Seher oldu ey nigarım
Seher vaktinde söylenmiş dört dörtlük bir ayrılık nefesi. Ayıran güç olarak feleği ve araya girenleri gösterir; sonunda kavuşmayı değil yalnızca didarı, yüzün görülmesini ister.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Seher oldu ey nigarım
Belki gidem diyarından
zulmedip ayırdı
Beni gül yüzlü yarimden
1Seher oldu ey güzelim
2Belki senin diyarından giderim
3Felek zulmederek ayırdı
4Beni gül yüzlü yârimden
- 2
Ölen bilir kalan bilir
Teni olan bilir
Muhabbet kokusu gelir
Yel estikçe damarında
1Ölen bilir, kalan bilir
2Teni toprak olan bilir
3Sevgi kokusu gelir
4Rüzgâr estikçe damarında
Bilgi burada yaşayanlarla ölülere birden verilir ve “teni turap olan” tabiri toprağa karışmış olanı da tanık sayar. Son iki dize muhabbeti duyulur kılar: koku ve rüzgâr, mezarla dirinin arasında kalan tek iletişim yolu olarak kurulmuştur.
- 3
Senin elin bana ermez
Benim gözüm seni görmez
Murailer kain olmaz
Ayırır yari yarinden
1Senin elin bana erişmez
2Benim gözüm seni görmez
3İkiyüzlüler var olmaz
4Ayırır yâri yârinden
Bent üç olumsuzlukla kurulur: el ermez, göz görmez, mürâîler durmaz. Üçüncü dizedeki “kain” bu nüshada okunaklı değil — “kâin” (var olan) da okunabilir, “kâni” (kanaat eden) de; dördüncü dize ikinci okumayı destekler ama metin olduğu gibi bırakıldı ve çeviri düz anlamda tutuldu.
- 4
Seyit Nesiminin ahı
Gidenler gelmez bir dahi
Medet ey hubların şahı
Mahrum koyma didarından
1Seyyid Nesîmî'nin âhı
2Gidenler bir daha gelmez
3Medet, ey güzellerin şahı
4Beni didarından mahrum koyma
Mahlas bendi âhı öne alır ve gidenin dönmeyeceğini baştan kabul eder; şiir bu kabulden sonra dilek kipine geçer. İstenen artık kavuşma değil, yalnızca didar — yüzün görülmesi. “Hubların şahı” hitabı sevgiliyi güzeller arasında bir mertebeye oturtur, dua da o mertebeye yapılır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141913 numaralı sürüm esas alındı; başlık metne alınmadı, dört dörtlük kaynakta boş satırla ayrılmış. On altı dizenin hepsi sekiz hecedir. Mahlas kaynakta “Seyit Nesiminin” biçiminde dizilmiş, düzeltilmedi; üçüncü bentteki “kain” sözcüğü de okunaklı değil (“kâin” ya da “kâni” okunabilir) ve olduğu gibi bırakıldı. Hece ölçüsüyle yazılmış bu deyiş repertuvarı cönklerde Seyyid Nesîmî ile Kul Nesîmî arasında gidip gelir; kaynağın atfı esas alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazamSeyyid Nesîmî · Gazel→
Nefes vedanın saatini söyleyerek başlar: seher hem ayrılık hem yola çıkış vaktidir. İlk iki dize gidişi bir ihtimal gibi kurar (“belki gidem”), üçüncü dize ise onu tamamlanmış bir zulme bağlar. Böylece gidenin isteğiyle feleğin hükmü aynı dörtlükte üst üste biner.