DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ruhsatî/Ayrılık badesin tatlı mı sandın
Koşma · 19.–20. yüzyıl

Ayrılık badesin tatlı mı sandın

Muhatabı dağlar olan dört dörtlük. Şair kendi ayrılığını dağa anlatmıyor, dağı da aynı ayrılığın içine çekiyor: sen de benim gibisin, sen de ağlarsın.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ayrılık badesin tatlı mı sandın

    Ne tez tebdil olmuş çimenin dağlar

    Bu güzellik geçer sana da kalmaz

    Daha neye bağlı kemanın dağlar

    1Ayrılık şarabını tatlı mı sandın?

    2Çimenin ne çabuk değişmiş, dağlar.

    3Bu güzellik geçer, sana da kalmaz;

    4yayın daha neye bağlı, dağlar?

    Dağa sorulan bir soruyla açılıyor. Ayrılığın bade sayılması onu içilmesi zorunlu bir şeye çeviriyor. Üçüncü dize dağı da fâniliğe dâhil ediyor — kalıcı görünen şey bile kalıcı değil.

  2. 2

    Nice güzellerden alırsın bacı

    Al yeşil renklerden giyersin tacı

    Yardan ayrılması zehirden acı

    Bu yüzden gitmiyor dumanın dağlar

    1Nice güzelden vergi alırsın,

    2al yeşil renklerden taç giyersin.

    3Yârdan ayrılmak zehirden acıdır;

    4bu yüzden dumanın dağılmıyor, dağlar.

    Dağın sisi bir açıklamaya bağlanıyor: o da ayrılık çekiyor. “Bacı almak” — vergi almak — dağı bir hükümdar gibi gösteriyor; ama o hükümdar bile derdinden kurtulamıyor.

  3. 3

    Gece gündüz yalvarmıştım Süphan'a

    Birden bulamadım sunama

    Daha beni kınama

    Semaya erişmiş figanın dağlar

    1Gece gündüz Allah'a yalvarmıştım;

    2sunama bir kez olsun kavuşamadım.

    3Bundan sonra beni kınama;

    4feryadın göğe ulaşmış, dağlar.

    Dua edilmiş, karşılık gelmemiş. Üçüncü dizedeki “beni kınama” dağın da aynı hâlde olduğunu bilmekten geliyor: birbirini kınayamayacak kadar benzer iki dert.

  4. 4

    Ruhsat gibi karaları bağlarsın

    Aşkın ateşile yürek dağlarsın

    Benim ahvalime sen de ağlarsın

    Var ise zerrece imanın dağlar

    1Ruhsat gibi karalar bağlarsın,

    2aşkın ateşiyle yürek dağlarsın.

    3Benim hâlime sen de ağlarsın,

    4zerre kadar imanın varsa, dağlar.

    Mahlas dörtlüğü bir şart cümlesiyle bitiyor ve şart ağır: ağlamazsan imanın yok demektir. Şair acısını kanıtlamaya çalışmıyor, karşısındakini tanıklık etmeye çağırıyor. “Dağlamak” fiili hem yakmak hem dağ kelimesiyle ses akrabalığı kuruyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144666 numaralı sürüm esas alındı; sayfa numarası işareti metne alınmadı. Mahlas kaynakta büyük harflerle dizilmiş, burada normal yazımıyla verildi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBir vakta erdi ki bizim günümüzRuhsatî · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bade

Şarap; halk şiirinde âşıklığın içirildiği içki

tebdil olmak

Değişmek, başkalaşmak

keman

Yay; kaş

bac

Vergi, haraç

vuslat

Kavuşma

suna

Boynu uzun yaban ördeği; güzel sevgili

şimdengeru

Bundan sonra

figan

Feryat, inleme