Şu yalan dünyâya geldim geleli
Dört bendin dördü de “dahi ne” redifiyle kapanır ve her seferinde tamamlanmayan bir hâli ölçer: gam gitmez, yaş dinmez, vade yetmez, kulun dediği olmaz. Şiir yakınmayla açılıp tedbir–takdir ayrımıyla teslimiyete bağlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şu yalan dünyâya geldim geleli
Şu gönlümün gamı gitmez
Sevgili cânandan ayrı düşeli
Şu çeşmimin yaşı dinmez
1Şu yalan dünyaya geldim geleli
2Gönlümün gamı bir türlü gitmiyor
3Sevgili canandan ayrı düşeli
4Gözümün yaşı bir türlü dinmiyor
- 2
Neylersin sen anın çırağın yakub
Olurun olmazın kahrını çeküb
Dört yanımız aldı engeli
Va’desi yetesi olmaz
1Onun çırasını yakıp da ne yapacaksın
2Olurun olmazın kahrını çekerek
3Dört yanımızı engelle rakip sardı
4Vadesi dolacağı da yok bir türlü
Çırağ yakmak Bektaşî erkânında ışık uyandırma âyinidir; burada “neylersin” ile önü kesiliyor, yani âyin bile fayda etmiyor. Üçüncü dize engel ile rakibi yan yana koyup âşığın dört yanını kapatır, dördüncüsü ecelin gecikmesinden yakınır.
- 3
Gel dediğim yerde gelir isterin
Dur dediğim yerde durur isterin
Bir hâlimden bilir isterin
Gönül sâhibisin bulmaz
1Gel dediğim yerde gelmesini isterim
2Dur dediğim yerde durmasını isterim
3Hâlimden anlayan bir dilber isterim
4Gönül sahibi olanı bir türlü bulmuyor
Üç dize aynı kalıbı yineliyor: “... isterin”. İstenen şey her seferinde büyüyor — önce itaat (gel, dur), sonra anlayış (hâlimden bilir). Dördüncü dize kalıbı kırıp hükmü verir: gönül sahibi, isteyenin bulabildiği bir şey değildir.
- 4
Pir Sultan Abdal der girdik bir yola
Dost odur ki dostun yolunda ola
Tedbîrin üstüne havâle
Kulun kendi dediği olmaz
1Pir Sultan Abdal der: bir yola girdik
2Dost odur ki dostun yolunda dursun
3Tedbirin üstüne takdir havale olur
4Kulun kendi dediği bir türlü olmaz
Mahlas bendi şiiri tasavvufî bir hükümle bağlıyor: tedbir kulun, takdir Hakk'ın. “Havâle” kelimesi hukukta bir borcun başkasına devrini anlatır; burada insanın kendi tasarısını üstteki hükme aktarması demektir. Redif böylece sitemden teslimiyete döner.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Pir Sultan Abdal bölümünden geliyor. Kaynakta birinci ile ikinci bendin arasındaki boş satır düşmüş; on altı dize kafiye düzenine göre dörder dizelik dört bende ayrıldı, dize metnine ve sırasına dokunulmadı. İkinci bentte kafiye “yakub / çeküb / rakib” biçiminde b ile dizilmiş, korundu. Mahlas bendinin son dizesi (“Kulun kendi dediği olmaz dahi ne”) on iki hece; şiirin öbür on beş dizesi on birer hece. Dize kaynakta tam basılmış, düzeltilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Üç dize üst üste “şu” ile açılıyor: dünya, gönül ve göz sırayla parmakla gösteriliyor, üçü de elin altında ama hiçbiri değişmiyor. “Dahi ne” redifi soru gibi durup soru değildir; bitmeyen bir hâli her bent sonunda yeniden ölçen bir kalıptır.