Yemen ellerinden beri gelirken
Turnalara dört kez aynı soru sorulur ve dördünde de cevap gelmez. Soru ilerledikçe muhatap değişir: önce Ali, sonra “ol şâh” denir; Hayber, Mi'râc ve kevser sahneleri arayışı menkıbe zamanına taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yemen ellerinden beri gelirken
Turnalar Ali’yi görmediniz mi
Hava üzerinde semâ’ ederken
Turnalar Ali’yi görmediniz mi
1Yemen illerinden bu yana gelirken
2Turnalar, Ali'yi görmediniz mi
3Havada dönüp semâ ederken
4Turnalar, Ali'yi görmediniz mi
- 2
Kim buldu deryâda balık izini
Eğildim öptüm ’in gözünü
Turnalardan işittim âvâzını
Turnalar ol şâhı görmediniz mi
1Denizde balığın izini kim bulmuş
2Eğilip Kanber'in gözünü öptüm
3Sesini turnalardan işittim
4Turnalar, o şahı görmediniz mi
İlk dize imkânsızı sorar: deryada balık izi kalmaz. İkincisi buna karşılık elle tutulur bir yakınlık getirir — Ali'nin sadık kölesi Kanber'in gözünün öpülmesi. Üçüncü dize ikisini bağlar: bulunamayan izin duyulabilir karşılığı turnaların âvâzıdır.
- 3
Şâhım kalesini yıkarken
Niçe helâk oldu bakarken
Muhammed Ali Mi’râce çıkarken
Turnalar ol şâhı görmediniz mi
1Şahım Hayber kalesini yıkarken
2Nice inkârcı bakarken yok oldu
3Muhammed ile Ali Mi'râc'a çıkarken
4Turnalar, o şahı görmediniz mi
Üç dize menkıbenin üç sahnesini sıralar: Hayber kapısının sökülmesi, inkârcıların helâki ve Mi'râc yolculuğu. Öldürme ve yok olma dili tarihsel menkıbenin çatışmacı söylemidir; güncel bir gruba yöneltilen veya onaylanan bir hüküm değildir.
- 4
Pir Sultan'ım eder konub göçelim
Gelin şarabından içelim
Ali’nin uğruna serden geçelim
Turnalar ol şâhı görmediniz mi
1Pir Sultan'ım der: konalım göçelim
2Gelin, kevser şarabını içelim
3Ali'nin uğruna baştan geçelim
4Turnalar, o şahı görmediniz mi
Konup göçmek hem konar-göçer hayatı hem turnaların mevsimlik yolculuğunu karşılar; şair kendini kuşların safına katar. “Serden geçmek” tarihsel tasavvuf şiirindeki kendini feda etme mübalağasıdır; gerçek bir ölüm çağrısı olarak okunmaz.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144585 numaralı sürüm esas alındı; metin Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” antolojisinin Pir Sultan Abdal bölümünden geliyor. Dört bendin sınırları kaynakta boş satırla düzgün gösterilmiş. Kesme işareti kaynakta tutarsız dizilmiş — “Ali’yi” eğri, “Pir Sultan'ım” düz kesmeyle basılmış; ikisi de olduğu gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Turna, Alevî-Bektaşî şiirinde Ali'nin sesini taşıdığına inanılan kuştur; göç yolu aynı zamanda haber yoludur. Yemen bu yüzden rastgele seçilmiş bir uzaklık değildir. Kuşların havadaki dönüşünün “semâ” diye adlandırılması, göçü bir âyine çevirir.