DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Pir Sultan Abdal/Şu yalan dünyâya geldim geleli
Koşma · 16. yüzyıl

Şu yalan dünyâya geldim geleli

Dört bendin dördü de “dahi ne” redifiyle kapanır ve her seferinde tamamlanmayan bir hâli ölçer: gam gitmez, yaş dinmez, vade yetmez, kulun dediği olmaz. Şiir yakınmayla açılıp tedbir–takdir ayrımıyla teslimiyete bağlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Şu yalan dünyâya geldim geleli

    Şu gönlümün gamı gitmez

    Sevgili cânandan ayrı düşeli

    Şu çeşmimin yaşı dinmez

    1Şu yalan dünyaya geldim geleli

    2Gönlümün gamı bir türlü gitmiyor

    3Sevgili canandan ayrı düşeli

    4Gözümün yaşı bir türlü dinmiyor

    Üç dize üst üste “şu” ile açılıyor: dünya, gönül ve göz sırayla parmakla gösteriliyor, üçü de elin altında ama hiçbiri değişmiyor. “Dahi ne” redifi soru gibi durup soru değildir; bitmeyen bir hâli her bent sonunda yeniden ölçen bir kalıptır.

  2. 2

    Neylersin sen anın çırağın yakub

    Olurun olmazın kahrını çeküb

    Dört yanımız aldı engeli

    Va’desi yetesi olmaz

    1Onun çırasını yakıp da ne yapacaksın

    2Olurun olmazın kahrını çekerek

    3Dört yanımızı engelle rakip sardı

    4Vadesi dolacağı da yok bir türlü

    Çırağ yakmak Bektaşî erkânında ışık uyandırma âyinidir; burada “neylersin” ile önü kesiliyor, yani âyin bile fayda etmiyor. Üçüncü dize engel ile rakibi yan yana koyup âşığın dört yanını kapatır, dördüncüsü ecelin gecikmesinden yakınır.

  3. 3

    Gel dediğim yerde gelir isterin

    Dur dediğim yerde durur isterin

    Bir hâlimden bilir isterin

    Gönül sâhibisin bulmaz

    1Gel dediğim yerde gelmesini isterim

    2Dur dediğim yerde durmasını isterim

    3Hâlimden anlayan bir dilber isterim

    4Gönül sahibi olanı bir türlü bulmuyor

    Üç dize aynı kalıbı yineliyor: “... isterin”. İstenen şey her seferinde büyüyor — önce itaat (gel, dur), sonra anlayış (hâlimden bilir). Dördüncü dize kalıbı kırıp hükmü verir: gönül sahibi, isteyenin bulabildiği bir şey değildir.

  4. 4

    Pir Sultan Abdal der girdik bir yola

    Dost odur ki dostun yolunda ola

    Tedbîrin üstüne havâle

    Kulun kendi dediği olmaz

    1Pir Sultan Abdal der: bir yola girdik

    2Dost odur ki dostun yolunda dursun

    3Tedbirin üstüne takdir havale olur

    4Kulun kendi dediği bir türlü olmaz

    Mahlas bendi şiiri tasavvufî bir hükümle bağlıyor: tedbir kulun, takdir Hakk'ın. “Havâle” kelimesi hukukta bir borcun başkasına devrini anlatır; burada insanın kendi tasarısını üstteki hükme aktarması demektir. Redif böylece sitemden teslimiyete döner.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Pir Sultan Abdal bölümünden geliyor. Kaynakta birinci ile ikinci bendin arasındaki boş satır düşmüş; on altı dize kafiye düzenine göre dörder dizelik dört bende ayrıldı, dize metnine ve sırasına dokunulmadı. İkinci bentte kafiye “yakub / çeküb / rakib” biçiminde b ile dizilmiş, korundu. Mahlas bendinin son dizesi (“Kulun kendi dediği olmaz dahi ne”) on iki hece; şiirin öbür on beş dizesi on birer hece. Dize kaynakta tam basılmış, düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYemen ellerinden beri gelirkenPir Sultan Abdal · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

dahi ne

bir türlü, hâlâ — dize sonundaki redif

çeşm

göz

cânan

sevgili, gönül verilen

çırağ

kandil, ışık

rakib

âşıkla sevgili arasına giren gözcü

dilber

güzel, sevgili

tedbîr

insanın kendi aldığı önlem

takdir

Allah'ın önceden verdiği hüküm