeyi alıntı olarak gösteren « » işaretleri ise korundu. Son nakarat kaynakta bilerek değişik dizilmiş: “dil-nüvâzım” yerine “şîvekârım”. Üçüncü bendin üçüncü dizesi küçük harfle başlıyor (“uyan artık”) ve ikinci bendde “Tigı” şapkasız yazılmış; ikisine de dokunulmadı. Mahlası çevreleyen yıldız işaretleri atıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirŞu'le-bâr oldı göñülde hançer-i âzâr hayfRecaizade Mahmut Ekrem · Muhammes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

şeb

gece

vuslat

kavuşma

dil-nüvâz

gönül alan, gönlü hoş tutan

rûzgâr

zaman, ömür

girye-nâk

gözü yaşlı, ağlayan

sîne-çâk

bağrı yarık

pister

yatak, döşek

şîvekâr

işveli, edalı