Târîḫ-i Vezâret (T58)
Halil Paşa’nın vezirliğini tarihleyen sekiz beyit, sadakat ve hizmeti saray düzeninin ölçüsü sayar; son bölüm noktalı tarih tekniğini Merkür’ün kalemiyle birleştirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şehen-şâh-ı cihân u mefḫar-i şâhân u
Semiyy-i faḫr-i ‘âlem Ḥażret-i Sulṭân Ḫân Maḥmûd
1Dünyanın hükümdarı, hükümdarların övüncü ve Tanrı'nın gölgesi,
2âlemin övüncünün adaşı Sultan Mahmud Han,
- 2
Ḫazîne ketḫüdâsına vezâretle ḳılup ikrâm
Ḫulûṣ-kârân-ı dîrîne du‘âyı eylesün memdûd
1hazine kethüdasını vezirlikle onurlandırdı;
2eski ve içten hizmetkârlar övgüye değer duayı uzatsın.
Hükümdar hazine kethüdasını vezirlikle onurlandırır ve eski, içten hizmetkârların övgüye değer duayı uzatması istenir. Atama, saray hizmetindeki sürekliliğin ödülü gibi sunulur.
- 3
Vezîr ibn-i vezîr ü ya‘ni Ḫalîl Paşa
Ki her vechiyle elyâḳ ẕâtına ikrâm-ı nâ-ma‘dûd
1Vezir oğlu vezir, ihsan sahibi Halil Paşa’ya
2her bakımdan kişiliğine yaraşır sayısız ikram verildi.
Vezir oğlu vezir ve ihsan sahibi Halil Paşa'nın kişiliğine her bakımdan yaraşan sayısız ikram aldığı söylenir. Soy, makam ve cömertlik aynı liyakat zincirinde birleştirilir.
- 4
ḫayr-endîşedir emr-i hümâyûnda
Ki fevḳa’l-ḥad iderdi ṣarf-ı himmet sa‘y-i ṣıdḳ-âlûd
1O, padişah buyruğunda sadakati meslek edinmiş, iyilik düşünen biridir;
2doğruluk dolu çalışmasına ölçüsüz gayret harcardı.
Halil Paşa padişah buyruğunda sadakati meslek edinmiş, iyilik düşünen kişi olarak övülür. Doğruluk dolu çalışmasına sınırın üstünde gayret harcaması, vezirliğin hizmet gerekçesidir.
- 5
Şehen-şâh-ı cihânıñ ḳalbini dâim teveccühden
Bu ẕâtı ḫidmetinde itmesün Allâh nâ-mevcûd
1Tanrı, dünya hükümdarının gönlündeki sürekli teveccühü
2bu kişinin hizmetinden eksik etmesin.
Allah'tan hükümdarın gönlündeki sürekli teveccühü Halil Paşa'nın hizmetinden eksik etmemesi istenir. Yön hükümdardan vezire doğrudur: dilenen şey yeni bir görev değil, önceden kazanılmış yakınlığın kesintisiz sürmesidir.
- 6
‘Adâvet-kâr u bed-efkâra furṣat virmesün Mevlâ
Ḫıyânet ḳaṣd iden mel‘ûnuñ itsün bâbını mesdûd
1Tanrı düşmanlık eden ve kötü düşünenlere fırsat vermesin;
2ihanet amaçlayan lanetlinin kapısını kapatsın.
Düşmanlık ve kötü düşünce taşıyanlara fırsat verilmemesi, ihanet amaçlayanın kapısının kapatılması dilenir. Lanetleme dili tarihsel sadakat siyasetinin sert sınırıdır.
- 7
Gelürse sâdece târîḫ-ile ma‘ẕûrdur Râsim
Velî vaż‘-ı noḳṭa eylerse olur merdûd
1Râsim’in yalnızca tarih söylemesi mazur görülebilir;
2fakat ilgisiz yere nokta koyarsa reddedilir.
Râsim yalnız tarih söylerse mazur görüleceğini, fakat ilgisiz yere nokta koyarsa reddedileceğini belirtir. Beyit noktalı harflerle tarih düşürmenin teknik kuralını öz savunmaya dönüştürür.
- 8
Yazup heft-çarḫa eyledi tebşîr
Ḫalîl Paşaya virdiler vezâret ḳıldılar mes‘ûd
1Merkür’ün kalemi yazıp yedi feleğe müjdeledi:
2Halil Paşa’ya vezirlik verdiler, onu mutlu ettiler.
Merkür'ün kalemi haberi yedi feleğe yazar: Halil Paşa'ya vezirlik verilmiş ve mutlu edilmiştir. Son beyit göksel yazı imgesini atamanın kronogram ilanıyla tamamlar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:t58-pdf164. Ana açık edisyon T58'i basılı s.151/PDF 164'de tam gövde, kendi basılı ölçü kalıbının adı ve sonraki kayıt sınırıyla verir. İ tanığındaki kısa mefḫar-i/mefḫ farkı açıklanmış; ana sekiz beyit ve 1165 tarihi korunmuştur. AVESIS CC BY kaydı profil ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Âh Emînim benim ciger-pâremEğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih→
Sultan Mahmud dünya hükümdarı, hükümdarların övüncü ve şiirin tarihsel ifadesiyle “Tanrı'nın gölgesi” diye anılır. Son unvan dönemin saray teolojisidir, hükümdara gerçek ilahî nitelik vermez.